Reklamı Geç
Hatay Market
Lufian
Zeno Mobilya
Lufian
Mehmet Haşmet Kolağası

Mehmet Haşmet Kolağası

Mail: hasmetkolagasi@hotmail.com

ŞEHİR EŞKİYASI İDİK HÜCRE K

 

ŞEHİR EŞKİYASI İDİK HÜCRE K

1971 Muhtırasından sonra bir 68 kuşaklı gencin vahim hatıralarını okumuştum. Başlık ta kitabın adı idi. Bir evde dahi kutuplaşmalar varken 1971 muhtırası ve 1980 darbesinden sonra sağcı solcu gençler futbol müsabakaları yapabiliyorlar ve çay toplantılarında ülke ve dünya sorunlarını tartışıyorlardı. Aslında her iki gurubun da hedeflerinin ülkeyi kalkındırmak olduğunu görüyorlardı.

Adı geçen kitap, Milli Eğitim Bakanlığı’nca tavsiye edilmiş, ama tarihin tozlu sayfalarında kaybolmuş. Hatırlayan bile yok. Hatıraların sahibi İstanbul’da üniversite eğitimi alıyor, ama kendini bir anda ülkenin sorunlarını çözmek için yola çıkmış bir yapılanmanın içinde bulmuş, Hücre K… Banka soygunları propaganda için lazımdı ve o yıllarda bayağı yaygındı.

Kitapta kişi ve kurumlar gerçek isimleriyle verilmemiş, ama ben hatırlıyorum. Bir resmi dairenin yakılması olayı var, bu Nüfus Memurluğu olmalı… Ve hatıraları yazan kişide kırılma yapan ilk olay, yaşlı bir memurun istemeden yanarak ölmesi ve gözü yaşlı oğlunun ümitsizlik ve üzüntüsü…

Bu olay üzerine sıkıyönetim ilan edilir, hatıraların sahibi, kız arkadaşı ve diğer iki arkadaşı Karadeniz üzerinden deniz yoluyla İstanbul’dan uzaklaşır. Daha sonra o zamanların tanınmış bir nakliye şirketi, iki kamyonla ekibi ve araçlarını Ankara’ya taşıyor… Tedbir olarak ta Eskişehir üzerinden… İsmi anılmayan bir okula getiriliyorlar. ODTÜ’yü çok iyi bildiğimden orası olduğunu biliyorum. Deniz Gezmiş ve ekibi de bu okulda… İşin ilginç yanı burası bir ABD okuluydu, Marksizm’i savunan ve Marksist bir düzen kurmak isteyen bu gençler de bu okulda okumadıkları halde barınma şansı bulmuştu. Okul Rektörü Erdal İnönü de bu olaylar üzerine, yani 12 Mart 1971 tarihinde, yani 12 Mart Muhtırasında yurt dışına gitmişti, ortalık durulduktan sonra İsviçre’den geldiğini gazetelerden okumuştum. Deniz Gezmiş’in İsmet İnönü ile basın üzerinden bir tartışması var… “Kurtuluş Harbi’nde Kürtlere bağımsızlık sözü vermiştiniz.!!!” Diyor, mahkemede… Bunu İsmet İnönü kesinlikle ret etmişti. Marksizm ve Deniz Gezmiş’le bunun ne ilgisi olabilirdi. Erdal İnönü’lü SHP, 1991 seçimlerinde HEP, yani şimdiki HDP ile seçim ittifakı yapmış ve mecliste yemin skandallarına şahit olmuştuk. Bu seçimden sonra solun oyları %29’dan %20’ye düşmüştü.

Ankara’da başka bir okulda karşı görüşlü bir öğrenci aynı ekip tarafından önce işkenceye tabi tutulur ve bir ara bilinmeyen kişiler bu öğrenciyi 5. Kattan aşağı atar, ama hatıraların sahibi duyduğunda buna çok üzülür. Benim hatırladığım kadarıyla atıldığı yer Ankara Hukuk Fakültesi ya da ona yakın bir yurt idi.

ODTÜ’de olaylar sona yaklaşmıştı. Siyasi kanat her ne kadar askeri güçlerin girmesine müsaade etmek istemeseler de fakülteler ve yurt kuşatılmış. Aranan gençler yurt damına çıkmış ve kendilerini ateş etme baskısı altında hissetmişler. İkinci bir cinayete sebep olmamak için hatıraların sahibi, kimsenin olmadığı tarafa ateş eder ve bir sivil vatandaşın daha ölümüne sebep olur, benim hatırladığım kadarıyla bir simitçiydi. Bunun yanında kendisine öldürmesi için verilen bir kişiyi de serbest bırakmıştı. Fark ettiği bir şey daha vardı, ayrılıkçılar da bu teşkilatlarda barınıyorlardı. Ayıca gruplaşmaları onu rahatsız etmişti.

Daha sonra buradan Nurhak dağlarına götürülürler, Türkiye’nin güneyinde olduğunu söylüyor, pişmandır, ülkesine duyduğu vatan aşkı vatanına zarar vermişti, eşi de hamileydi. Ona hatıralarını teslim eder, eşinin okumasını ve çocuğuna da okutmasını ister.

Beklediği halk ayaklanması başlamamış ve oraya beklenen lider kadrolar da gelmemişti. Onun hatıralarına yazmadığı ve daha sonra ortaya çıkan, emekli edilmiş bazı generaller gene ABD’nin okulu ODTÜ’de Marksist bir darbe çalışması yapıyorlardı. Bunu gerçekten milli olan MİT açığa çıkarmış ve 1971 muhtırası ve sıkıyönetimle bertaraf edilmişti. Açığa çıkaran Mit mensupları da sözde milli olan basınca, güya onları onore etmiş gibi yayınlayarak deşifre etmişler ve Mit’ten ayrılmalarını sağlamışlardı.

Hatıraların kahramanı Nurhak dağlarında asker kuşatmasında kendini cezalandırmak ister, diğerleri yere yatarak askerin kendilerini teslim almasını beklerken, o, yani Mehmet, askere zarar vermek için değil, kendini vurmaları için sağa sola ateş eder, hatta askerlerin sabrını taşırmak için yakınlarına da ateş eder.

Anne ve Baba için çocuğunu okutmanın nelere mal olduğunu şu anda daha iyi idrak ediyorum. Gençler bunu hissetmeli ve görevlerini en iyi şekilde yapmalıdırlar. Provokatörlerce çıktıkları yolda kendilerini yola çıkaranları sonunda yanlarında bulamayacaklardır, Mehmet gibi...

Anne ve baba çocuğunun okulda karşılaştığı zorlukları diyalog yolunu açık tutarak araştırmalı ve hatta özel öğretmen tutarak dahi zorlukları aşmasına yardım etmeliler.

1971’den 1974 yılına kadar gençler okullarda cennet hayatı yaşıyorlardı. 1974 Eylül’ünde çıkan Karaoğlan affıyla hapishaneler boşaldı ve talebe oldukları bile belli olmayan provokatörler yeniden okulları doldurdular ve yeni Mehmetleri ağlarına düşürdüler. 1980 darbesinin zemini 1974 affıyla hazırlanmış oldu. Gençler, hayat sizin, başkalarına ipotek etmeyin, anne ve babanıza ölmeden ölümü tekrar tekrar yaşatmayın.

Sağlık ve esenlikler Mehmet haşmet Kolağası

Anasayfaya Dönmek İçin Tıklayın

Makale Yorumları

  • BÜLENT eroglu28-01-2021 20:13

    Eline yüreğine saglik

  • Bulent28-01-2021 20:12

    Eline yüreğine sağlık, daha güzel bir temenni ve nasihat olamazdı.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Hit Abone Ol