Reklamı Geç
arslanoğlu 800x600
Sonay İnşaat
Yükseliş Koleji
arslanoğlu
Halep Tur
Recep AYDÖNER

Recep AYDÖNER

Mail: [email protected]

Gönül Kahvesi

EMEKTE ARZ AÇIĞI

Tarkan

EMEKTE ARZ AÇIĞI

Emek; İnsanların veya iş görenlerin bir işte ortaya koydukları bedensel ve zihinsel çabalara emek veya işgücü adı verilir. Üretim faktörleri arasında en önemli olanı emek faktörüdür. Zira insan faktörü olmadan, diğer üretim faktörlerinin kendi başına üretimde bulunmaları düşünülemez. Diğer üretim faktörlerini toplayan, bunları üretim sürecine sokan ve yönlendiren insanın kendisidir. Emek orijinal bir üretim faktörüdür, depolanamaz, oluşan açık bir anda kapatılamaz. Bu iktisat tanımından sonra ülkemizde demografik yapı hakkında şöyle bir düşünelim. Ağzını açan mülteci kabul etmeyelim, Suriyelilerin ülkemizde ne işi var, hepsini geri gönderelim tarzı söylemlerle mangalda kül bırakmıyorlar. Oysa yaklaşık 3,5 milyon Suriyeli mülteci eğer çok büyük bir problem olsaydı daha ilk geldiği günlerde olur, sosyal patlamalar yaşardık. Geçen dört yıl zarfında bunlar iyi-kötü evlere yerleşti, birer işin ucundan tuttu, geçimlerini sağlamaya başladılar. Şu an ülkemizin sanayi, tarım ve altyapı çalışmalarının tamamını bu insanlar götürüyor. Aslen bölgesel açıklardan kaynaklı göçlerde her gün kaybettiğimiz insanları haberlerden izliyorsunuz.

 

1989 yılında Bulgaristan’da komünizmin asimilasyonundan kaçan 300.000 Türk, bir ay gibi kısa sürede Bursa, İstanbul başta olmak üzere yurdun çeşitli yerlerine dağıldı. (Öğrencilik dönemimin en sancılı günlerinde sosyal dayanışma bursum kesilmişti). Bu insanların boşalttığı yerlerdeki tüm fabrikalar işçi olmadığından kapandı, tarım arazilerinde ürünler toplanamadı. Şimdi 4-5 yıldır çeşitli bölgelerde sanayi siteleri, tarım alanları, inşaat sektörü bu insanların sırtında yükseliyor. Öyle uluorta konuşmak kolay, devletin yanlış politikaları yüzünden artık gençlerin tamamı en az 18 yaşına kadar okuyarak zaman geçirmekte, sonrasında ise profesyonel işsizler olmaktadır. Bir aile bakanını Reis çok mu aradı bilmiyorum ama açıkladığı her yenilik ailenin yapıtaşlarını biraz daha yıkıyor. AB ağzıyla anne işgücü, kadının çalışması diye tutturup kadınımızın doğurganlığını sıfıra doğru her geçen gün biraz daha yaklaştırıyorlar. AB’nin hangi reçetesi Müslüman-Türk milletinin dertlerine deva olmuş ki bu olsun. Verdikleri fonlar onların başlarını yesin!

 

1991 yılı, Valide Sultan Camii önünde 55 kiloyla ilk kan verişimde uzun süre kabızlık yaşamıştım. Onun gibi 80 milyonluk ülkede bile 2-3 milyon ani işgücü azalması işlerin belli süre durmasına yol açacaktır. Bazı yerlerde açıklanan büyük projelere hızlı bir işçi temini oralarda büyük problemleri beraberinde getirmektedir. Emlak fiyatlarının ani ve aşırı yükselmesi, bazı işlerin yapılamaması, altyapı eksiklikleri bunların başında gelmektedir. Fakat Adam Smith’in sakat ekonomi teorileriyle insanlara davranılamayacağını Batı bilmese de Müslüman bilmek zorundadır. Asr ı Saaadet gibi, Ensar gibi olamasanız da biraz dilinizi tutun. Karşınızda insan var sonuçta, kültürel olarak, insani düşünce yapısı farklı da olsa insan… Zaten tüm insanlık aynı, tek renk olsa yaşamın ne tadı, ne kıymeti kalır. Batı bir günde yiyeceği 3,5-5 kg’dan 30 gramı azalmasın, yaşam konforu bozulmasın diye ödü patlıyor, o yüzden mültecileri istemiyor. Eğer onlarla aynı düşünceleri paylaşıyorsanız vay halimize!

Kapan Mobilya

Yorum Yazın

Esmergil
İstanbul Oto Gaz
Yükseliş Koleji