Reklamı Geç
arslanoğlu 800x600
Yükseliş Koleji
Yükseliş Koleji
Yılmaz Tuhafiye
Mehmet TAZEOĞLU

Mehmet TAZEOĞLU

Mail: [email protected]

AK PARTİ NE YAPTI? NEYİ YAPAMADI?

AK PARTİ NE YAPTI? NEYİ YAPAMADI?

“Her Cemal ve Kemal sahibi kendi Cemal ve Kemalini görmek ve göstermek ister” diye bir darb-ı mesel (Hikmetli söz) vardır. Ressamın sanatını göstermek için sergi açması, mimarın eserlerini tanıtmak için katalog hazırlaması, terzinin veya tasarımcının ürettiği modelleri manken üzerinde hatta defilelerde sergilemesi gibi; HÜKÜMET olmuş bir siyasi iradenin de İCRAATLARINI halka sunması ve tanıtması için kendine mecralar araması da gerekli ve önemlidir.
On Yedi yılı aşkın bir süredir iktidarda bulunan AK PARTİ, çok önemli icraatlara imza atmanın yanısıra; Türkiye’de ve dünyada EZBER BOZAN yeniliklere de öncülük etti. Özellikle SAĞLIK, ULAŞIM, SAVUNMA SANAYİ, ENERJİ hatta DIŞ POLİTİKADA oyun kurma alanlarında dosta düşmana adeta parmak ısırtan dev hamleler yaptı. Buraya kadar tamam; esas mesele bunu halka anlatabiliyor mu? Nasıl anlatıyor?
Bir iktidarın icraatlarını anlatmasının en tabii yolu ESKİ İLE KIYASLAMAKTIR elbet. İktidar süresi uzun olunca, Türkiye’nin eski durumunu anlatmak da bir hayli zor olmaktadır. Tıpkı İstanbul’a gelip denizi gören bir Erzurumlunun köyüne gittiğinde; denizin büyüklüğünü ancak emmisinin buğday kaynattığı büyük kazanla kıyaslayıp, “Bu deniz dedikleri, ben diyeyim emmimlerin kazanından Yüz Bin kazan su, sen deyiver Bir Milyon kazan su ile doludur, işte öle gardaş!” diye tarif etmesi gibi zordur bilhassa GENÇLERE eski Türkiye’yi tarif etmek. Bu günün gençlerine eskiden okullar açıldığında bütün velilerin ilk ay harıl harıl ders kitabı aradığını, hastane kuyruklarına sabah ezanı vakti girildiğini, hastanede parası çıkışmayanın senet yapıp çıkabildiğini, bebeklerin rehin alındığını, okullara öğrencilerin yakacak odunla gittiklerini, su ve tüp kuyruklarını, şehirlerarası seyahatlerde şimdi Beş saatlik yolların eskiden On-On Beş saat sürdüğünü vs vs nasıl anlatacaksınız? 
Dün Türkiye’nin Yerli Otomobilinin tanıtımını cebindeki son model telefonuyla canlı olarak izleyen bir gence, bu ülkede bir zamanlar fabrika çıkışı sağ ayna olmadan Tofaş ve Renault araç üretilip satıldığını nasıl anlatacaksınız? Peki neden gençlik diyoruz ve en önemli mecra olarak gençliği görüyoruz? Çünkü her seçimde yüzbinlerce genç ilk defa oy kullanırken malesef Ak parti, kuruluşundan bu yana genç kesimden almak istediği ve çok arzuladığı oy oranını yakalayamıyor.
Tüm bu gerçekler ışığında gelelim anlatmak istediğimiz mevzuya... Hani dedik ya; her cemal (Güzellik) ve kemal (Olgunluk) sahibi kendi cemal ve kemalini görmek ve göstermek ister. İşte bir siyasi partinin  de cemali ve kemali, ortaya koymuş olduğu icraatlarının durumuyla doğru orantılıdır. Bunu halka yansıtabilmek ve iyice anlatabilmek de, hangi ÜSLUP VE SİYASET DİLİNİ kullandığına bağlı olarak mümkün olabilmektedir. 
Milletvekilleri, Bakanlar ve Belediye Başkanları da, siyasetin bu cemal ve kemallerini memleket üzerinde görmek ve göstermek istemesi anlamında en önemli ve kuvvetli ARGÜMANLARDIR. Saydığımız bunca yenilik ve güzel icraatlara rağmen, bilhassa gençlerden istenen oyların alınamaması ve son yerel seçimde İstanbul, Ankara ve Antalya gibi önemli belediye başkanlıklarını kaybetmesi gösteriyor ki;
1- Ak Parti kendi cemal ve kemalini halkın üzerinde görmek ve göstermek istemesi hususunda bir şeyleri yanlış yapıyor. Bilhassa seçilmişlerin ve teşkilat yöneticilerinin israf içinde ve halktan kopuk yaşamaya başlamış olması en büyük etkendir.
2- Kadın ve yaşlı kitlesine dokunabildiği ölçüde genç kitleye istenilen seviyede dokunamıyor. 
3- İcraatlarını halka anlatırken; tüm kesimi kucaklayacak SİYASET DİLİNİ VE ÜSLUBUNU yakalayamıyor. 
4- Ak Parti hükümetlerinin kurulduğu ilk yıllardan bu güne kadar, yıkacağız dediği BÜROKRATİK OLİGARŞİYİ bir türlü yıkamadı.
5- Son olarak da her seçim sonunda; “Mesajı aldık, gerekli aksiyonları alacağız” denmesine rağmen, halkı tatmin eden aksiyonlar alınmadı. Bilhassa adaylarda, yerelden çok merkezin etkili olması ve EMR-İ VAKİLER olumsuz sonuçlara sebep oldu.
Netice-i kelam; siyaset, halka hizmet için bir araçtır. Halkın tüm kesimi de, (Genç, yaşlı, kadın, engelli, işçi, memur, esnaf, öğrenci) siyasetin ürettiği kazanımları kendi üzerinde görmek istiyor. Ülkenin sosyal ve teknolojik yöndeki gelişmesinin hayatına, Ekonomik yöndeki gelişmesinin cebine yansımasını arzu ediyor. Bilhassa israf ve gösteriş ve dindarlık konularında SÖYLEM ve EYLEM birliği istiyor. Siyaset dilinin ve üslubunun daha nazik olmasını istiyor vesselam.
Kalın sağlıcakla...

Yorum Yazın