Reklamı Geç
arslanoğlu 800x600
Sonay İnşaat
Hatay Hastanesi
Yılmaz Tuhafiye
Abdulkadir Selvi

Abdulkadir Selvi

Mail: [email protected]

Milletvekilleriyle toplantılar yapılacak

 

Milletvekilleriyle toplantılar yapılacak

AHMET Davutoğlu’nun partisinin kuruluş dilekçesinin İçişleri Bakanlığı’na verildiği sıralarda AK Parti Genel Merkezi’ndeydim. Üzüntüsünü ifade eden de oldu, “Ölü doğdu” diyen de. İhanete varan değerlendirmelere de tanıklık ettim. Ama endişe ya da kaygı hissetmedim.

Yeni partilerin kuruluşunu Meclis kulisinde konuştuğumuz zaman Numan Kurtulmuş“Önemli olan bizim ne yapacağımız. Biz siyasi olarak alanı doldurursak, onlar başarılı olamazlar. Yeni partilerin ne yapacağı değil, bizim partimizin ne yapacağı önemli. O nedenle onlar ne yapacak diye uğraşmıyoruz. Biz ne yapmalıyız diye çaba gösteriyoruz” demişti. AK Parti Genel Merkezi’nde bu hava hâkim. “Asıl olan bizim ne yapacağımız” deniliyor.

Yeni partilerin “merkez partisi” olamayacağı üzerinde duruluyor. “Çünkü merkez AK Parti tarafından dolduruluyor. Merkezde bir boşluk yok” deniliyor. Numan Kurtulmuş o görüşmemizde “Tabii onlar neye talip oraya bakmak lazım. Eğer ‘Biz yüzde üç-beş alalım, AK Parti’yi yüzde 50’nin altına çekelim’ diye kuruluyorlarsa o hesap başka” demişti. “Yeni partiler, merkeze yerleşip kurucu bir parti olmayacaklar. Onlar daha çok ‘AK Parti’ye kaybettirme partisi’ misyonunu üstlenecekler. O nedenle de 2023 seçimlerinde Erdoğan’ı Cumhurbaşkanlığı seçiminde kaybettirme partisi olarak görev yapacaklar. Konjonktür partisi olacaklar” deniliyor.

Peki bu süreçte AK Parti ne yapacak?

1- Söylem,

2- Eylem olmak üzere iki ayaklı bir çalışmadan söz ediliyor.

 

AK Parti’nin değişimci, reformcu, hak ve hürriyetleri önceleyen, ekonomik kalkınmayı hedefleyen kimliğine dönmesi; kucaklayıcı ve özgürlükçü bir dil kullanılması; eylem olarak ise safları sıklaştırma... Ocak ayından itibaren AK Parti Genel Merkezi’nde milletvekilleriyle seri toplantılar yapılacak. Bunların bazısına Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlık edecek. Kongreler nedeniyle hem seçmenle hem de teşkilatlarla daha sık bir araya gelinecek. Bütçeden sonra kabine değişikliğinin olma ihtimali zayıf görünüyor ama yeni partilerin kuruluşuyla birlikte milletvekilleri daha kıymetli hale geldi.

 

TANSİYON VE KALP İLAÇLARINI YANLARINDA TAŞIYORLAR

BÜTÇE görüşmeleri nedeniyle Meclis’te sık sık tartışma yaşanıyor, milletvekilleri birbirlerinin üzerine yürüyor. Dün de AK Parti ile HDP milletvekilleri birbirlerinin üzerine yürüdü, vekillerin yumruklaşmasına ramak kaldı. Tartışma HDP milletvekili Serpil Kemalbay Pekgözegü’nün “Bu bir bütçe değil, siyasal İslam soslu, türbanlı, abdestli bir soygun” sözleri üzerine patlak verdi. AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin“Bu nasıl bir şeydir? ‘Abdestli, türbanlı soygunculuk’ ne demek? Bu nasıl bir üslup? Yeter artık! Nefret suçu var” diyerek itiraz etti. Özlem Zengin, HDP milletvekilinin özür dilemesini ve cezalandırılmasını istedi.  AK Parti milletvekilleri, “Burası Kandil değil, Kandil ağzıyla konuşuyor. Provokatör, nefret suçu işleniyor” şeklinde tepkilerini sürdürdüler.  AK Parti ve HDP milletvekilleri birbirlerinin üzerine yürüyüp yumruklaşma aşamasına gelince oturumu yöneten başkan ara vermek zorunda kaldı. Geçmişte Meclis’te çıkan kavgalar sonucunda yaralanan hatta hayatını kaybeden milletvekilleri oldu. O nedenle aman diyoruz. Küçük bir kıvılcım büyük bir yangına neden olabilir. Bütçe görüşmeleri sırasında sık sık çıkan kavgalar milletvekillerinin sağlıklarını da etkilemeye başladı. Milletvekilleri, şeref salonunun hemen yanındaki sağlık merkezine giderek tansiyonlarını ölçtürmeye, kalp ilaçlarını ve tansiyon haplarını yanlarından eksik etmemeye başladılar.

 

MAHALLENİN AĞIR ABİLERİ

 

AHMET Davutoğlu ve Ali Babacan partilerinin kurulacağı ortaya çıkınca, muhafazakâr kesimin önde gelen isimleri bir çaba içine girdi.

Eski milletvekilleri Feyzullah Kıyıklık, Ekrem Erdem, Harun Karaca, Ahmet Albayrak, İsmail Erdem, Nuri Albayrak, Hasan Basri Yıldız ve Ünal Kaçır’ın da yer aldığı, 13-14 kişiden oluşan heyet ilk görüşmesini Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yaptı. Bu grubun içinde yer alan bazı isimler AK Parti’nin kuruluş sürecinde de Erbakan’ı ziyaret ederek partinin başına Erdoğan’ın geçmesini, böylece “ümmetin bölünmesinin önüne geçilmesini” önermişti. Gelişmeler karşısında kendilerini sorumlu hisseden heyet,  Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ziyaret ederek birlik ve bütünlüğün sağlanması yönünde adım atmasını talep etti. Heyet, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’la da bir araya geldi. 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’le ise heyeti temsilen Feyzullah Kıyıklık ile Ekrem Erdem görüştü.

“Birlikte başardık, başaracağız” ilkesinden hareket eden heyet, görüşmeler sırasında anlaşmazlıkların diyalog yoluyla çözülebileceğini savundu. “Birliğimizi koruyamazsak, kendi ellerimizle ülkenin yönetimini sola teslim ederiz”  görüşünü savunan heyet temaslarını tamamladı ama Davutoğlu ve Babacan’ın yeni parti kurmalarının önüne geçmek mümkün olmadı. Heyette yer alan isimlerle konuştum. Kapıların tamamen kapanmadığı görüşündeler. “Tayyip Bey’den adım atmasını bekliyorlar” diyorlar. Mahallenin abileri umutlu ama görünen o ki köprülerin altından çok sular akmış ve iş geri dönülemez bir sürece girmiş.

 

Yorum Yazın