Reklamı Geç
İkram Faris Çiftçi
Vakıf Katılım
Vakıf Katılım
Bizim Kebap
Osman Onbaşıgil

Osman Onbaşıgil

Mail: [email protected]

İLMİN HEM ÖĞRENENİ HEM DE ÖĞRETENİ OLALIM

 

İLMİN HEM ÖĞRENENİ HEM DE ÖĞRETENİ OLALIM

 

Her türlü İnançsızlığın, kültürsüzlüğün, kötülüğün ve geri kalmışlığın, hayasızlığın, iffetsizliğin ve sapıklığın temelinde; “bilgisizlik” ve “cehâlet” vardır. “Taassub” ve “Bağnazlık” vardır.

Doğru inancın, güzel ahlakın, edebin ve hayânın temelinde ise ilim var. Üstün kültürün, üstün medeniyetin, barışın, adaletin, Hak ve hukukun, huzurun ve refahın temelinde ilim var. Bu nedenle geçmişten günümüze tarih boyunca insanlar ilme önem vermişler onu elde etmek için hem öğrenmişler hem de öğretmişler Bunun için okullar açmışlar, kitaplar yazmışlar, kütüphaneler kurmuşlar, bilgilerini ve kültürlerini devamlı artırmışlar.

Böylece dünyaları değişmiş, sosyal hayatları değişmiş ve güzelleşmiş. Mağaralarda ilkel bir hayat yaşarken, yerleşik düzene geçmişler, köyler, kasabalar, şehirler kurmuşlar, yeni yeni modern meskenler yapmışlar ve refah içinde yaşamaya başlamışlar.. Yeni yeni icadlar bularak hayatlarını daha da güzelleştirmişler.

İnsanlar bütün bunları Rabbimizin biz kullarına ihsan ettiği akıl ve ilimle elde etmişler. okuyarak, öğrenerek ve öğreterek elde etmişler. Okumayan, öğrenmeyen ve öğrendiklerini birbirlerine öğretmeyen fertler ve toplumlar ise bilgisiz ve cahil kalmış.

Hem medenîlikte ve insanlıkta geri kalmışlar, hem de pekçok kötülüğün ve hayasızlığın odağı ve ocağı olmuşlar. Çünkü Rabbimiz Allah Kur’anda: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” (Zümer-9) buyurduğu gibi bilenle bilmeyen bir değildir. Eğer bizler de insanlıkta ve medenilikte, doğru bir inanca, güzel bir ahlaka, güzel bir edebe üstün bir kültür ve medeniyete sahip olmak istiyorsak, huzurlu ve müreffeh bir hayat yaşamak istiyorsak; bizler de ilmin peşinde koşmalıyız, bizler de eğitimli ve bilinçli insanlar olmalıyız.

Bunun için hep birlikte hem okumalıyız ve öğrenmeliyiz, hem de öğrendiklerimizi birbirimize öğretmeliyiz ki, hep birlikte bilgili, kültürlü ve medeni bir insan ve medenî bir millet olalım. Rabbimiz de bizden bunu ister ve şöyle buyurur: “Oku! Yaratan Rabbinin adıyla oku.

O, insanı bir kan pıhtısından yarattı. Oku! Senin Rabbin sonsuz iyilik sahibidir. Kalemle yazmayı öğreten O’dur. İnsana bilmediğini öğreten O’dur.” (Alak:1-5) Ayrıca, Rabbimiz Allah, öğüt ve ders almamız için bize bir de büyük bir ilim ve hayat rehberi olan mukaddes kitabımız Kur’anı göndermiş ve şöyle buyurmuş: “Yâ Muhammed, bu kitap akıl sahipleri ayetlerini düşünüp öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek, feyizli bir iktaptır.” (Sâd-29)

Derseniz ki, ne okuyacağız, neyi okuyacağız? Tabi ki, ilk önce okuma - yazmayı öğreneceğiz ve hemen ardından bizi Hak ve hakikate, iyiye ve doğruya, sevgiye ve barışa, huzura ve refaha götüren doğru ve faydalı bilgileri içeren bilgi yüklü envanter olarak ne varsa onları okuyacağız.. Tabî ki, Rabbimiz Allah yukardaki ayette (Sâd-29) öğütlediği gibi öncelikle ilmin ve huzurun reçetesi olan kitabımız Kur’anı okuyacağız, oradaki öğütleri hem öğreneceğiz, hem de birbirimize öğreteceğiz. ki, bu sayede, hem Rabbimize iyi bir kul, hem de birbirimize faydalı iyi birer dost ve kardeş olalım.

Önce iyi bir insan olalım. Çünkü Rabbimiz Allah Kur’anda mü’minler için şöyle buyurur: “Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği öğütlerler, kötülükten sakındırırlar. Namazı dosdoğru kılar, zekâtı verirler. Allah’a ve Resûlüne itaat ederler. İşte bunlara Allah merhamet edecektir. Şüphesiz Allah mutlak hüküm ve hikmet sahibidir.” Tevbe-71) Şöyle etrafınıza bir bakın bakalım. Günümüz müslümanları böyle mi? Ne yazık ki böyle değil!. Herkes kendi bildiğini doğru bilgi görüyor. Sadece kendisinin Hak üzere olduğunu iddia ediyor, kendisi gibi düşünmeyeni ve kendisi gibi yaşamayanı hemen dışlıyor.

Sanki herkes birbirine düşman, neredeyse birbirini boğazlayacak! Müslüman toplumlar birbiriyle devamlı savaş ve çatışma halinde. Öyle değil mi?. Böyle müslümanlık böyle insanlık olur mu? Elbette olmaz. İşte bunun nedeni müslümanların Kur’andan ve ilimden uzak olmaları ve cahil olmalarıdır. Allahın kitabını okumamalarıdır. Şimdi sorarım size, hangimiz Kur’anın yaprağını açıp da içindeki öğütleri sindirerek, özümseyerek okuyoruz? Bunu bir düşünün bakalım! Bunu düşünürseniz toplumdaki kötülüklerin ve cehaletin nedenini hemn bulursunuz.

Bu nedenle sevgili dostlar, Peygamberimizin şu hadisini: “Dünayı isteyen ilme sarılsın, âhireti isteyen ilme sarılsın, her ikisini de isteyen yine ile sarılsın.” - “İlim Çinde dahi olsa gidip onu alın.” rehber edinelim ve bugünden tezi yok, hep birlikte başta mukaddes kitabımız Kur’an olmak üzere bilgi içeren tüm ktapları ve bilgi envanterlerini okuyup bilgi ve ilim sahibi olalım. Böylece hep birlikte güzel bir inancın, güzel bir ahlakın ve güzel bir medeniyetin sahibi ve önderi olalım. Ve peygamberimiz Hz.Muhammed aleyhisselam bir hadisinde: Ya öğrenen olun, ya öğreten, ya da bunları sevenlerden olun.

Sakın dördüncüsü (câhillerden) olmayın. Yoksa helak olursunuz.” öğütlediği gibi hem öğrenen hem de öğreten olalım.. Bu vesileyle ara tatili sonrası Eğitime başlayan tüm öğretmen ve öğrencilerimize ilim ve irfan yolunda başarılar dilerim.

(muallimosman)

 

Diva Otel

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Güneyler