Reklamı Geç
Sonay İnşaat
Yükseliş Koleji
Yükseliş Koleji
Süleyman Özışık

Süleyman Özışık

Mail: [email protected]

FETÖ’nün siyasi ayağı!

 

FETÖ’nün siyasi ayağı!

Televizyon programlarında konu ne olursa olsun CHP'yi savunan katılımcıların meseleyi her zaman "FETÖ'nün siyasi ayağı" meselesine getirmesi sizin de dikkatinizi çekiyor mu?

Çekmiyorsa bundan sonra dikkat edin.

Söz alan herhangi bir CHP'linin, en ilgisiz, en alakasız noktada meseleyi döndürüp dolandırıp FETÖ'nün Siyasi ayağı meselesine getirdiğine siz de şahit olacaksınız.

Önceki gece Türkiye'nin en çok izlenen üç televizyon kanalı arasında zaplarken yine aynı şeye şahit oldum.

CHP'yi temsilen tartışma programına katılan konuklar, sanki bir yerden talimat almış gibi meseleyi yine ve yeniden en alakasız yerde "FETÖ'nün siyasi ayağı" meselesine getirdi.

Bunu nasıl beceriyorlar anlamıyorum.

Mesela Barış Pınarı Harekâtı'nı konuşuyorsunuz. Bir bakıyorsunuz ki mesele "FETÖ'nün siyasi ayağı"na gelmiş. Ekonomik krizi konuşmaya başlıyorsunuz, bir bakıyorsunuz yine aynı mesele. CHP'de Kemal Kılıçdaroğlu'nun Muharrem İnce'ye kurduğu kumpası ve CHP içine çöreklenen çeteyi konuşuyorsunuz.

Aradan hooop biri çıkıyor, "Bırakın CHP ile uğraşmayı. FETÖ'nün siyasi ayağından bahsedin" diyerek anında konuyu değiştiriveriyor.

Üzüldüğüm nokta, karşılarına oturan ve sözüm ona AK Parti'yi savunan konukların bu soruya cevap verme yarışına girmeleri. 

Kardeşim...

Güzel kardeşim...

Bunların savunduğu partinin başındaki zatı muhterem, yani Kemal Kılıçdaroğlu 15 Temmuz darbesinden hemen sonra "Elimde belge var. AK Parti'nin içinde ByLock kullanan 120 ila 180 arasında milletvekili var" demedi mi?

Dedi...

"Biz FETÖ'nün siyasi ayağını bilmiyoruz ama sizin genel başkanınız biliyor. Elinde ByLock kullanan AK Partili 180 kişinin isim listesi var. Kendisine söyleyin açıklasın" demek çok mu zor?

PKK ile FETÖ arasında bir fark var mı? İkisi de eli kanlı terör örgütü değil mi? İkisi de Türkiye'yi bombalayan, ikisi de masumların kanına giren katiller sürüsünden oluşmuyor mu?

E, o zaman?

"Yahu PKK'nın siyasi ayağı olan HDP ile kirli ilişki içinde olanlar, FETÖ'nün siyasi ayağını soramaz" demek aklınıza niye gelmez? Bu kirli ilişki içinde olanların karşısında savunmaya çekilmek de neyin nesidir Allah aşkına...

Bakınız...

Önceki gece CNN Türk'te bu konu tekrar açıldı ve Nedim Şener soruyu soranı perişan eden bir cevap verdi. 

"Bana FETÖ'nün siyasi ayağını soruyorsanız şunu söyleyebilirim. 2013'ten önce AK Parti, 2013'ten sonra CHP ve diğer tüm partiler FETÖ ile iş birliği içinde oldu" dedi. Bu çökertici cevap karşısında hık mık edenlere bir ders daha verdi Nedim Şener!

"Cumhurbaşkanı Erdoğan CHP'nin adını andığında hepiniz ayağa kalkıp, 'Sen CHP ismini ağzına alamazsın' diye bağırıyorsunuz. PKK'nın eli kanlı katilleri ve yöneticileri her gün her saat partinizin adını ağzına alıyor. CHP'ye akıl veriyor, birliktelik mesajı veriyor. Onlara niye tepki göstermiyorsunuz?" diye sordu.

Kitabın ortasından konuşmak budur işte!

AK Partili kimi isimler kendini savunma gereği duymazken, CHP'nin bu söylemini önemsemezken sen niye savunma ihtiyacı hissedersin. Konuşacaksan Nedim Şener gibi konuş, karşındakiler göğsüne yumruk yemiş gibi öylece kalakalsın!

Nedim Şener, "2013'ten sonra CHP ve diğer partiler FETÖ ile iş birliği yaptı" derken boş konuşmuyor yani. 

Biraz geriye giderek bir hatırlatmada bulunayım.

CHP'deki genel başkanlık değişimi nasıl oldu?  FETÖ'nün yaydığı bir kaset kumpasıyla değil mi?  Peki CHP'nin başındaki Deniz Baykal'ı bir kaset kumpasıyla gönderen FETÖ, sizce onun yerine gelecek ismi düşünmemiş midir?

Yüzde yüz düşünmüştür değil mi?

Bakın, FETÖ'nün siyasi ayağını oluşturanlardan birini hemen bulduk bile! Bunu da laf olsun diye söylemiyorum.

Nedim Şener'in söylediği gibi, FETÖ'nün 2013'ten sonra bir ihanet hareketi olduğunu öğrendiğinde desteğe giden ve partili arkadaşlarını destek olmaya gönderen kimdi?

Kemal Kılıçdaroğlu...

Bugün hâlâ darbeciler için, "İçerideki masumlar" tanımlaması yapan, miting meydanlarında FETÖ’cü isimlere özgürlük isteyen kimdi?

Yine Kemal Kılıçdaroğlu...

Önümde Yeniçağ gazetesinde yayınlanmış bir haber var.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, 2017 yılının dördüncü ayının üçüncü gününde bir açıklama yapmış, "15 Temmuz kontrollü bir darbe girişimidir. Saat 21.00’de darbe mi olur?" demiş habere göre...

Bu söylemi ilk kim dile getirdi?

Fetullahçı teröristler getirmedi mi? E, teröristlerin bu kara propagandasını kim yaymışsa, kim onlarla aynı dili konuşmuşsa FETÖ'nün siyasi ayağı odur!

FETÖ'nün ihanet hareketi olduğunu öğrendiği andan itibaren, yani 17/25 Aralık'tan sonra Zaman gazetesinin, Samanyolu televizyonunun önüne depar atarak giden ve TOMA’ların üzerine çıkarak polisle çatışan kimse, FETÖ'nün siyasi ayağı odur!

FETÖ'nün illegal ve düzmece olan kasetlerini Meclis çatısı altında yasak dinlemeden dinleten kimse, FETÖ'nün siyasi ayağı odur.

MİT tırları üzerinden devletin mahrem bilgilerini Avrupa'ya yayarak FETÖ'nün, "Türkiye DEAŞ'a silah gönderiyor" yalanını destekleyen kimse, FETÖ'nün siyasi ayağı odur.

Bu bilgileri Can Dündar isimli vatan hainine ulaştıran milletvekili için Ankara'dan İstanbul'a maraton yürüyüşü yapan kimse, FETÖ'nün siyasi ayağı odur!

AK Parti içinde FETÖ'nün siyasi ayağını arayanlar geri zekâlının önde gidenidir kardeşim.

FETÖ, Hakan Fidan'ı gözaltına almaya çalıştığı gece Erdoğan'ı ameliyat masasında tutuklamaya çalışacak. 

FETÖ 17/25 Aralık gecesi "Erdoğan'ı ve oğlu Bilal'i tutuklayın. Direnirlerse vurun" diye talimat verecek ama bu korkunç oyun o gece Kısıklı'da gökten yağan özel harekâtçılar sayesinde engellenecek. 

FETÖ 15 Temmuz'da Marmaris'te bulunan Erdoğan'ı ve ailesini ortadan kaldırmak için, yani katletmek için bulunduğu oteli basacak. 

Ama Erdoğan buna rağmen hâlâ yanı başında FETÖ'cüleri tutacak ve besleyecek öyle mi?

Buna, aklı başında olan hiç kimse inanmaz. Ben, "buna inansa inansa ileri derecede geri zekâlılar inanır" diyeyim.

Hangi kategoride olduğunuza siz karar verin!

 

Yorum Yazın