Reklamı Geç
Bizim Kebap
Komagene
Tunas İnşaat
Cemali inşaat
Osman Onbaşıgil

Osman Onbaşıgil

Mail: muallimosman01@hotmail.com

İNSANLARI HELAK EDEN İKİ KÖTÜ HUY “KİBİR” ve “GURUR”

 

İNSANLARI HELAK EDEN İKİ KÖTÜ HUY

“KİBİR” ve “GURUR”

Tevâzunun ve samimiyetin zıddı olan Kibir; Kişinin kendisini her konuda başkalarından üstün görmesi ve büyüklenmesidir. Gurur ise: Kişinin kendisini beğenmesi ve övmesidir. Kibir ve gurur içerik itibariyle aynı anlamı ifade ettiğinden genelde Kibir kavramı daha çok kullanılır. Kibir Yüce Allah’ın sevmediği ve haram kıldığı çok kötü bir huydur. İblis kendini beğendiği ve kendini tüm yaratılanlardan üstün gördüğü için kibrinden dolayı Allahın emrine uymamış ve Âdeme secde etmemiştir.(saygı ile eğilmemiştir) Ve bu yüzden Cennetten kovulmuş ebedi cehennemlik olmuştur, “Hani meleklere, “Âdeme secde edin-saygı ile eğilin-” demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen secde etmişlerdi. O, büyüklük tasladı, bundan kaçındı ve kâfirlerden oldu.” (Bakara-34)

Kibir ve Gururun insana imani ve insanî yönden pek çok zararı vardır. Kibir ve gurur insanı bencilleştirir ve merhametsizleştirir. Hatta zâlimleştirir. insanlar arasındaki sevgi, saygı ve kardeşlik bağını koparır, kin, nefret, haset ve düşmanlık tohumları eker. İnsanları birbirine düşman yapar!.. Kibir ve Gurur; insanı Allah’tan ve insanlardan uzaklaştırır, iblise yaklaştırır ve İblisin dostu yapar.. Eğer insan zamanında tevbe edip bu hastalıktan kurtulmazsa sonu; İblis gibi azab ve Cehennem ateşi olur. Rabbimiz bu konuda insanları şöyle uyarır: “Bana kulluk etmede kibirlenenler bilsinler ki onlar, alçalmış olarak cehenneme gireceklerdir.” (Mü’min-60) Bakınız tarihe; kibir ve gururları nedeniyle şımaran, merhametsizleşen ve zâlimleşen Nemrudların, Firavunların, Hâmanların ve Kârunların sonları ne oldu?.. Onlar kibirleri nedeniyle Allahın azabıyla helak oldular. Varacakları yer de Cehennem olacaktır. Kazançları da cehennem ateşi olacaktır.. Bazı insanlar gururlu olmayı “Özgüven” olarak algılarlar ve Gururlu olmayı itibar olarak görürler. Bu çok yanlış bir davranıştır. Çünkü, Gururlu ve kibirliler; İnsanlara tepeden bakarlar, insanları küçümserler, insanları küçük düşüren söz ve davranışta bulunurlar. Hep; “Ben” ve “Benim” derler.. “Biz” ve “Bizim” ifadesini pek kullanmazlar. İnsanlarla samimi olmaktan kaçınırlar. Selam vermekten ve selam almaktan dahi imtina ederler, bunu küçültücü görürler. Hatalarını kabul etmezler, özür dilemeyi zul addederler, söz doğru olsa dahi kabul etmezler, inanmazlar, kendi bildiklerini doğru görürler. Yaptıkları ibadet ve iyiliklerle de çokça övünürler. Sahip oldukları mal ve servetleriyle, soylarıyla, aşiretleriyle övünürler.. Bütün bunlar Kibrin ve Gururun olumsuz etkileridir. Bakın çevrenize, böyle kibirli insanları çok görürsünüz!... Halbuki Allah kibirlenip böbürlenenleri sevmez ve bizleri şöyle uyarır: “İnsanları küçümseyip onlardan yüz çevirme! Yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Muhakkak Allah, kendini beğenenleri (kibirlenenleri) sevmez.” (Lokman-18) Peygamberimiz de bir hadisinde şöyle buyurur: “Üç şey, insanı helâk eder; Mala olan düşkünlük. Kendini beğenmek (kibir ve gurur), Nefsin peşinden gitmek.” Bu nedenle mü’min; Kibir ve Gururdan uzak durmalı, daima samimi, mütevazi, merhametli, iyiliksever ve hoşgörülü olmalı!..

İnsan niçin kibirlenir? Sahip olduğu fiziki güzelliğiyle, mal ve servetiyle veya makam ve mevkisiyle veya ilmiyle elde ettiği itibar ve gücü korumak ve nefsini üstün kılmak için kibirlenir. İnsan bir baksın bakalım kendine! Neden ve nasıl yaratıldı? Elindeki nimetler, makamlar ve mevkiler, servetler, mallar ve mülkler esasta kime ait? Bütün bunların hepsi Allahın değil mi? İnsan, aslının ve mayasının; balçık ve çamur olduğunu bilmez mi? kendisinin çamurdan ve balçıktan ve pis bir meniden yaratıldığını neden düşünmez ki! İnsan, bir hiç iken, Yüce Allah, onu yarattı. Görsün diye göz, konuşsun diye dil, işitsin diye kulak verdi. Doğruyu ve hakikati bulsun diye akıl, ilim ve irade verdi. Yaşaması için rızıklar verdi. Ama insan bütün bunları bildiği halde neden nankörlük eder de Allahın kendisine emanet olarak verdiği şeylerle kibirlenip böbürlenir! İnsan, her şeye sahip olduğu halde kendisine bir musibet, bir hastalık veya ölüm isabet ettiği zaman onlardan kurtulmak için ne kadar aciz ve çaresiz kaldığını hiç görmez mi! Bu günlerde yaşadığımız Korona-virüs hastalığı buna bir delil değil mi?. İnsan ne kadar güçlü ve kibirli olursa olsun, gücüyle ve kibriyle ne yedi kat semanın zirvesine çıkabilir, ne de yeri yarıp yerin derinliğine inebilir. Rabbimiz bu konuda bizleri şöyle uyarır: “Yer yüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü sen, gücün ve azametinle ne yeri yarabilirsin ne de dağlarla yükseklik yarışına girebilirsin.” (İsra-37)

Sevgili dostlar, şunu bilelim ki, her insanda kendini beğenme ve üstün görme duygusu vardır. Ama insan bunu kibre dönüştürmemelidir. Bunun için de mü’min, Allahın ipine (Kur’ana) sımsıkı sarılır, O’nun öğütlediği güzel hasletleri huy edinirs, kibir ve Gururdan kesinlikle kurtulur, Öyleyse sevgili dostlar! Rabbimize iman ve kullukta her zaman ihlaslı olalım, kardeşlerimize ve insanlara karşı da daima samimi, merhametli, mütevazi, iyiliksever, hoşgörülü ve dost olalım ki, kibir hastalığı bize bulaşmasın. Rabbimizin rızası, rahmeti ve ihsanı bizlerle olsun!. (muallimosman)

Anasayfaya Dönmek İçin Tıklayın

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Yükseliş