Reklamı Geç
arslanoğlu 800x600
Yükseliş Koleji
Zeno Mobilya
Yılmaz Tuhafiye
Ahmet Hakan

Ahmet Hakan

Mail: [email protected]

Bir veto da bunun için istiyoruz: Milletvekilleri kırmızı ışıkta geçemesin!

 

Bir veto da bunun için istiyoruz: Milletvekilleri kırmızı ışıkta geçemesin!

Meclis’te milletvekilleri bir torba yasaya şunları eklediler:

Milletvekillerinin araçlarına geçiş üstünlüğü sağlansın.

Milletvekillerinin araçları kırmızı ışıkta geçebilsin.

Milletvekillerinin araçlarına çakar takılsın.

Milletvekillerinin araçları istedikleri yere park etsin.

 

Bir veto da bunun için istiyoruz: Milletvekilleri kırmızı ışıkta geçemesin

 

Kısacası çıkardıkları yasayla...

Milletvekillerinin araçlarına...

İtfaiye aracı...

Ambulans...

Suç takibindeki polis aracı...

Muamelesi yapılmasını sağladılar.

*

Gece yarısı torba yasaya sokuşturularak geçirilen bu yasa...

Milletvekillerinin milletten kopmasının yasasıdır.

Milletvekillerinin ayrıcalık peşinde koşmasının yasasıdır.

Milletvekillerinin milletle arasına uçurum koymasının
yasasıdır.

*

Termik santralların filtresiz çalışmasına son noktayı bir veto koymuştu.

Milletvekillerinin ayrıcalık peşinde koşma hevesleri de...

Ancak esaslı bir vetoyla kursaklarında kalır.

*

Gelsin o güzelim veto!

Gelsin de...

Hep beraber keyifle izleyelim milletvekillerinin...

“Aslında ben istememiştim... Aslında ben karşıydım... Aslında benim hiç içime sinmemişti...” türü açıklamalarını.

MUZ, DUVAR VE KOLİ BANDI

İTALYAN sanatçı Maurizio Cattelan, şöyle bir eser yapmış:

“Koli bandıyla duvara yapıştırılmış muz”.

Bu “eser”, sıkı durun, tam 120 bin dolara satılmış.

Sonra ne mi olmuş?

Performans sanatçısı David Datuna, bandı söküp muzu afiyetle yemiş.

 

Bir veto da bunun için istiyoruz: Milletvekilleri kırmızı ışıkta geçemesin

 

Konuyla ilgili görüşümü açıklıyorum:

 

Muzu koli bandıyla duvara yapıştırmak bir fikirdir. Bu fikre 120 bin dolar ödenmesini yadırgamıyorsak, muzun yenmesini de yadırgamamalıyız. Sonuçta duvara yeni bir muz yapıştırmak mümkün.

ÇOK MESUDUM

En sonunda birinin çıkıp Greta adlı iklim eylemcisi sevimsiz çocuğa “Kes sesini ve okuluna dön” demesi nedeniyle...

*

Türkiye’nin en azılı bir kışçısı olarak en sonunda havaların esaslı bir şekilde soğumuş olması nedeniyle...

*

“Noel de olsa baba babadır” anlayışıyla hareket edip Noel Baba’ya yönelik saçma düşmanlıklar sergileyenlere prim verilmemesi nedeniyle...

*

Selçuk Bayraktar’ın savunma sanayisi adına attığı önemli adımları, parti farkı gözetmeksizin herkesin desteklemesi nedeniyle...

*

ÇOK MESUDUM.

 

Bir veto da bunun için istiyoruz: Milletvekilleri kırmızı ışıkta geçemesin

 

BENİM İÇİN NOBEL BİTMİŞTİR

BİR yazar var.

Adı: Peter Handke.

*

Adam bildiğin katil övücü... Adam mazlumu bırakıp zalime arka çıkıyor. Adam yeryüzünün “Sırp kasabı” olarak tanımladığı Miloseviç’e yalakalık yapıyor. Adam pervasız. Adam utanmıyor. Adam vicdansız. Adam kat-
liam sevici... Adam soykırım hayranı... Adam Boşnak mezarlarının üzerinde tepiniyor. Adam tecavüze uğrayan Boşnak kadınlarıyla alay ediyor.

*

Ve işte böyle bir adamı...

“NOBEL EDEBİYAT ÖDÜLÜ” ile onurlandırıyorlar.

*

Hiç utanmadan, hiç sıkılmadan yapıyorlar bunu.

Zerre kadar vicdanları sızlamadan...

Yaptıklarının Hitler’e övgüler yağdıran bir yazara ödül vermekten bir farkı olmadığını bile bile yapıyorlar bunu.

Hiç utanmadan, sıkılmadan veriyorlar ödülü.

*

Benim için Nobel Edebiyat Ödülü bitmiştir.

Ben artık bu ödülü...

Onursuzluğun, şerefsizliğin, alçaklığın, katliam seviciliğinin, zalim arkalamanın, insan kasabı hayranlığının, ahlaksızlığın, vicdansızlığın ödülü olarak göreceğim.

NİYE TENEZZÜL EDİYORSUN DAVUTOĞLU?

AYRILMIŞ gitmiş AK Parti’den Ahmet Davutoğlu...

Farklı bir siyasi kulvara girmiş.

Partisini ha kurdu ha kuracak.

Falan...

*

Durumu böyle olduğu halde...

Bugün çıkmış...

İktidardan...

Öncülük ettiği bir özel üniversiteye başbakanlığı döneminde sağlamış olduğu imtiyazın devam etmesini ve üniversitenin başına gelen hukuki ve mali sorunları halledivermesini talep ediyor. “Borcumuzu yeniden yapılandırın, Halkbank parayı istemesin, hukuki sorunlarımızı çözün” falan diyor. Hatta ve hatta Abdullah Gül’ü araya sokup torpil arıyor.

Oysa bugünkü siyasi konumuna yakışacak tutum...

“Sizden bir şey istemiyorum. Sizden bir imtiyaz beklemiyorum. Ben öncülük ettiğim üniversitenin ekonomik sorunlarını çözerim” falan diye diklenmesidir.

*

İktidardan...

Korunmayı beklemek, kayrılmayı istemek, “Ne olur yani bizim meseleyi çözseniz” diye tutturmak, banka borcunun affedilmesini temenni etmek falan...

Yeni bir siyasi parti kurmak için harekete geçmiş bir siyasi lider, bunlara nasıl tenezzül eder anlamıyorum.

 

Bir veto da bunun için istiyoruz: Milletvekilleri kırmızı ışıkta geçemesin

 

THE IRİSHMAN’İ İZLEME BİÇİMİNDEN KARAKTER TAHLİLLERİ

BİR OTURUŞTA İZLEYENLER: Bunlar tuttuğunu koparan tiplerdir. Acayip ısrarcıdırlar. Kafaya koyduklarını mutlaka yaparlar. Affedersiniz biraz da inat olurlar. İddiacı olduklarını da söylemeliyim.

ÜÇ OTURUŞTA İZLEYENLER: Bunlar sindire sindire gitmeye yatkındırlar. Hayatı çok ciddiye alırlar. İlişkilerini hep konuşarak çözerler. En sevdikleri tartışma, ilişki tartışmasıdır. 

ALTI OTURUŞTA İZLEYENLER: Akımları, modaları falan çok ciddiye alırlar. Herkes yapıyorsa ben de yapmalıyım anlayışındadırlar. Geniştirler. Rahattırlar. Olsa da olur olmasa
da havasındadırlar.

 

Yorum Yazın