Reklamı Geç
Özyurt Silah
Vakıf Katılım
Vakıf Katılım
Bizim Kebap
Osman Onbaşıgil

Osman Onbaşıgil

Mail: [email protected]

BANA BİR HARF ÖĞRETENİN KIRK YIL KÖLESİ OLURUM

 

“BANA BİR HARF ÖĞRETENİN

KIRK YIL KÖLESİ OLURUM.”

(Hz.Ali)

2021-2022 Öğretim yılı bugün sona eriyor. Bu Eğitim yılında çocuklarımıza bilgiyi ve edebi öğreten tüm öğretmenlerimize ve okul yöneticilerimize şükranlarımı sunuyorum. İyi ki varlar.

Bu eğitim sezonunu başarıyla tamamlayan tüm öğrencilerimizi de tebrik ediyorum. Onlara da güzel bir yaz tatili ve gönüllerince güzel günler diliyorum.

Hz.Ali (r.a.) tarafından söylenen yukardaki veciz söz; okumanın, ve öğrenmenin önemini ve değerini ifade eden çok anlamlı bir sözdür. Ve gerçekten insanlar okumayı yazmayı ve bilmedikleri şeyleri öğrenmek için yıllarca emek sarfederler, yıllarca sıkıntı ve zahmet çekerler.

Okullara giderler, kütüphanelere giderler, Uzak memleketlere giderler, okumanın, öğrenmenin ve ilmin tâlibi ve kölesi olurlar. Çünkü, her türlü kötülüğün, ahlaksızlığın, sapıklığın ve inançsızlığın temelinde bilgisizlik ve cehâlet (bağnazlık) vardır. İnsanlar câhil oldukları zamanlarda hem insanî yönden, hem de medenî ve ahlakî yönden geri kalmış. Pek çok kavim ve millet doğru yoldan sapmış, azgınlaşmış, zalimleşmiş, hayasızlaşmış ve birbirlerine zulmetmiş. Bu yüzden de helak olmuşlar.

Rabbimiz Allah bunu Kur’anda şöyle bildirir: “Biz halkı zâlim olan nice kasabaları yerle bir ettik.Ve arkasından orada başka kavimler yaşattık.” (Enbiya-11) Günümüzde de insanların çoğu cahil olduğu için toplumda zulümler, haksızlıklar ve kötülükler devamlı çoğalmaktadır. Sizce de öyle değil mi?.. Zira câhil olan insan; insanî, vicdanî ve ahlaki değerlerden yoksun olur, her türlü kötülüğü ve zulmü işler.

Nefsine ve insanlara karşı zâlim, Allaha karşı âsi olur! Câhil insanlar yaptıkları kötülükler ve iffetsizlikleriyle hem kendilerinin, hem de toplumun güven ve huzurunu bozarlar. Hem topluma hem de çevreye zarar verirler.. Bu nedenle iyiyi ve doğruyu, Hak ve hakikati faydayı ve zararı öğrenmek, barışı ve huzuru tesis etmek istiyorsak mutlaka okuyup ilim ve irfan sahibi olmalıyız.

Güzel ahlak ve erdem sahibi olmalıyız. Ve bizi yaratan Rabbimiz Allah Kur’anda: “Oku! Seni yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir kan pıhtısından yarattı. Oku! Senin Rabbim sonsuz kerem (iyilik) sahibidir. Kalemle yazmayı öğreten O’dur. İnsana bilmediklerini öğreten O’dur.” (Alak:1-5) buyurduğu gibi hep okumalıyız.

Devamlı okumalıyız. Peki, neyi okumalıyız? Hak ve hakikati, İyiyi ve doğruyu, güzeli ve faydayı, insanlığı ve erdemlilği öğreten tüm kitaplarını okumalıyız. Başta mukaddes kitabımız Kur’anı okumalıyız. Hatta, Rabbimizin ifadesiyle kendimizi okumalıyız. Arz ve semayı okumalıyız.

Velhâsıl mümkünse kâinatı ve kainatta varolan her şeyi okumalıyız. Onlardan öğreneceğimiz bir harf bile olsa!. Hz.Ali’nin (r.a.) ifadesiyle ilmin ve âlimin tâlibi ve kölesi olmalıyız.

Çünkü, ilimdir insanın mürşidi. ilimdir insanın en sadık dostu. İlimdir insanın hayat ve huzur reçetesi. Bu nedenle peygamberimiz bizlere şu öğüdü verir: “İlim Çinde dahi olsa gidip onu alın.” Bu nedenle Hz.Ali ilmin ve âlimin kölesi olmayı öğütler.

Bu nedenle Rabbimiz Allah hayatın güzelliklerini ve ilkelerini öğrenelim ve feyizli bir hayat yaşayalım diye hem okumayı emretmiş, hem de okuyup ders ve öğüt alalım diye bir ilim ve öğüt kitabı olan mukaddes kitabımız Kur’anı bizlere göndermiş ve şöyle buyurmuştur: “Bu kitab (Kur’an) âyetlerini okuyup düşünsünler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek (bereketli) bir kitaptır.” (Sâd-29) Bu nedenle sevgili dostlar, Peygamberimiz Hz.Muhammed alehisselam bir hadisinde: “Ya öğrenen olun, ya öğreten, ya da onları sevenlerden olun, sakın dördüncüsü (cahillerden) olmayın. Yoksa helâk olursunuz.” buyurduğu gibi hem öğrenen olalım, hem öğreten olalım, hem de her ikisini sevenlerden olalım. Öğrenirken de öğretirken de hem ilmi sevelim hem de birbirimizi sevelim.

Severek öğrenelim, sevdirerek öğretelim. Öğretene de öğrenene de saygılı, müşfik ve merhametli olalım. Kaba ve katı söz ve davranışlardan uzak duralım!. Hep birlikte hem öğrenen hem öğreten olalım. Hem öğretmen hem de öğrenci olalım. Ve her zaman birbimizin iyilik dostu olalım.

Rabbimiz Kur’anda: “Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği öğütlerler-öğretirler-, kötülükten alıkorlar...” (Tevbe-71) buyurduğu gibi birbirimize daima doğruları ve iyi şeyleri öğretelim, öğütleyelim. Kötülüklerden sakınalım ve sakındıralım.

Rabbimizin bu öğüdünü ilke edinirsek, inanın birbirimizden öğreneceğimiz çok güzel şeyler olacaktır. İnsan ilim ve irfan sahibi dostlarından ve büyüklerinden birçok güzel davranışlar öğrendiği gibi insan bazen küçük bir çocuktan bile çok şeyler öğrenebilir. Mesela; Otoyolda arabayla hız yapan bir babayı uyaran çocuk gibi.

Ezan okunurken TV’nin sesini kısarak ezana saygılı olmayı hatırlatan bir evlat gibi. Anneye kızıp bağıran babayı uyaran kız evladı gibi. Bu bağlamda yukarda da ifade ettiğimiz gibi toplum olarak hepimiz birbirimizin eğitmeni ve öğretmeniyiz. Bu serüvende birbirimizle olan ilişkilerimiz, söz ve davranışlarımız cahillerinki gibi kaba ve katı olmamalı, tahkir ve tekfir edici olmamalı. Daima eğitici ve öğretici ve kucaklayıcı olmalı, feyizli, merhametli, müjdeli ve müşfik olmalı ki, eğitimimiz ve imtihanımız güzel ve başarılı olsun.

Rabbimizin rahmeti ve mağfireti, ihsanı ve mükafatı bizimle olsun.

Ömrümüz huzurlu ve feyizli, âhiretimiz kurtuluş ve saadet olsun.

17.06.2022.

(muallimosman)

 

Kapan

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Dilan Polat