Reklamı Geç
Güneyler
Vakıf Katılım
Vakıf Katılım
Marina
Hakan Mert Doğan

Hakan Mert Doğan

Mail: [email protected]

Allah İçin Sevebilmek

 

Allah İçin Sevebilmek

 

Her iş sevgiyle başlar, muhabbetle ilerler, sadakatle devam eder.

Bizler yoktan var olan, Rabbimizin sevgisine mazhar olmuş kullarız. Bizleri değerli kılıp yaratmaya layık gören, kulları arasına ilhak eyleyen mabudumuza karşılık en başta yapmamız gereken derin bir sevgi ve muhabbettir. Yarattıklarını sevmek aslında yaratanı sevmektir. Doğumla başlayıp ölümle sonlanan bu fani dünyada bizler gözlerimizi açtığımız anda, Allah sevgisinden sonra insanı sarıp sarmalayan anne ve baba sevgisini kendimiz de buluruz. Hayatın her anında muhtaçlığını hissedeceğimiz bir sevginin kapısını aralar adeta.

Gelecek neslin sağlıklı ve yalpalanmadan ilerleyebilmesi bu sevgiden geçmektedir. Bu bir zorunluluk değil, aksine bir ihtiyaçtır. Sevgisiz büyüyen çocuk sevmesini bilmiyor, sevgi görmeyen hayata olumsuz ve umutsuz bakıyor. Bunu kimsenin yaşamaya ve yaşatmaya hakkı olmadığı gibi seyirci kalma lüksü de olmamalıdır. İnsanoğlu yaratılış gereği sevmeye meyillidir. Kimi doğayı, kimi havada uçuşan bir kelebeği, kimi de kaldırımda yürüyen karşı bir cinse gönlünü kaptırır, savrulur gider. Her şeyin bir ölçüsü ve kuralı olduğu gibi sevginin de gerektiğinden fazlası kişinin kendi kul hakkına girmesidir. Peygamberimiz bir hadis-i şerifte şöyle buyuruyor; "Sevdiğini ölçülü sev ki bir gün onu sevmemen gerekebilir, sevmediğine de ölçülü davran ki bir gün onu sevebilirsin." Düsturumuz bu minval üzere olmalı, aşırılıktan ve fanatizm boyutuna varacak sevgiden kaçınmalıyız.

Gençlik dönemin de birey bir arayış ve karşı cinse yönelim arzusundadır. Bu durum gayet normal karşılanmalı ve kişiye baskı yapılmamalıdır. İslami sınırlar içerisin de biriyle görüşmesine, evleneceği kişiye belli sorular sorarak tanımasına izin verilmelidir. Gayr-ı meşru gezmek tasvip edilmemekte, yalnız kalmalarına müsaade edilmemektedir. Ciddi düşünülen kişi, İslami usullere uygun olarak talip olunmalıdır. Aksi takdir de çıkışı olmayan bir yolda kendini bulabilir. Müslüman kardeşim bu sözlere kulak ver;

Fani olan bu dünya sürgünün de gelip geçici heveslerin peşinden koşmanın inan ne sana ne de bir başkasına faydası var. Değmeyen biri için kendini üzdüğün de anlıyorsun bazı şeylerin boş ve bir anlık heves olduğunu. Kendini alıkoymak, sınırlandırmak zor olsa da imkânsız olmamalı.

Helalini aramalı, bu uğurda sınırları zorlamasını da bilmelidir. Gerekirse ısrarcı olmalı ama onuruna laf ettirmemelidir. Sevgi karşılık bulduğunda bir anlam ifade etmekte, diğer türlüsü tek taraflı ölüme terk edilmedir. Olsun diye diretmenin artık bir anlamı kalmamıştır. Geriye yaşanmayı bekleyen bir hayat ve yarıda kalmaya mahkûm hayaller yatmaktadır. İnsanın karşısına ne zaman nasıl bir kısmet çıkacağı bilinmemektedir. Ansızın gelir bulur, dilin tutulur, kimyan bozulur. Yıldıza üzülürken Ay nasip olur, farkına bile varmazsın. Böyledir bu hayat bazen üzülür, bazen kederlenir, bazen de gülücükler eksik olmaz insanoğlunun yüzünden. Sevginin açamayacağı hiçbir kapı, giremeyeceği hiçbir gönül yoktur.

Son olarak ne mutlu birbirlerini Allah rızası için sevenlere ve sevgisi karşılık görmese bile sevmeye devam edenlere…

 

HAKAN MERT DOĞAN

YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ

İLAHİYAT FAKÜLTESİ ÖĞRENCİSİ

 

Kapan

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Dilan Polat