Reklamı Geç
Gökçesan
Dilan Polat
Muhtarın Yeri
Haas Taş Sanatları
Zülfiyar

Zülfiyar

Mail: yilmazsuleyman@yahoo.com

Değer eğitimi, ne zaman, nasıl?

 

Değer eğitimi, ne zaman, nasıl?

Süleyman Yılmaz1

Değer, bir toplumun kendi örf, anane, gelenek, görenek, değer yargısı, ahlaki normlarından damıttığı ve nesilden nesile aktarma gayretinde olduğu kültürel birikimleridir. Değer, toplumca benimsenmiş iyiye, güzele, doğruya dair toplum yararına tüm pozitif olguları içerir. Değerlerin eğitiminde olumlu kimlik geliştirmek çabası vardır. Ne zaman ve nasıl verileceği her sosyal konuda olduğu gibi ikilem oluşturmaktadır.

Muhafazakâr kesimler değere maneviyat temelli baktığından dolayı değer eğitimini inanç temelli ele almaktadır. Bu kesime göre değerler insanlardın iyi olması ve ıslah edilmesi için inançlarla iç içe olmalıdır. Seküler kesim, değer eğitiminin inanç temelli olmasına karşı çıkar, bu nedenle tıpkı din eğitimi gibi değer eğitiminin de ailede verilmesi tezini savunur. Oysa değer eğitimi ebeveynler rol modelliğinde evde başlamalı, okuldaki eğitimci rol modelliği ile pekiştirilmeli, çevre unsurlarıyla güçlendirilmelidir. Böylece, ev, okul ve çevre üçlüsünün uyumunda sağlıklı bir değer eğitimi şekillendirilebilsin.

Okul öncesi dönemde çocuk taklitçidir. Ailenin büyük bireylerini taklit eder. Ebeveynlerin ne dediğiyle değil, ne ve nasıl yaptığıyla ilgilenir. Bu bir rol modellik eğitimidir. Büyüklerimiz, lisan-ı hâl, lisan-ı kâlden üstündür. Yani, hal dili söz dilinden önce gelir. Bu duru okul ve çevre için de geçerlidir. Çocuk tutarlı bir davranış modeli bekler. Çelişkileri ise kesinlikle kabul etmez ve büyüklerin adeta yüzüne vurur; “Ama sen de böyle demiştin, ama sen de böyle yapmıştın”, diye. Bu durum bir ayna yansımasıdır.

Hiçbir anne baba özünde çocuğunun toplumsal ve ahlaki değerler açısından kusurlu olmasını, değerlere bigâne kalmasını istemez. Akademik anlamda oldukça başarılı olmasını dilediği gibi, ahlaki ve değer yargıları açısından mükemmel olmasını da diler. Bu eğitimler sırasında eksik kalan her bir önemli değerler, ileride onulmaz, telafisi zor hallere dönüşebilir. O nedenle değer eğitiminin zamanlı ve dozunda verilmesi oldukça önem arz eder.

Değerler kendi arasında, milli, dini ve kültürel değerler olarak üç kısma ayrılır. Milli değerler, millet olabilme ve kendini bir millete ait olma duygusuyla şekillenir. Vatan, bayrak, dil gibi öğeler millet olabilmenin ana unsurlarıdır. Dini değerler, inanılan dinin kutsal öğretilerinden süzülmüştür. Amil unsur, yaratıcı güce itaat etme ve istenilen bir birey olmayı yansıtır. Kültürel değerler, ahlaki, gelenek, görenek, örf, adet ve bir arada yaşama kültüründen teşekkül eder. Hepsinin nihai sonucunda, iyi, mükemmel insan olabilmeyi hedeflenilir.

Genel kabul gören değer örnekleri sıralandığında; sevgi, saygı, doğruluk, dürüstlük, yardımseverlik, vatanseverlik, misafirperverlik, adalet ve eşitlik gibi birlikte yaşama kültürünü temsil eden öğeler ön plana çıkar. Bu başlıklar mutlu, huzurlu, güvenli ve müreffeh bir toplumun da esasını temsil eder.

Ahlaki değerler iyi ve kötü arasında iyiden yana tercih yapmayı teşvik eder. Toplumsal normlardan doğar ve yükselir. Toplumdan topluma değişim gösterir. Etik ise ahlaki değerleri inceleyen, kurallar manzumesi içinde işleyişini kontrol eden, kanuni nizamlardır. Etik ilkelerin arkasında yaptırım gücü olarak kanun ve kurallar vardır. Bu nedenle etik ilkeler evrenseldir ve insanın evrensel bir nitelik taşımasını öncüller. Bir nevi insanın evrensel bir kimlik taşımasını da ifade eder.

Milli, dini ve kültürel değerler yalnız günümüz insanının gündeminde değildir. Bin yıl öncesindeki El Farabi, Yusuf Has Hacib, Kaşgarlı Mahmut, Hoca Ahmet Yesevi gibi Türk bilgin ve düşünürlerinin eserlerine bakıldığında kusursuz, ferasetli, cesur ve kâmil insan profilinin tariflerine rastlanır. Günümüzde UN (Birleşmiş Milletler), UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü) gibi birçok uluslararası kuruluşlar müreffeh, yaşanılabilir bir dünya, sağlıklı toplumlar için değer eğitimi üzerine pek çok projeler geliştirmişlerdir. Son örneği ise bir yerel yönetim olarak Konya Selçuklu Belediyesinden vermek istiyorum. Yaklaşık on yıldır Selçuklu ilçesinde yürütülen değerler eğitimi projesiyle, öğretmenler, çocuklar, aileler, kantinci, servis şoförü, temizlik elemanları gibi çoklu bileşenler için uygulamalı değer eğitimi yürütülmektedir.

Bir belediyenin asli görevleri olan yerel hizmetlerin haricinde kültür adına yapılabilecek en büyük yatırım diye düşünüyorum.

Whatsapp İhbar Hattı

Makale Yorumları

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Odabaşı PTT