Reklamı Geç
arslanoğlu 800x600
Sonay İnşaat
Yükseliş Koleji
Yılmaz Tuhafiye
Halep Tur
Osman Onbaşıgil

Osman Onbaşıgil

Mail: [email protected]

Gönül Kahvesi

İLLÂ EDEB İLLÂ EDEB

Tarkan

İLLÂ EDEB İLLÂ EDEB

 

Geçmiş kavimlerin ve milletlerin çoğu ahlaksızlıkta ve edepsizlikte çok ileri gittikleri için, huzur bulamamışlar ve helak olmuşlardır. Pekî günümüzde durum nedir? Günümüz insanlarına baktığımızda da; maalesef bu çöküntüyü görmekteyiz!. Birbirine hakaret edenler, küfredenler, iftira edenler, alay edenler, saygısızca davrananlar, birbirine hile yapanlar, yalan söyleyenler, birbirini aldatanlar, birbirine tepeden bakıp kibirlenip böbürlenenler.. Birbirine zulmedenler!.. Acımasızca birbirini öldürenler!..v.s. Bakın çevrenize bunlara benzer binlerce edepsizlik görürsünüz. Büyüğe saygıyı, küçüğe sevgiyi unutanlar, samimiyeti ve dostluğu terkedenler, birbirleriyle kardeş olması gerekirken birbirine düşman olan müslümanlar.. Allahın selamını dahi birbirinden esirgeyen kibirli Müslümanlar. Hepsi edep dışı davranışlardır. Ve hepsi de “Edep yâ hu!” dedirten bozuk davranışlardır. Öyle değil mi?.. Ve maalesef günümüz insanları “Kibir” ve “üstünlük” kompleksiyle kendini yukarda görmekte ve herkesi küçümsemekte ve onlara karşı yaptığı her türlü kötü söz ve davranışı “ Hak” olarak görmektedir. “Ben haklıyım.” , ” Benim yaptığım doğru” kompleksinde olmaktadır. Durum böyle olunca da toplumda sevgi, saygı, hoşgörü ve nezaket yok olmaktadır. Ve en kötüsü de edepli olmanın yadırganmasıdır. Yukarda da ifade ettiğim gibi insanlar o kadar kibirlenmiş ki, birbirine selam vermeyi dahi küçüklük olarak görüyor. Ama biriyle veya bir topluluk karşısında konuşurken elini pantolonunun cebine koymayı edep ve medenilik sayıyor. Bacak bacak üstüne atarak veya yayılarak oturmayı medenilik ve özgüven olarak görüyor. Ağzındaki lokmayı gevişleyerek konuşmayı nezaket sayıyor. Bağırarak konuşmayı üstünlük sayıyor. Ve bunların bir çoğu bize dışardan bulaşan toplumsal hastalıklardır. Bunlar bizim inancımızda ve anlayışımızda edepli davranış olarak görülmez. Edeb; incelik ve nezaket demektir. Güzel davranışların bile daha güzeli ve nezaketlisi var.. Yani edebin bile daha edeplisi var.

Öyle bir duruma gelmişiz ki, herkesin birbirine edepsizlik etmesi edep haline gelmiş. Bu da Rabbimizin yarattığı insan fıtratıyla uyuşmadığı için toplumun birliği, düzeni ve huzuru bozulmuştur. Ayrıca bu durum toplumda telafisi mümkün olmayan pek çok felaketlere neden olmaktadır. İnsan her şey olabilir, büyük makam ve mevki sahibi olabilir, çok mal, mülk, servet ve güç sahibi olabilir. İnsanlar tarafından itibar da görebilir. Ama eğer insan Edeb sahibi değilse, o kimsenin Allah katında fazla bir değeri yoktur. Çünkü o gerçek mümin olamamış demektir. Zira, islam; edeptir. Kur’an; edeptir. Müslüman olmak edepli olmak demektir. “O Allah hanginizin daha güzel şeyler yapacağınızı sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır.” Mülk-2) Hz.Mevlana bir sözünde: “İnsan Edebsiz ise O, insan değildir. İnsan ile hayvan arasındaki fark Edebtir. Aç gözünü ve Allahın kelâmına bak! Âyet, âyet Kur’anın manasının tamamı Edeptir.” dediği gibi gerçekten Kur’anın tamamı edeptir ve insanı hayvandan ayıran şey edeptir. Derler ki, dostunu edebine göre seç. Edepli ise dost ol, ihya olursun. Edepsiz ise yürü geç git, yanında durdukça rezil olursun.

Pekî, Edeb nedir?. Edeb; İnsanın söz ve davranışlarında ölçülü, mütevazi, zarif, kibar, nazik ve latif olmasıdır. Edebin ölçüsü Kur’andır. Allahın öğütleri ve uyarılarıdır. Kur’an ölçeğine uyan güzel söz ve davranışlardır. Ve Yüce Rabbimiz Kur’anda: "Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin dostudurlar. İyiliği öğütlerler, kötülükten sakındırırlar. ." (Tevbe-71) buyurduğu gibi tüm müminler birbirlerine iyi ve güzel olan söz ve davranışları öğütlemekle mükelleftirler. Edeb ve âdâb böyle gelişir ve böyle yayılır zaten!..

Edebin zıddı Edepsizlik’tir. Edepsizlik ise; insanın kendisini hem Allah katında hem de insanlar nezdinde mahcup edecek kötü ve çirkin söz ve davranışlarda bulunmasıdır. Sözlerinde ve davranışlarında ölçüsüz, kaba, alaycı ve yıkıcı olmasıdır. Hem kendisinin hem de başkalarının manevi şahsiyetini ve itibarını incitmesidir. Derler ki; Edeb’te ölçü bilmeyen, edepsizlikte sınır tanımaz. Edepsiz olanda Allah korkusu ve Allah sevgisi de olmaz. Allah edepsizliği sevmez ve lanetler. Edebi ve edebliyi ise sever, över ve mükafatlandırır. “Kim zerre miktarı iyilik yapmışsa mükafatını görecektir. Kim de zerre miktarı kötülük yapmışsa cezasını görecektir.” (Zilzal-7,8) Edeb cennetten bir elbisedir kim onu giyerse kötülüklerden kendini korur, iyilerden, sâlihlerden ve cennetliklerden olur. Edepsizlik şeytanın bir hasletidir. Kim ona sarılırsa kendini kötülüklerin içinde bulur, günahkarlardan ve cehennemliklerden olur. Bu nedenle diyoruz ki, illâ Edeb, illâ Edeb.. Sevgili peygamberimiz, kendisini ziyarete gelen bir kimseyi görünce üzerinde oturduğu hasırdan kalkarak o kişi oraya oturtması o büyük peygamberin güzel bir edeb örneğidir.. Hz Ömer, halifeliği sırasında bir Şam yolculuğunda devesine kölesiyle nöbetleşe binmesi ve bu uygulamasını Şam’a girinceye kadar sürdürmesi de onun merhamet ve tevazuda peygamberimizle aynı edeb içinde olduğunu gösteren bir başka edep örneğidir. Osmanlı Devletinin kurucusu Osman Gazi misafir olduğu Şeyh Edebâli’nin evinde gece yatacağı odanın duvarında asılı olan Kur’anı görünce, Allah’a ve Kur’ana olan edebinden dolayı , o gece yatakta yatmayarak, sabaha kadar Kur’an okuması da bir başka edep örneğidir. Bir kez daha tekrarlayalım; insan edebi kadar insandır! Edebi kadar mümindir!.. Çünkü Allah, edebi ve edepli olanı sever. Bu nedenle diyoruz ki, illâ Edeb, illâ Edeb!.

 

Hatay İnternet TV Youtube Kanalı

Hatay İnterne TV Facebook Sayfası

Kapan Mobilya

Yorum Yazın

Esmergil
İstanbul Oto Gaz
Yılmaz Tuhafiye