Reklamı Geç
Fima Oto Durmuş Yıkar
Zekeriya Gök Leziza
Ekrem
Özyurt Silah
Mehmet Haşmet Kolağası

Mehmet Haşmet Kolağası

Mail: [email protected]

DİJİTAL PAZAR EKONOMİSİ VE FİYAT İSTİKRARI

DİJİTAL PAZAR EKONOMİSİ VE FİYAT İSTİKRARI

Pazar ekonomisi fiyatların pazarda oluştuğu, teşebbüs özgürlüğünün olduğu ekonomik sistemi anlatır. Öncelikle 2. Dünya Harbi’nde, sonra da Sovyetler Birliği’nin dağılması sürecinde kolektivist ekonomik sisteme karşı tartışılmaz üstünlüğünü gördük. Ancak dijital çağda pazar ekonomisinin aksayan kısımlarının teknolojiyle desteklenmesi için yeniden ele alınması gerektiği son manipülasyonlarla ortaya çıkmıştır

Pazar ekonomisinin vazgeçilmezliği, kişi özgürlüğünün, bireysel ve toplum olarak gelişmeye açık sınırsız bir alt yapı sağlamasındandır. Bunun önemi asla göz ardı edilemez. Bu insanlığın varlığının ezeli ve ebedi gerçeğidir.

Pazar ekonomisinin batı tarzı kapitalizmle etkileşerek günümüze kadar ortaya koyduğu olumsuzluklara göz atmalıyız. Bundan sonra da çözüm yollarını araştırmalıyız. Bilhassa dijital çağın nasıl bir sonuç doğuracağını tahmin ederek alınabilecek önlemleri bu günden açığa çıkarmalıyız. İnsanlığın en karanlık günlerini dünyanın tamamen merkezileştiği 3. Komünizm dijital çağı oluşturacaktır. Bundan önce dijital pazar ekonomisini kurmak zorundayız.

Zamanımızın en önemli sorunu ihtikardır. Buna fiyatların artması için mal toplayıp satışa kapalı olarak stoklamak, diyebiliriz. Bunun çeşitlerinden biri olan yetişmemiş ürünü tarlasında almayı İslam dini yasaklamıştır. Ancak bugünkü ekonomik uygulamalarda bunun hiçbir müeyyidesi yoktur. İslam’daki bu yasağın gayesi fiyatların ve mal kalitesi sıralamasının pazarda oluşmasını sağlamaktır. Bu, ne yazık ki zamanımızda ahlaki ve eğitimsizlik sorunudur ve vahşi orman kanunudur. Bir açıdan da toprak sahibinin ekonomik olarak güçsüz olması veya bütçe yapabilme kabiliyetinden uzak olmasıyla açıklanabilir. Çiftçiler maddi destekler yanında ayrıca eğitim olarak ta desteklenmelidir. Bu zaafın giderilmesi çareleri araştırılmalıdır. Bu; inşaat ürünlerinde, hazır içecek ve her türlü tarla ve sera ürünlerinde de geniş bir şekilde uygulanmaktadır. Aslında istisnasız her sektörde bu tip ahlaksız uygulamalar vardır. Ancak biz burda ahlaksızları ya da ortama uymak zorunda kalanları deşifre etmeyi gaye edinmedik. Bizim gayemiz, bugün okul öncesi eğitimde yetişen mükemmel çocuklar için uygun ortamı nasıl hazırlarızı bulmaktır. Dijital para ile esnaf ve çiftçi gibi sermaye ihtiyacı duyan diğer üreticilerde spekülatörlerin elinden kurtarılmalıdır. Bu kayıt dışını da bitirir. Destek ya da kredinin spekülasyona gitmrdiğinden emin olunmalı, yani nereye harcandığı takip edilmelidir.

Her türlü olumsuzluğa rağmen pazar ekonomisinden vazgeçemememizin iki sebebi vardır. Birincisi, dünya son gününe kadar bir imtihan ve eğitim sahası olacaktır. Tamamen kötülüğe kapalı olarak kontrol edilebildiğinde tüm insanlar zorla melek olmuş ve dünyanın da sonu gelmiş demektir. Rekabetin getirdiği gelişme inanılmaz ufuklar açmaktadır. Haksız rekabet ve rekabetsizliğin bulunduğu ortam tamamen robotlaşmış ya da zombileşmiş insanlar demektir. Belki de dijital çağın sonunda yapay zeka ve robotların bundan dolayı dünyaya sahip olacağı düşünülmektedir.

Çağımızda sermaye sahipleri malı ucuz olduğu dönemde veya daha üretilmeden ucuza satın alabilmekte ve insanların hizmetine sunulması gerektiği zamanda neredeyse iki katına bir fiyatla tüketicinin alımına sunabilmektedirler. Ürünün yetişmeden satılmasındaki afet, para sahibinin üretilmemiş malı almasında da vardır. Buna da bir hukuki yorum getirilmelidir. Tabi ki fiyatlara müdahale etmek Pazar ekonomisinin ve insani gelişmenin ruhuna ters olurdu. Ancak şunu bilmeliyiz ki esas sorun paranın bir ölçü birimi olamayacak kadar güçsüz olmasıdır. Yapılacak İlk şey sağlam bir karşılığa veya hareketli bir karşılık sepetine endekslenen dijital parayı da biran önce uygulamaya almaktır. Bu, paraya mübadele aracı olma özelliğini kazandıracaktır. Bu, aynı zamanda para için bir karşılık bulundurulmasını gerektirmez. Metre

gibi kabul edilmiş bir ölçü birimidir. (kağıt parayı zamanında insanlar nasıl kabullenemediyse, bu dediğimi de kafalar başlangıçta pek algılayamayacaktır.) Bunu (dijital pazar ekonomisinin sağlıklı uygulanmasını) belirleyecek iki kriter vardır; Bunlardan biri devletin gücü, ikincisi ise toplum ve devletin(!) eğitim ve ahlak seviyesidir.

Diğer bir sorun da tekelleşmedir. Market zincirleri sonunda ortak bir fiyatta anlaşabilmektedirler, ancak bu mevsimsel ya da olağanüstü durumlar nedeniyle oluşan bir durumsa buna bir şey söylenemez. Zira bu, pazar ekonomisinin ruhuna ters olur. Kişi malını istediği fiyata satabilir. Burada işin içindekiler bilir ki belli bir kar haddiyle malını satanlar bir sonraki seferde malı sattığı fiyatta alamaz ve bunun sonunda da iki şey olur; dürüst tacir iflas eder ya da mal karaborsada satılır. Devlet rekabet şartlarında(!) pazarda yer alabilir, olağanüstü durumlarda müdahalede de bulunabilir. Bilhassa bundan sonraki dönemde buna şiddetle ihtiyaç olacaktır. Ancak kontrol tamamen devlet kurumlarına geçerse bir çok suistimali de birlikte getirir ve gelişmeyi de bitirir.

Gelişen teknoloji çerçevesinde her sahada merkezileşme, merkezden yönetme ortamı oluşmaktadır. Bankalar artık tek merkezden yönetilmektedir. Devlet kurumları da gittikçe yetkiyi merkezde toplamaktadır. Bu, daha merkezileşmenin başlangıcıdır ve birçok mesleği ve iş sektörünü bitirecektir. Artık vatandaşlar kimlik numaralarında kayıtlı gelirlerine göre takip edilerek gelir dağılımındaki adalet daha etkin olarak sağlanmalıdır. Dijital para sınırsız fonksiyonu ve karşılık gerektirmeme özelliği ile buna çözüm olabilir. Burada staj gören öğrencilere ücret ödenmesi takdire şayandır ve bu konuda ümit vermektedir. Gençler hem sosyal yardımla desteklenmkte, hem de iş sahibi olarak topluma kazandırılmaya çalışılmaktadır. Bunun kapsamının genişletilmesi dijital çağ için gereklidir.

Örnek olarak, toplu taşıma araçlarının ücretlerinin kartla tahsil edilmesiyle vergi kaybı sıfıra inmiştir. Bu şekilde artan vergi gelirleri vatandaşa yansıtılmalıdır. Birçok iş kolunda ücretler ve ödemeler benzeri şekilde tahsil edilerek kişi gelirleri ve vergi gelirleri devlet garantisi altına alınmış olur. Dijital para ile bu işlemler hesaben yapılmış olup, piyasaya para sürülmesini gerektirmez. Ne yazık ki saygıyla karşılanan(!) birçok büyük iş adamı bankaya yatırdıkları ücretlerin önemli bir kısmını işçiden geri almaktadır. Bu ve benzeri durumların önlenmesi için genel olarak ödemeler kartlı sistem ve dijital para ile tahsil edilmelidir.

Dijital parayı da yürürlüğe koymakla, gerçekten dürüst olmak isteyen fakat piyasa şartları nedeniyle dürüst olamayan iş adamlarına da bir şans verilmiş olur.

Yakında dijital çağı bütün ağırlığıyla hissedeceğiz, daha önce tedbirini alamayan devletleri ve milletleri acı bir son beklemektedir.

Enflasyonun nedenleri arasında maliyet, faiz, talep gibi birçok “yumurta tavuk” ilişkisi vardır; ama bence esas nedeni insan ahlağını sınırlayan hırsız para sistemidir. Yani sürekli değer kaybederek insanların emeğini çalan değersiz paradır. Bir an önce gerçek para olan dijital paraya geçilmeli ve para, mal gibi alınıp satılan, sürekli değişen bir kaygan zemin olmaktan çıkarılmalıdır. Aynı zamanda vatandaşın zayıf olması kötü niyetli iş adamlarının eziyetlerine katlanmak zorunda olmalarına yol açmaktadır. Devletin güçlenmesi vatandaşın da güçlenmesini sağlayacaktır. Bunun başlangıcı da yerli enerji açığının sona ermesi ve cari açığın bitmesi ile başlayacaktır. Her şeye rağmen artık güzel günlerin yakın olduğunu görmekteyiz.

Sağlık ve Esenlikler

Kapan

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Yükseliş