Reklamı Geç
Gökçesan
Tarkan
Muhtarın Yeri
Bizim Kebap
Yasemin Sancı

Yasemin Sancı

Mail: mailyok1@gmail.com

Havle ve Kadın Mücadelesi

Havle ve Kadın Mücadelesi

Bir önceki yazımda erkeklerin, kadınların ne yapacağı ve yapamayacağı ile ilgili özellikle de dini referans alarak yargı dağıtmalarından serzenişte bulunmuştum. Yazımla ilgili olumlu-olumsuz geri dönüşler aldım. Yazıyı çok sert bulanlar olduğu gibi çok haklı bir eleştiri olarak değerlendirenler de oldu. Ancak yazımın altında öyle bir yorum vardı ki, tam olarak yazımda eleştirdiğim erkek tavrını sergileyen bir örnekti. Yorum şu şekilde: "Ahzap Suresi 59'u okuyun. Müslümansanız nasıl giyineceğinize Kur'an'dan bakacaksınız." Ha ha emriniz olur sayın okurumuz. Siz nasıl uygun görürseniz!

Sanki ben yazıda "Müslüman kadın nasıl giyinmeli" konusunu tartışmışım da ona yorum yapıyor. Kaldı ki bunu tartışsam bile üslup yine böyle olmamalı. İşte çoğu Müslüman kadının bıktığı, yıldığı, şikayet ettiği tavır ne yazık ki bu. İçselleştirilmiş ataerki; din aracılığıyla kadınlara karşı hükmeden, üst perdeden konuşan, emreden erkek figürlerinin normal görülmesini sağlamış. Müslüman kadınlar da yıllarca sorgulamadan ya da çaresizce kabullenerek itaat etmek durumunda kalmışlar.

Ataerkiyle yoğrulmuş din anlayışının kadının burnunu bile göstermekten utanması gerektiği şeklinde çarpık yorumlara kadar geldiği bugünkü noktada Müslüman kadınların Allah'ın onlara verdiği hak ve özgürlükleri çok iyi bilip onlara sahip çıkması ve mücadele etmesi gerekmektedir. İslam tarihine baktığımızda Peygamber zamanında kadınların özgür ve güçlü bir konumda oldukları ancak zaman içerisinde gelenek ve ataerkinin etkisiyle ev içi alana hapsedildikleri çok açık görülebilmektedir.

Bunun en çarpıcı örneklerinden biri de Havle isimli kadın sahabenin Peygamberle tartışarak elde ettiği bir hakkın mücadelesidir. Evet evet doğru duydunuz, burnunu çıkarmaya utanması gereken! kadınlar bir zamanlar peygamberle bile tartışabiliyorlardı. İnanması güç gibi geliyor değil mi? O halde olaydan kısaca bahsedelim: Arap örfünde yer alan "zıhar" adındaki uygulama neticesinde erkeklerin boşadığı kadınlar eşleriyle tekrar evlenemedikleri gibi başka biriyle de evlenememekte ve maddi-manevi hiçbir hak talebinde bulunmamaktaydılar. Havle binti Sa'lebe kendisine uygulanan zıhar nedeniyle çok zor durumda kalmış ve Hz. Muhammed'e giderek yardım istemiştir. Beklediği çözümü bulamayan Havle, peygamber ile bu konuyu tartışmış ve durumu Allah'a şikayet etmiştir. Bunun üzerine Mücadele Suresinin ilk dört ayeti inmiş ve sorun çözülmüştür. Burada surenin ilk ayetine yer vereceğim ancak isteyenler konuyu detaylı araştırıp diğer ayetlere de bakabilirler. "Allah kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikayette bulunan kadının sözünü işitmiştir. Allah, sizin sürdürdüğünüz konuşmayı (zaten) işitmekteydi. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir." Ayet gösteriyor ki sanıldığı gibi kadın geri planda değil. Kadın hakları konusunda yalnız değil.

Kendilerini Müslüman olarak tanımlayıp kadınlar söz konusu olduğunda "Tanrıcılık" oynamaya çalışan hatta bundan keyif alan erkeklere bir tavsiyem var. Kur'an'da kadın konulu ayetlere bir kez daha bakın. Nisa suresinde kadınlar konusunda söz söyleme hakkının yalnızca Allah'a ait olduğunu belirten bir ayet var. Yüzyıllardır yeterince "Tanrı" olmaya, yaratıcı adına kendi fikirlerinizi söyleyerek kadınları ezmeye çalıştınız. Bence hevesinizi almış olmalısınız artık. Bu kadar yeterli. Eğer yetmediyse biz yüreğimizde Havle ruhuyla mücadeleye hazırız.

youtube

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Hit Abone Ol