Reklamı Geç
arslanoğlu 800x600
Sonay İnşaat
Yükseliş Koleji
Yılmaz Tuhafiye
Halep Tur
Kamil Akdoğan

Kamil Akdoğan

Mail: [email protected]

Gönül Kahvesi

Neme Lazım!

Tarkan

 

Neme Lazım!

 

OSMANLI’nın muhteşem zamanlarıdır.

 

Kanunî Sultan Süleyman devletin akıbetini düşünür; “günün birinde Osmanoğulları da inişe geçer, çökmeye yüz tutar mı?” diye. 

 

Bu gibi soruları çoğu zaman süt kardeşi meşhur alim Yahya Efendi’ye sorduğundan bunu da sormaya niyet eder. 

 

Güzel bir hatla yazdığı mektubu Yahya Efendi’ye gönderir.

 

Mektupta “Sen ilahi sırlara vakıfsın. Bizi de aydınlat. Bir devlet hangi halde çöker? Osmanoğullarının akıbeti nasıl olur? Bir gün izmihlale uğrar mı?” der.

 

Mektubu okuyan Yahya Efendi’nin cevabı çok kısa ve şaşırtıcıdır; “Neme lazım be Sultanım!”

 

Topkapı Sarayı’nda bu cevabı hayretle okuyan Sultan Süleyman buna herhangi bir mana veremez.

 

“Acaba bu cevapta bizim bilmediğimiz bir sır mı vardır?” diye düşünür.

 

Nihayet kalkar Yahya Efendi’nin Beşiktaş’taki dergahına gider ve der ki:

- Yahya Efendi mektubuma cevap ver. Bizi geçiştirme, sorumu ciddiye al. 

 

Yahya Efendi şöyle bir bakar:

- Sultanım sizin sorunuzu ciddiye almamak kabil mi? Ben sorunuz üzerinde iyice düşündüm ve kanaatimi size açıkça arz ettim.

 

- İyi ama ben bu cevaptan birşey anlamadım. Sadece “Neme lazım be Sultanım” demişsiniz. Sanki beni böyle işlere karıştırma der gibi.

 

Yahya Efendi bu cevaptan sonra şu müthiş açıklamasını yapar:

- Sultanım! Bir devlette zulüm yayılırsa, haksızlık şayi olursa, işitenler de “neme lazım” deyip uzaklaşırsa, sonra koyunları kurtlar değil çobanlar yerse, bilenler de bunu söylemeyip susarsa, fakirlerin, yoksulların, muhtaçların, kimsesizlerin feryadı göklere çıkarsa, bunu da taşlardan başka kimse işitmezse, işte o zaman devletin sonu görünür. Böyle durumlardan sonra devletin hazinesi boşalır, halkın itimat ve hürmeti sarsılır. Asayişe itaat hissi gider, halka hürmet duygusu yok olur. Çöküş ve izmihlal de böylece mukadder hale gelir... 

 

Bunları dinlerken ağlayan koca Sultan, söyleneni başını sallayarak tasdik eder. 

Sonra da Allah’a, kendisini ikaz eden bir alimin varlığı için şükreder. 

Bu türlü ikazlardan geri kalmaması için Yahya Efendi’yi tembih ettikten sonra oradan ayrılır.

*****

Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır: ’’Sizden kim ki bir münker ve kötülük görürse onu eliyle değiştirsin. Buna gücü yetmezse ona diliyle müdahale etsin. Buna da gücü yetmezse, ona kalben buğz etsin (kalben onu reddetsin). Bu ise imanî tavrın en zayıf olanıdır.’’ 

 

Yani bir kötülük gördüğümüzde “Neme lazım” diyerek tepkisiz kalmak yapılacak en büyük fenalıktır.

 

Ve biz bilmekteyiz ki “Hakkı söylemeyen / haksızlık karşısında suskun kalan dilsiz şeytandır.”

 

Bir sıkıntı gördüğümüzde tepki koymamızın sebebi budur.

 

Sevgiyle kalın 

Kâmil Akdoğan 

Kapan Mobilya

Yorum Yazın

Esmergil
İstanbul Oto Gaz