Reklamı Geç
Muhtarın Yeri
Bulut Oto Cam
Görsem Anaokulu
326 Textil Çavuşoğlu
Yasemin Sancı

Yasemin Sancı

Mail: mailyok1@gmail.com

Gündüz Kuşağı Programları Sorunu

 

Gündüz Kuşağı Programları Sorunu

Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada sıklıkça paylaşılan bir haber gördüm. Konuyu anlayamayınca paylaşan arkadaşlarımdan birine sordum.

Meğer haber gündüz kuşağı kadın programlarından birinde çıkan, oldukça mide bulandırıcı ve çarpık ilişkilerin yer aldığı bir habermiş. Zaten yayın yasağı da gelmiş. O nedenle haberden burada bahsetmeyeceğim. Ancak arkadaşımın ricası üzerine gündüz kuşağı kadın programları hakkında bir yazı yazmaya karar verdim. Öncesinde programları gözden geçirdim, bazı bölümlerden kesitler izledim ve internette küçük bir araştırma yaptım.

Gördüm ki; bu programların ciddi bir izleyici kitlesi var. Reyting oranları çok yüksek olan bu programlardan hemen her kanalda bir tane var. Özel hayat ve mahremiyet diye bir durum kesinlikle söz konusu değil. Hatta bazen çocukların bile yüzü gizlenmiyor ki bu açık bir çocuk hakları ihlali. Hele bir tanesinde çocukların baba ile mi yoksa dede ile mi uyumlu DNA'lara sahip olup olmadıkları test ediliyor. Zaten durumun kendisi yeterince korkunç, dehşet verici. Çocuklardan ergenlik çağında olanı öfkelenip olay çıkarıyor. Sunucu da bu duruma kızarak "oğlunuz bugün hastanede neler yaptı" türünden aileye serzenişte bulunup görüntüleri izletiyor. Çocuğun yaşadığı durum yeterince travmatik değilmiş gibi birde görüntüler eşliğinde etiketleniyor.

İzleyicilerde doğal olarak merak duygusu uyandırıyor bu programlar, adeta eski dönemlerdeki arkası yarınlar gibi. Videoların altındaki yorumlardan anladığım kadarıyla adaletin sağlanması gibi bir beklenti var. Adaleti sağlayanların ise izleyenler tarafından programın sunucusu ve onun ekibi olarak kabul edildiği görülüyor. Hatta program sunucularının adeta birer kahraman gibi algılanıp sevildiğini gözlemledim. Bu programlardan birini yıllardır takip eden bir arkadaşım farkındalığı artırdığını, yıllarca çözülemeyen bir cinayet vakasının birkaç haftada çözülebildiğini ve sunucunun çok sayıda sosyal sorumluluk projesini gerçekleştirdiğini belirtti.

Diğer yandan bu programları sevenler kadar sevmeyen ve yayından kaldrıılmasını da isteyenler var. Bazı olayların reyting için kasıtlı çarpıtıldığını ve kurgu olduğunu iddia edenlerin sayısı oldukça fazla. Öyle ki konu TBMM gündemine bile girmiş, bu programlara el atılması gerektiği belirtilmiş. Televizyon kanalları, RTÜK'ten defalarca program içeriğinden kaynaklı farklı nedenlerle cezalar da almış. Ancak tüm bunlara rağmen bu programlar hız kesmeden devam ediyor.

Hani derler ya "neresinden tutsanız elinizde kalıyor" diye. Nereden baksam bu programlar zarar veriyor bizlere, hepimize, tüm topluma. Bir yandan toplumun yozlaşmış kesimlerinden örnekler sunarak bozulmuşluğu farkında olmadan normalleştirmemiz ve içselleştirmemize neden oluyor. Diğer yandan dezavantajlı durumlar yaşamış bireylerin etiketlenmesine neden olup unutulma hakkını elinden alıyor. Zaten mahremiyet ve özel alana saygı yok denecek kadar az. Reyting uğruna akla gelmeyecek detaylar bile sohbet konusu oluyor. Yetişkin bireylerin izni var diyelim.

Peki çocuklar, çocukların hakları? Küçücük çocuklar kameralar karşısında, adliye koridorları vb. yerlerde aile içi iletişimsizlik, şiddet ve bozulmuşluğun arasında kurban olarak yer alıyor. Hepsini -anlayamasam da- anlamaya çalışırım ama ne uğruna olursa olsun çocuklara bunların yaşatılmasını anlayamam.

Ben toplumun bir bireyi olarak bugüne kadar en azından izlemeyerek, destek olmayarak bireysel görevimi yaptığımı düşünüyordum. Benim gibi düşünenler de var biliyorum. Ancak bunun yeterli olmadığı giderek artan çirkinliklerle ortada. Daha fazlasını yapmalıyız. Bu programlarda zararlı içerik gördüğümüzde hemen her platformda daha çok dile getirmeli, şikayet etmeliyiz. Çocuklar söz konusu olduğunda onların haklarını savunmalıyız. Kırmızı çizgimiz olmalı çocuk hakları. Sosyal bilimler alanında bu tarz programların içeriği, varsa faydaları ya da topluma/çocuklara verdiği, verebileceği zararlarla ilgili bilimsel araştırmalar da yapılabilir. Ben birkaç araştırma gördüm ancak sayılarının artması gerektiğini düşünüyorum.

Son olarak siz okuyucularımızdan gelecek yorum ve önerilerin de olabileceğini düşünüyorum. Bu sorunun çözümüne katkı sağlayacak fikir ve önerilerinize bir sonraki yazımda yer vermek isterim.

Sevgiyle kalın..

youtube

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Yükseliş