Reklamı Geç
Samet İnşaat
Lufian
Odabaşı PTT
Merkez Market
HÜLYA İSKİFOĞLU

HÜLYA İSKİFOĞLU

Mail: hulyaiskifoglu@gmail.com

Farklılıklar Zenginliktir

 

Farklılıklar Zenginliktir


‘Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır’ diye boşuna söylememiş atalar.


Çocukluğumdan bu yana süregelen, yoğurtla aramdaki buzları, mecazı, reele uyarlayarak eritme çabam, içerisine ilaveten koyduğum bir kaşık reçele duyduğum minneti pragmatikleştirir nitelikte...


Farklı yöntem ve teknikleri, düşüncelerin ete kemiğe bürünmüş olumlu olumsuz sonuçlarını sabahın dördünde düşünsel düzlemde irdelemem, sarpa saran gündemi teyit etmek değil elbette... Mecaz ile gerçeğin mündemiçliğinde farklılıklara, farklı açılardan farkındalık sağlamak.


Bazen malzemeler aynı olsa da, nakşedişteki yöntem ve teknik farklılıkları, kabul görülebilir etkiler ve sonuçlar gösterebilir.Ya da malzemelerinin aynı olduğu bir yemeğin yapımında, sıralamadaki ölçü ve oranlardan, lezzet vs. açısından farklı sonuçlar elde edilse de, bir tabak çorbanın hiç bir zaman annemizin pişirdiği çorbanın lezzetinde olmayacağı kalıp düşüncesine varabilmek farklı bir örnek teşkil edebilir. 


Düşünceler diyarında farklılıkları yine bir başka açıdan seyreylediğimizde, bir yazarın yahut şairin yazıya aktaracağı duygu ve düşünce dünyasındaki malzemeleri anlamlandırma ve anlatımı, üslubunu da karakterize eder. Yazılarına ve ya şiirlerine sinmiş, karakterize olmuş bu özgülük, üslup kimliğini oluşturur. Zaman zaman yazarının kim olduğuna bakmaksızın okuduğumuz eserin kime ait olduğunu kesin ve net tahmin edebiliriz. 


Farklılıkları irdelemeye devam ederken, büyük çerçeveye baktığımız zaman, var oluşta kurallar bütününün sonsuz malzeme ve zenginlik içerdiğini farkederiz. Oluştaki ölçü, kronolojik sıralama, yaratım, uygulama, zamanlama nasıl ki bir yağmurun yağışında yahut bir ağacın gelişiminde bile aynı ya da farklı coğrafyalarda farklı gelişimler ve sonuçlar gösteriyor ise; işte düşüncelerin, algılayışların, içinde şekil aldığı kültüre göre gelişen inanışların coğrafyası, iklimi, beslendiği kaynakları, eylem ve yansımaları, bütünü sağlayan bir puzzle taşı gibi farklı olabilir.


Düşünce düzleminde “düşünmek” eylemi aynı olsa da, iyi niyetli düşünceler ile kötü niyetli düşünceler arasındaki farklılık, sonucu ve hoşnutluk derecelerini de farklılaştırır. Ancak yine de anomi olarak görülen ve puzzle taşları arasında oluşan boşlukları dolduran taşlar, düzeneğe göre şekil alacaktır.


Farklılıkların zenginlik olduğu düşüncesi kabul görülse de bazen pratikte ve uygulanırlıkta kanıksanmamış olabilir. Düşünce özgürlüğü ve farklılıklara saygı ve hoşgörü gerekliliği fikri olan bir takım araştırmacı düşünürlerin de, yasaların kendi gömleğinin rengine göre değişmesi gerekliliğini savunma çelişkisi, düşünsel düzlemde bir anomi ve içkin istikrarsızlığın yansıması sayılabilir...


Bu minvalde düşünce farklılıklarında ayrıştırıcı kavramlardan ziyade, birleştirici, bütünleştirici kavramlardan biri olan “hoşgörü” kavramını içselleştirmek, ‘iç ve dış’ uyum açısından önem arz eder. Sosyopsikolojik değerlendirme bakımından pekiştirecek olursak, (bütün bu yazdıklarıma istinaden kendimi tenzih ederek) herkesin bizimle aynı düşünmesini ister, bulunduğumuz bir ortamda üzerimizdeki giysinin aynının bir başkasının da üzerinde olmasından rahatsızlık duyarız.


Farklılıkları farklı açılardan ele alırken, politik sistemin, toplumsal yaşam ile ilişkisindeki çalışma, yaşam ve düşünme biçimlerindeki şekillendirici etkilerini es geçmek, bütünlüğü sağlamak bakımından olmaz. 
Politik sistemin, kontrollü uygulamaları ve yönlendirmeleri, toplumu farklı inanış, düşünce ve kimliklerin kabulsüzlüğüne ve kaosa sürükleyerek, epissentrik ve etnosentrik tutumları geliştirebilir. Aynı mahallenin portföyüne rağmen insanların karşı karşıya getirildiği, kutuplaştırıldığı, tahammülsüzleştirildiği seksenli yıllar ve benzer örnekler bu etkileşimin en bariz örneklerindendir. Farklı etnik toplulukların, düşünce ve inanışların büyük bir hoşgörü ve saygının medeniyetler diyarı olan doğduğum şehrim Antakya’nın, iç içe kenetli yapısı itibariyle bu etkiye çokta maruz kalmaması imtiyazlı bir farklılıktır..
Nitekim karşıtlıklar, farklılıkları aynılaştırmaz, pekiştirir ve olgunlaştırır...


İşbirlikçi düşünce ve yöntemler ise; toplumsal yapıyı yeniler, güçlendirir, sağlam temellerle ileri safhalara taşıyarak kolektif fayda sağlar.


“Herkesin aynı şeyi düşündüğü yerde, hiç kimse bir şey düşünmüyordur.” Sözünü de, sosyal ve felsefi yapıda derinleşmek adına iyi düşünmek gerek!...
 

Günün Önemli Manşetleri

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Diyanet Vakfı