Reklamı Geç
arslanoğlu 800x600
Sonay İnşaat
Yükseliş Koleji
Yılmaz Tuhafiye
Halep Tur
HÜLYA İSKİFOĞLU

HÜLYA İSKİFOĞLU

Mail: [email protected]

Gönül Kahvesi

Hangi Medeniyet?

Tarkan

Hangi Medeniyet ?


​İslam medeniyeti mi, yoksa Batı'nın içkin, istikrarsız ve yüzsüz ahlak medeniyeti mi? Hangi medeniyet diye sormak lazım?
Bütün bilim ve fikir adamlarını kendisine hayran bırakan "İslam medeniyeti", maddeci, inkârcı ve ruhunu kaybetmiş Batı'nın ışığı olmuştur. Sınır tanımaz bir akıl, bilim ve bilgeliği içinde barındıran İman bütünlüğü ile bir güneş gibi doğmuştur Batı’nın üzerine.
Ortaçağ Avrupa kültürünün çekirdeği, 8. ve 9. yy. kadar devam eden kavimler göçüne dayanır. Roma imparatorluğunun yıkılması ile göç eden kavimler, Avrupa'nın sosyal ve siyasal kültürünü oluşturur. Dinsel öğretilere ve din-dünya görüşüne dayanan Ortaçağ Avrupa'sı ilk İslam-Batı buluşması, Endülüs- Emevi devletinin varlığına dayanır. Batı’nın kendine has olan Ortaçağın karanlığından ilk kez İslam filozoflarının eserlerinin Batı'ya aktarılması ile çıkar. Oryantalist Batı, Müslüman âlimlerden ve filozoflardan edindikleri bilim ve ilmi, büyük bir disiplin ve başarı ile servis etmeleri neticesinde tüm dikkatleri üzerlerine çekerler. Müslüman halkların İslam medeniyetine olan farkındasızlığı ve idrak körlüğü, Doğu estetiği ile estetize olmuş ve farkındalık sağlamayı başarmış olan Batı’nın tüm dikkatleri üzerlerine çekmesine sebep olur.
Araştırma alanını etik, mantık, metafizik, düşünsel araştırma yöntemleri ile oluşturan Batı, çeşitli kavimlerin kültürleriyle formalize olarak yapmış oldukları analiz ve sentezler neticesinde, bilim, teknoloji, ticaret, kültür ve sanat alanlarında gelişme kaydetmeye başlarlar. Antikçağ, Yunan filozoflarını iyi tanıyan Farabi'nin, İbn-i Sina'nın, (Batı'da Aviccenne adıyla anılır) İbn-i Rüşt'ün, (Batı'da Averroes adıyla anılır) akıl ve mantıkla ilgili düşünceleri ve araştırmaları felsefe ve tıp alanında etkili olur. Batı, ilk kez İbn-i Sina yorumuyla keşfeder Aristoteles'i...
İbn-Rüşt’ün aritmetiği ve logaritması, El Harezmî'nin algoritması, trigonometrisi ve cebiri, cami mimarileri, El İdris'in ilk coğrafya haritası, Luth, Ud, Rebab, Kudüm, Zil, gibi Doğu enstrümanları ilk kez Batı'ya, İslam medeniyeti eşiğinde yol almış İslam âlimleri sayesinde gelmiş olur.
Bilime yön veren âlimlerden Cebir Bin Hayyam modern kimyanın kurucusudur. Cebir ilminin kurucusu Harezmî "Kitabü’l-Muhtasar fi-Hisabi’l-Cebr Ve'l-Mukabele" kitabıyla tanınmış, dünyaya "0" rakamını tanıtmıştır.
Bilim ve medeniyetin eşiği olan Doğu' dan beslenen Avrupa, tabiplerin üstadı olarak bilinen İbn-i Sina'nın "el-Kanun Fi’t-Tıb” kitabını tam 600 sene kaynak kitap olarak kullanmıştır.
Biruni'nin eserlerini tetkik eden bütün bilim adamları, tarihçiler, bilim dalında çığır açıcı araştırma ve incelemelerine karşın yaşadığı 11. asra, "Biruni Asrı" demişlerdir.
Bilgisayarın temeli olan Sibernetiğin kurucusu olarak bilinen Cezeri, gerek insanlarda, gerekse makinalarda karşılıklı bilgi alışverişi, kontrol ve denge durumunu incelemekte olan Sibernetik sistemiyle bugünün elektronik beyinler ve otomasyon denilen sistemlerine ve maalesef beyni yalnızca çalıp çarpmayla çalışan Batı'ya zemin olmuştur.
Kıraat ilmine sahip Milletlerarası Astronomi Derneği tarafından Ay'ın görünen yüzeyinde bir bölgeye adı verilen Uluğ Bey, matematikçi, astronom, edip, şair, "15. Asrın Astronomu" unvanını almış bilginlerimizdendir.
Batı, uçmayı hayal bile edemezken, uçma tasarısını ilk kez gerçekleştiren ve havacılık tarihinde yerini alan Hezarfen Ahmet Çelebi, "Bismillah" diyerek imanından emin bir hal ile zekâsından ve icadından kuşkusuzca kendini Galata Kulesinden boşluğa bırakmasıyla başlayan ilk uçuşu ile planörcülüğünde öncülüğünü yapmıştır. Bilim dünyasına katkı sunan İslam Ulemasından daha birçok âlim Batı'ya tarihsel bir perspektifte ışık tutar.
Edebiyat, felsefe, tarih, usul, Siyaset Bilimi, Sosyoloji ve beşeri alanlarda Doğu’dan beslenen ve döneminde önemli örnek arz eden aydınlanma yazarlarından Montaigne, algılama ve değerlendirme biçimlerinin kısıtlı ve değişken olduğundan söz ettiği eserlerinde, beşeri ümran ilminin duayeni olan İbn-i Haldun'un düşünce tesirini görmemek mümkün değildir.
Yine bir başka örnek verecek olursak tam 400 yıl önce Fatih Sultan Mehmet Han'ın hocası olan, yalnız bedeni değil, ona ruhların doktoru da denilen, (Tabib-i Ervah) ve ilk mikrobu keşfeden İslam Âlimi Akşemseddin Hazretleri iken, günümüzde mikrobun kâşifi Louis Pasteur olarak bilinir.
İslam Medeniyetinin temel taşlarından Müslüman ve Türk olan bir başka mucidimiz Cabir Bin Hayyan, dünyanın gelmiş geçmiş on iki dâhisi arasında yer alır.
İlim ve bilim hırsızlığı yapan Avrupa, birçok Müslüman âlimin çeşitli ilim ve icatlarını, eserlerini, kendi adlarına tercüme ederek sahiplenmişlerdir... 11.yy İslam ülkelerinde tıp İlmi tahsil eden Konstantin, Avrupa'nın tıp okulunun bulunduğu Salerno'ya gelerek orada "Hele Liber Pantegni" adını verdiği eseri ile göz kamaştırsa da, Bilgin olduğunu gösteren şöhreti ve ilim hırsızlığı 40 yıl geçmeden ilk Haçlı seferleri ile ortaya çıkmıştır. Konstantin' in "Kitabü’l- Meliki'neden kopya olduğu anlaşılan meşhur "Liber Pantegni" eseri ne ilginçtir ki, Piza'şı Stephon'un ilk Haçlı seferlerinde Antakya' ya uğradığı ve Müslüman âlim Ali Bin Abbas'ın Kitabü’l- Meliki eserini ele geçirmiş olması ile ortaya çıkar...
İyiliği, hoşgörüyü, dostluğu, kardeşliği, ön plana çıkaran, insani yükselişi tayin eden mutasavvıfların da ilminden nasiplenen Batı, kendi sosyal olgularına göre sentezlediği insani gelişimleri "Kişisel Gelişim" başlığında sunar.
Bugün dünyaya insan haklarından bahseden, medeniyetin beşiği sanılan Avrupa'nın göbeğinde çok yakın bir geçmiş olan daha 58 yıl öncesinde "Human Zoo" yani yazmaktan bile esef duyduğum "insan hayvanat bahçeleri" mevcuttu... Avrupa'nın utanç verici sırrı olan Human Zoo, demir parmaklıkları arasında, Afrika başta olmak üzere, Uzak Doğulular, Eskimolar, Batılı olmayan birçok etnik guruptan insanlar, tıpkı hayvanlar gibi yarı çıplak kafeslere kapatılıyor, bu insanlık dışı uygulama ile kendi halklarını eğlendirmek ve diğer toplulukların ne kadar ilkel olduklarını göstermek üzere ziyarete açılıyordu...
Görüldüğü üzere her bakımdan çok geride kalan sömürgeci Batı' dan, İslam dünyasının aldığı hiçbir şey yoktur.
Şimdi sorarım, uluyan tek dişi kalmış canavara:
-Hangi medeniyet?

Selam ve saygılar

 

Hatay İnternet TV Youtube Kanalı

Hatay İnterne TV Facebook Sayfası

Kapan Mobilya

Yorum Yazın

Esmergil
İstanbul Oto Gaz
Yılmaz Tuhafiye