Reklamı Geç
Yükseliş Koleji
Yükseliş Koleji
Yılmaz Tuhafiye
Recep AYDÖNER

Recep AYDÖNER

Mail: [email protected]

NEREYE KADAR

NEREYE KADAR

Rahmetli Menderes dönemi ihtilalci ve şer cephesinin uydurduğu yalanlardan birisi şuydu; Hükümetin adamları üniversitedeki gençlerden yüzlercesini dev kıyma makinelerinde öğütmüşler! Menderes ve ekibini halk nazarında küçük düşürmek maksatlı bu yaygara sonuçta temelsiz ve gerçeği yansıtmıyordu. Ancak memleketimizde insanları gerçekten öğüten kurumlar ve darbeler hiç eksik olmadı. Her darbe kendisine muhalif gördüğü hemen herkesi hain ilan edip değerli insanları ya yurt dışına kaçmak mecburiyetinde bıraktı veya zindanlara doldurarak kıyıma uğrattı. Cumhuriyetin ilk yılları; yurt genelinde din âlimleri, kanaat önderleri, hatta Kur’an öğretmekte ısrarcı hafızlar bile idam edildi. İstiklal Marşımızın yazarı Mehmet Akif Mısır’da yaşamına devam etmek zorunda kaldı, değerli komutanlar ya ev hapsinde veya uzak ülkelerde yaşamak zorunda bırakıldı. 60 ihtilalinde orduda darbeye iştirak etmeyenler alaşağı edildi. 12 Eylülde binlerce vatan evladı sağcı-solcu denilerek yaşamlarını hapishanelerde tamamladı. 28 Şubatta binlerce değerli insanımız mürteci, imam hatipli vb değerlendirmelerle üniversitelerdeki işlerinden edildi, katsayı zulmüyle kardeşlerimiz, bacılarımız yabancı ülkelerde okumak zorunda kaldılar ya da eğitim hayatını bıraktılar. Çoğunlukla okudukları yerlerin tespit edilenlerin aldıkları diplomaların YÖK eliyle denkliği iptal edildi. FETÖ denen alçaklar sürüsü ordumuzu, emniyetimizi ele geçirip tüm kimyasını bozdu, buralarda kıyımlar yapılmasına sebebiyet verdi.

Milli Eğitim Bakanlığı 5-10 yılda bir sistem değişikliği nedeniyle bir jenerasyonu, YÖK sistem değişikliğiyle başka bir dönemi öğütüp yok ediyor. İnsanımız hak etmedikleri düzeyde yaşamlarla kendilerini kahrediyor, mutsuz yaşamlarla, uyduruk işlerde ömür tüketiyorlar. 100 yıl geçti eğitim sistemini kökünden yıkanlar hala düzgün bir sistem kuramadılar. Çünkü gelen, getirilmeye çalışılan sistemler bize hep dar geldi, sıkıntılar oluşturdu. Her gelen farklı düzenlemelerle aklı sıra sistemin aksayan yönlerini düzeltmeye çalıştı, her defasında daha berbat hale getirdi. Adı milli olan bakanlık maalesef hiçbir zaman milli olamadı. Oysa Türklüğün merkezi olan ülkemiz adam gibi bir bayrak kaldırabilse arkasında milyonlar yürümeye başlayacaktı. İşte sorulması gereken soru; Eğer Lozan’da İngilizlere imzalanan antlaşmada buna ait hüküm varsa lütfen milletimize açıklayınız! Bu millet kaderini çizen bir anlaşmanın hükümlerini 100 yıl geçmesine rağmen öğrenemiyorsa yaşamasın daha iyidir.

Bu milletin eri, yiğidi bitmez tamam da, artık enerjimizi boşa harcamayı bırakıp kendi yolumuza gitmemiz gerekiyor. Yüz yıldır yapmayı istediğimiz her şey içeriden ya da dışarıdan birileri tarafından engelleniyor. Yetişmiş elemanlarımız katlediliyor, susturuluyor, ortadan kaldırılıyor. Okumaya, bir şeyler öğrenmeye çalışan insanlar akıntıya karşı kürek çekmeye zorlanıp koca bir millet yerinde saymaya, sömürge olmaya, manda yönetimine adeta zorlanıyor. Bunu Milli Eğitimle başaramadılar, içimizdeki adamları satın almak suretiyle darbe yapmaya, ülkeyi bölüp parçalamaya kalkıştılar. 80 yılda yapılamayanlar yönetim vatanseverlerin eline geçtiği anda 10-15 yıl içerisinde fazlasıyla yapıldı. Demek milli olmaya daha kundaktaki bebekten, beyinleri fethetmekle başlamak gerekmektedir. Beyni, zihni, benliği yabancılara satılmış, bizden adam olmazlarla uyuşturulmuş, biz yapamayızlarla iğdiş edilmiş kişiliklerle yola devam edemeyiz. Bu kesimin ise raydan çıkmışlara artık haddini bildirmesi, bunları önüne çıkan ilk durakta çöpe bırakması elzemdir.

 

Hatay İnternet TV Youtube Kanalı

Hatay İnterne TV Facebook Sayfası

Yorum Yazın