Reklamı Geç
Vadi
Mert Kasap
Güneyler
Mert Kasap
Selma Aksu

Selma Aksu

Mail: [email protected]

AKIL VE İDRAK 

 

AKIL VE İDRAK 

 

Dünyanın ve insanlığın tüm kurgusu zıtlıklar üzerinedir.


Adalet ancak zulümle anlaşılabilir.
Bilim ancak cehaletle.
Güç ancak zayıflıkla.
Feraset ancak aptallıkla..
Zenginlik fakirlik ve yoksullukla.
Hani filozofun biri diyor ya ayakkabım olmadığı için üzülüyordum ta ki ayağı olmayan bir çocuk görünceye kadar.
İnsan ne yazık ki daha beterini gördüğünde elindeki nimetin kadrini anlayabiliyor.
Derler ki insan zihninin en iyi kavrayabildiği an mukayese anıdır..

Çünkü insanın aklı sınırlıdır.
İnsan hürriyetin kıymetini esaret altına alındığında anlar
Dostunun kıymetini düşmanla karşılaştığında.
İyi komşunun kıymetini akrep gibi bir komşuya rastladığında
Ana babanın kıymetini kötülerle karşılaştığında anlar insan.
İyi günlerin kıymeti kötü günlerle anlaşılır.
Bir de dönüşümler vardır.
Dönüşümler olmazsa iyiler kendini yenileyemez..

Kış gelmezse Bahar aynı tazelikte açmaz.
Çiçekler aynı güzellikte kendini gösteremez.

İnsan hastalığı görmeden kendini toparlayamaz ve sağlığını idrak edemez.

Bu yüzden derler ki çok okuyan değil çok gezen bilir.
Çünkü çok gezen mukayese yapmayı bilir.

Zıtlıkların yanı sıra, zıt olan unsurlar bir birlerini tamamlamaktadır. En başta, bir erkek ve bir kadın olmak üzere dünyaya gönderilen Hz. Adem ve Havva en başta birbirlerini tamamlayan iki insandır. Sonrasında ise, Habil ve Kabil, iyilik ve kötülüğü sembolize eder. 

Karanlık ve aydınlık, gündüz ve gece, ak ve kara gibi pek çok zıt kavramlar, kendi aralarında zıt ve bir birlerini tamamlarlar. Bu durum, Kur’an-ı Kerimde “Biz her şeyi çift yarattık” ayeti ve “Her şey zıddıyla bilinir” gerçeği ile ifade edilmektedir. Bu durumu 5.000 yıl önce Çin’de bir felsefe olarak ele alınan Yin Yang ile açıklanmış ve belli prensipler ortaya koyulmuştur.


Eğer, zıtlıklar olmasaydı, yeknesak bir hayat olurdu. İnsan bir gün gelir ondan da bıkardı, bazen iyi, bazen kötü, bazen hasta bazen sağlıklı, bazen mutlu bazen mutsuz olduğu durumları arar. Çünkü, güzelliğin kıymetini ancak çirkinliklerle anlayabilir. Sağlığın kıymeti hastalıklarla ve ölümle anlaşılmaktadır. Bu durum öylesine vazgeçilmez duruma gelmiştir ki; sürekli barış halinde insanların yaşayamayacağı gerçeğiyle toplumlar kendilerine suni düşmanlar icat etmişlerdir. Psikolojik harp stratejileri gereği, bir zamanlar Demir Perde ülkelerinin Akdeniz’e inme arzusundan Güney ülkeleri için bir düşman olarak ortaya koyularak soğul savaş meydana getirilmiş olması gibi, 1915 zorunlu tehcirinin bir başka ülke için düşmanlık meydana getirilmesi amacıyla kullanılması, suni terör grupları kurarak topluma potansiyel düşman ortaya koyulması gibi pek çok şekilde kötüye kullanılmıştır. Daha ötesi, Hristiyanlık aleminde İslam dünyasının ötekileştirilmesi de bu bağlamda görülebilir.

Musibetler insanın acizliğini ortaya koyar kul olma idrakini pekiştirir.
Ve insan her zorluk ve musibetten güçlenerek çıkar..

İnsan farkındalık oluşturacak işlere yönelmelidir okumak bunlardan biridir çok çeşitli insan tanıma çok çeşitli memleketler görmek insanın bu bilgi birikimine katkı sağlar..

Selma Aksu

 

Kapan

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Ekrem