Reklamı Geç
arslanoğlu 800x600
Sonay İnşaat
Yükseliş Koleji
arslanoğlu
Halep Tur
Serdar Kayhan

Serdar Kayhan

Mail: [email protected]

Ovalı

ADLİ TATİL ZARURET MİDİR İSRAF MI?

Tarkan

ADLİ TATİL ZARURET MİDİR İSRAF MI?


Her yılın 40-45 günü adaleti tatile ayırmak akla, mantığa, verimlilik esasına ve adaletin ruhuna uygun değildir. Ancak idarecilerin kendilerince anlattığı bir takım nedenleri dinlediğinizde adli tatilin sanki olmazsa olmaz bir zaruretmiş gibi olduğu algısına kapılıyorsunuz ki durum öyle değil.


Bir örnek verelim:

Köyünüzde su sıkıntısı varsa bunu nasıl çözersiniz?

Köyün yetersiz olan su sorununu iki türlü çözebelirsiniz


1-Köylüden suyu iktisatlı kullanmasını isteyerek

2- Köye yeni su kaynakları bularak


Şimdiye kadar yönetcilerin bizlere sunduğu formül, suyu iktisatlı kullanalım formülüdür. Şimdi size anlatacağın sistem ise yeni bir su kaynağı ele ediyor ve köylünün su ihtiyacını mutlak surette çözmüş oluyor.


Önce mutlak kuralı koyalım.. Teknolojinin bu kadar geliştiği ,adalet kavramlarının kompleks bir hal aldığı bu dönemde adli tatil kullanmak hem yargı sistemi, hem millet, hem de adalet bekleyen insanlar için bir kayıptır.


Kural: Adli tatil mutlak surette kaldırılmalıdır.


Önce adli tatil neden kaldırılmalıdır konusunun üzerine değineceğiz sonra adli tatil nasıl kaldırılmalı ve en sonunda da adli tatili savunanların iddialarını çürüteceğiz.


ADLİ TATİL NEDEN KALDIRILMALIDIR?


Adli tatil ne demek önce onun tanımını yapalım. Adli tatil demek hakimlerin toplu izin kullanımı demek. Yani her hakimin yılda 30 günlük yıllık izni vardır. Sistem diyor ki hakimler izinlerini rast gele kullanırsa mahkemelerde kaos olur. Örneğin bir adliyede 20 hakim var hakimlerin 15 i bir anda izin kullanırsa kalan 5 hakim o 20 hakimin işlerini yetiştiremez..


Ve sistem diyor ki hakimlerin % 80-90 ının bu dönemde izne ayıralım yıl içinde izin kullanmasınlar ve kargaşa olmasın. Bunun yanına bir 10 gün daha ilave yapmışlar ve 40 gün olarak bu süreyi cazip bir süre olarak belirlemişler: Yani hakimler bu sürede ortak tatil yapıyorlar.


Adli tatil dışında hakim izin kullandığında mahkemeye geçici başka bir hakim atandığı için hem o mahkemenin işleri yürümüyor hem de hakimin kendi işleri ağırlaşıyor. Bu nedenle hakimler yılılk izinlerini topluca kullanılsın deniyor.


Bir hakimin izne çıktığı dönem o mahkeme için adeta kabus olmaktadır. İzne çıkan hakimin iş yükü azalmadığı gibi izin dolayısı ile yetkilendirilen hakim de işlerin yürütülmesinde verimli olamamaktadır.

Mevcut uygulamada temmuz ayı da verimsiz geçmektedir zira hakimlerden adli tatile ayrılmayanlar , yıllık izinlerini büyük oranda temmuz ayında kullanmaktadırlar . Bu dönemde yine o mahkemede kaos olmaktadır zira buraya başka hakim görevlendirildiği için işler ağırlaşmaktadır.


Burada uzerinde durulması gereken husus şudur. Bir mahkeme bir hakime endekslenemez. Bu ülkede bir okul bile tek bir müdüre endekslenmiyor, bir kaç tane müdür yardımcısı var. Bir müftülük tek bir müftüye, bir hastane tek bir başhekim, bir valilik tek bir valiye endeksenmiyorsa neden bir mahkeme tek bir hakime endeksleniyor bunu anlamak mümkün değil.


Bu hakim hasta olursa, bu hakim izinli olursa yerine kim bakacaktır. İşte hakim yardımcısı o mahkemenin asıl elemanı olduğu için davaları bildiği, işleyişi bildiği ve tecrübe kazandığı için hakimin yokluğunda o kararları vermekte zorlanmayacaktır. Tam aksine hakimin olmadığı dönem onun için ayrı bir tecrübe dönemi olacaktır. Şöförlüğü yeni öğrenen birinin arabaya tek başına binmesi gibi.


Hiçbir zaman başka bir mahkemenin hakimi asıl hakimin yaptığı işin onda birini dahi yapmaz. Bu durum tecrübelerle sabittir. Bu ülkede mahkemeler zaman zaman batmaktadır. Örneğin bir bayan hakim doğum yaptığında o mahkemenin batmaması mümkün değildir. Bir mahkemede 6 ay hakim olmadığında o mahkemenin iş yükü ikiye katlanmaktadır sonra gelen hakim onu temizlemeye çalışmaktadır. Bu kısır döngü yıllardan beri sürer. Oysaki hiçbir mahkeme batmasın, hiçbir hakim kendi işinden başka bir işe zorlanmasın adaletin işleri tıkır tıkır yürür.


Adli tatilin yapılmasının ikinci bir ayağı ise avukatlar. Avukatlar diyor ki bizde tatil yapmak istiyoruz bu nedenle 40 gün duruşma ve karar olmasın ki bizde tatil yapalım.


Peki adli tatil olunca neler oluyor bir bakalım.


1- Adliyelerdeki katip, mübaşir ve diğer personel atıl duruma düşüyor çünkü onların yıllık izinleri 20 gün sadece 10 yılı aşan memurları için 30 gün. Bu süre içinde çalışacak personel atıl duruma düşüyüyor çünkü hakim yok. Hakim olsa bile karar veremiyor. Çünkü bir adliyede adli tatil döneminde yapılacak işler için personelin 10 da biri kalsa yeterli oluyor. 10 da 9 u boş ve atıl olarak zaman kaybediyor.


Biraz daha somutlaştıralım. Bir mahkemede 4 katip bir müdür ve mübaşir olsun .Siz bir hakimi izne gönderdiğinizde 6 personel atıl duruma düşüyor. Bu adamlar maaş alıyor ancak karar verilmedğıi için mahkeme % 5 kapasite ile çalışıyor.. Daha sonra adlil tatli bitince işleri yetiştireceğiz diye yoğun çalışıyorlar bu da hata yapılmasına neden oluyor ve personele bıkkınlık oluşturuyor.


Bunun yanında diyelim ki bir adliyede 100 hakim savcı var ve 50 tanesi adli tatil kullanmadı. Yani adli tatil boyunca adliyede boş oturuyor. Çünkü karar veremez kanuni engel var. Şöyle somutlaştıralım. Bir ceza davası var sanık yakalama kararı ile aranıyor. Dosyada tüm deliller tamam sadece yakalama kararı bekleniyor. Sanık adli tatil içinde yakalandı savunması alındı. Sanık dese ki hakim bey benim kararımı verin ben suçsuzum hiç delil yok. Hakim sanık için beraat kararı düşünse bile karar veremiyor. Çünkü kanun diyor ki adli tatil içinde ancak acele ve tutuklu işler görülebilir yani sadece tutuklama, tahliye adli kontrol, tedbir vs.


Bu demektir ki bir mahkemede hakim adli tatile ayrılmamış olsun nöbet işlerini hariç tutarsak o mahkemedeki bir hakim ve 6 personel 40 günü israf etmiş olarak geçiriyorlar. Oyaki birazdan ayrıntılarını anlatacağımız sistemde adil tatil kaldırıldığında hem vatandaşın davası gecikmemiş olacak, hem işler zamanında yürüycek hem davlar birikmediği için mahkemeler hiçbir zaman tıkanmayacak.. Bunun yanında hakimin raporlu olmasmı durumunda dahi işler birikmeyecek.


Adil tatilde acıl olmayan davalar görülmediğı için hem devlet hem şirketler hem taraflar büyük kayıplara uğramaktadır. Hangi davalar acil, hangilerini acil olmadığı ayrı bir tartışma konusu.


Şöyle düşünün 1 milyon TL alacağınız var. ve adli tatil araya girdiği için bu alcağı zamanında alamadınız ve işleriniz krize girdi. Bunun nasıl telafi iedceksiniz. Bu kadar alacağınızı 40 gün erkenden almak istemez misiniz. Bir de adli tatilde davaya bakan hakimler bazen işin uzmanı olmayabiliyorlar. Küçük yerlede ceza hakimi hukuk mahkemesine hukuk hakimi ceza mahkemesine bakabiliyor. Bu da hatalı kararlar çıkmasına neden olabiliyor.


Bu ve buna benzer onlarca neden sayabiliriz adli tatilin kaldırılmaması için peki adli tatil nasıl kaldırılır şimdi onu inceleyelim.


Adli tatil öyle pat diye kaldırdım demekle olmaz. Zira geçmiş yıllarda bu nedenle kaldırılan adli tatil yeniden konmak zorunda kaldı . Oysaki birazdan anlactaceamıaz sistem dahilinde kaldırılmış olsaydı ülke çok büyük kazançlar elde etmiş olacaktı.


ADLİ TATİL NASIL KALDIRILMALI


Hakimlerin 30 günlük yıllık izinleri vardır ve bu sistemde hakim izninin isteidği tarihte kullanma özgürlüğüne sahip olacaktır. Şöyle ki adli tatilin kaldırılması için ilk yapılması gereken ve hayata geçirilmesi gereken uygulama hakim yardımcılığı müessesi. Zira hakim yardımcılığı hem stajyer hakimlerin daha verimli yetişmelerini, hem mahkememin işlerine katkı sağlamalarını, hem mahkeme hakiminin izinli ve raporlu olduğu dönemlerde mahkemenin işlerinin aksamadan yürümesine yardımcı olur. Burada hakim yardımcılığı sistemini biraz anlatmak zorundayız .Hakim yardımcılığı müessesesi nedir ve nasıl olmalıdır.


Hakimlik sınavını kazanan her hakim adayı bir hakimin yanında hakim yardımcısı olarak göreve başlar ve bu süre 3 yıl devam eder. Bu sürenin 6 aylık akademi dışında süre ki yaklaşık 2.5 yıllık süresinde hakimin yanında görev yapar. Bu hakim yardımcısının yetkisini tamamen yanında çalıştığı hakim belirler. Yani yardımcıya basit işleri verebileceği gibi ağır işleri de verebilir. Bir mahkeme bir veya birden fazla hakim yardımcısı olabilir.


Bir hakim ilk günden itibaren hakim yardımcısına he türlü karara imza atma yetkisi verebileceği gibi bır yıl sonra da verebilir. Ancak o hakim yardımcısının yanlış kararlarından öncelikle asıl hakim sorumlu olacaktır. Bir nevi usta çırak ilişkisi gibi.


Hakim, yardımcısının yetişmesine birikimine ve liyakatine göre görev bölüşümü yapması işin en uygun tarafı olacaktır. Örneğin asliye ceza hakiminin yanında yeni bir hakim yardımcısı göreve başlasın. Hakim. Önce basit davalar yani bunlar genelilkle para cezalarnı gerektiren davalar . Karı koca kavgaları, hakaret, basit tehdit, ,kişileri rahatsız etme vs.bu davalar hakim yardımcısına tevzi eder ve onun bakmasını ister.


Ancak hakim yardımcısının ilk birinci yıl vermiş olduğu tüm kararlar hakimin onayı ile yürürlüğe girer. Birinci yılın sonunda itibaren verdiğıi kararlar artık hakim onayına gerek kalmaksızın yürürlüğü girer. Hakim bu süre içinde yardımcısını denetler yetiştirir ve iyi bir hakim olması için çaba sarf eder. Bir yılı doldurmuş bir hakim yardımcısı artık asıl hakim gibi yetkilere haizdir. Bu nedenle asil hakim yıllık izne ayrılsa bile artık işler aksamayacak ve davalar ara vermeden bitirilecektir. Bu nedenle hakim yardımcıılğı müesesi olduğu döneme adli tatile gerek duyulmayacaktır.


Normal olan şu hiçbir mahkemenin yardımcısız kalmaması. Yani bir mahekemede en az bir veya iki tane yardımcı olması. Zira süre 3 yıl olduğu için mahkemeler yardımcısız kalmayacaklar. Türkiyede ortamala 5000 mahkeme varsa 3 yılda alınan hakim savcı sayısı da 5000 binin üzerinde olmaktadır.


Şayet yardımcı hakim iyi yetişmemisse hakim onun süresini 1 yıl daha uzatma yetkisine sahip olacaktır . Bu süre içinde gerek mesleki gelişim gerek karakter o yardımcının hakimlık yapamacağı kanaati oluşursa hakim olumsuz bir rapor hazırlayacaktır bu kez yardımcı bir başka hakimin yanına gönderilecektir. o hakim de olumsuz rapor verirse bu insan artık hakim olamayacak. Ya ömür boyu hakim yardımcsı yahut başka bir kuruma ataması yapılacaktır.


Bir milyonluk bir il düşünün .20 tane aslie ceza mahkemesi olsun. Hakim yardımclığı müessesi ilk kurulduğu yıllarda 3 mahkemeden bir tanesinde hakim yardımcısı olsun.


Bu sistem Avukatların izin kullanılmasına engel olmayacaktır avukatlar mazeret dilekçesi sunabildikleri gibi başka bir avukat yetkilendirme yapabilmektedirler. Zaten avukatlar izin tarihlerinin önceden belirledikleri için hakimden rica edip o tarihte duruşma koymayacaklardır.


Tüm bu gerekçeler ışığında adili tatilin kaldırılması öncelikle ülke için büyük bir ısrafın önüne geçecektir. Adliyeler adli tatilde olsa bile aynı klima, elektrik, güvenlik vs. aynı emek ve masraf harcanmaktadır. Madem ki bu masraflardan kaçamıyorsak o vakit adliyeleri tam kapasite ile neden çalıştırmalayalım. Kalem personelinin atıl durumda kalması önlenecek ve tarafların daha az mağduriyet yaşanması sağlanacak. Hakimlerin daha iyi yetişmesi temin edilecek hakimler izinlerini daha özgürce kullanacak ve adalet daha fazla güven vercektir.

Serdar Kayhan

 

Hatay İnternet TV Youtube Kanalı

Hatay İnterne TV Facebook Sayfası

Kapan Mobilya

Yorum Yazın

Esmergil
İstanbul Oto Gaz
Yükseliş Koleji