Reklamı Geç
Musullu Ticret
Pati Oto Yıkama
istanbul oto gaz
Massima Çavuşoğlu Mobilya
Osman Onbaşıgil

Osman Onbaşıgil

Mail: muallimosman01@hotmail.com

GÜLMENİN DE BİR ÖLÇÜSÜ ve ÂDÂBI VAR

 

GÜLMENİN DE BİR ÖLÇÜSÜ ve ÂDÂBI VAR

Günümüzde insanların konuşmalarında, hitaplarında, söz ve davranışlarında ölçünün ve âdabın bozulduğunu üzülerek görmekteyiz.

TV yayınarında ve sosyal hayatta bu olumsuzlukları canlı olarak izlemekte ve görmektesinizdir. Öyle değil mi?. İşte, bunlardan biri de “Gülmedeki ölçü ve âdâbı”nın bozulmasıdır. Herşeyin bir ölçüsü ve âdâbı olduğu gibi elbette Gülmenin de bir ölçüsü ve âdâbı var. Genel anlamda Gülme; insanın hoşnutluğunu, sevincini ve mutluluğunu ifade eden bir yüz ifadesidir. İnsan birşeyi izlerken, birini dinlerken, tefekkür ederken, kitap okurken, sohbet ederken.. v.s. olaylardan ve sözlerden etkilenir, duygulanır ve güler.

İnsan yalnızken de güler, başkarıyla birlikte olduğunda da güler. Cünkü, “Gülme duygusu” -Gülme Güdüsü- insanın fıtratında -yaratılışında- varolan ve sadece insana has olan bir özelliktir. Gülmek; insana ve çevresine sevgi, huzur ve güven veren pozitif bir eylemdir. Bu nedenle gülmek güzeldir Ama bütün gülmeler ölçülü ve edebli olursa güzeldir. Sözlerin çirkini ve haramı olduğu gibi Gülme’nin de çirkin olanı, günah ve haram olanı vardır. Gülmenin en çirkini ve kabası; “yüksek sesle kahkaha ile gülmektir. Daha kabası ise; otuziki dişi görükecek şekilde katıla katıla gülmektir. Somurtkan ve soğuk yüzlü olmak doğru olmadığı gibi, insanların dikkatini çekip, onları rahatsız edecek şekilde gülmek de doğru değildir. Doğrusu; tebessüm ile gülmektir, yani “Gülümseme” dir. Tebessüm-Gülümseme; ön dişlerin görünmediği veya çok hafif göründüğü bir yüz yumşaklığıdır. Gülerken ağzı el ile kapatmak bir gülme âdâbıdır, tıpkı esnerken ağzımızı elimizle kapattığımız gibi.

Her şeye gülünmeyeceği gibi her yerde de gülünmez. Meselâ acı ve üzüntü veren olaylarda gülünmez; Deprem, sel felaketi, yangın, kaza..v.s. gibi.. Mescidde Kur’an okunurken, ibadet yapılırken, veya bir cenazede bulunurken kahkahayla veya sesli gülünmez.. Bu nedenle insan nerde ve nasıl gülüneceğini iyi bilmeli. Herşeyde olduğu gibi gülmede de ölçülü ve edepli olmalı. Gülmede en önemli kural; “Gülerken çevreyi ve insansanları rahatsız etmemek ve zarar vermemek” tir. İnsanları rahatsız eden, insanları üzen her türlü gülüş; çirkin ve günahtır. Bunu asla unutmayalım. Meselâ bir gece vakti herkes uykuda iken balkona çıkıp avazı çıktı kadar kahkaha atarak gülmek sizce doğru olur mu?. Veya biriyle alay ederek gülmek doğru olur mu?

Elbette doğru olmaz.

Gülmeyle ilgili bir başka husus da şudur; İnsan sesli gülecekse sesi kendi duyacak kadar kısık olmalı.

Çünkü, yüksek sesli gülmekten kimse hoşlanmaz Rabbimiz Allah da hoşlanmaz. Rabbimiz şöyle buyurur: “Yürüyüşünde tabiî-doğal- ol. Sesini alçalt. Çünkü seslerin en çirkini, şüphesiz eşeklerin sesidir!” (Lokman-19) Gülmede dikkat edilecek bir husus da; “Çok gülmemek” tir. Kişinin çok gülmesi çevresindeki insanları rahatsız ettiği gibi gülen kişinin şahsiyetini, hayâsını ve vakarını da zedeler. Uzmanara göre çok gülmek de bir sağlık sorunudur. Bazı insanlar görürsünüz; söylediği her cümlenin ardından güler veya herşeye güler. Çok gülmek insanın tefekkür ufkunu daraltır, insanı boşvermişliğe iter. Peygamberimiz bir hadisinde şöyle buyurur: “Siz, benim bildiğimi bilseydiniz az güler çok ağlardınız.”

Bu nedenle gülmelerimiz daima ölçülü ve edepli olmalı, şımarıklığı ve kibri çağrıştıran ve hoş olmayan gülmeler olmamalı.

Gülmenin pekçok şekli vardır.

Kahkaha ile gülme, Alaylı gülme, Öfkeli ve kinli gülme, Kibirli gülme, Sırıtarak gülme, Yapmacık gülme, Boş yere gülme, Sesli gülme, Gülümseme, Tebessüm.. v.s. Yukarda da ifade ettiğimiz gibi bunların içinde ölçülü ve edebli olanı, güzel olanı; “Gülümseme” dir, yani “Tebessüm” dür. Peygamberimiz Hz.Muhammed aleyhisselam hep tebessüm ederek gülerdi. Hz.Âişe validemiz bu konuda şöyle der: “Ben Rasûlullahın kahkaha ile güldüğünü hiç görmedim. Onun gülmesi “Tebessüm” şeklindeydi, hafifçe ön dişleri görünürdü.” Âlimler tebessümü esirgeyenleri cimri olmakla vasıflandırmışlardır.

Devamlı somurtkan ve asık suratlı olmak insanın huzurunu ve psikolojisini bozar, çevresinin de huzurunu bozar. Ama gülümsemenin olduğu yerde huzur ve mutluluk olur. Bu nedenle gülümsemek güzeldir. Peygamberimiz bir hadisinde şöyle buyurur: “Siz mallarınızla insanları memnun edemezsiniz. Öyleyse onları güler yüzünüzle ve güzel huyunuzla memnun edin.” Mütebessim ve güler yüzlü olmak, samimiyetin, sevginin, dostluğun ve kardeşliğin göstergesidir. Bir hadisinde: “Kardeşinize tebessüm etmeniz sadakadır.” buyuran Peygamberimiz Hz.Muhammed aleyhisselam her zaman güler yüzlü idi.

İnsanları hep tebessümle karşılardı. Bizler de öyle olalım inşaallah!. (muallimosman-

Günün Önemli Manşetleri

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Hit Abone Ol