Reklamı Geç
Bizim Kebap
Leben
Lufian
Seral İnşaat
Abdurrahman Parlak

Abdurrahman Parlak

Mail: aparlak64@gmail.com

Kader Gayrete Aşıktır

 

“Kader Gayrete Aşıktır”


Kaleminden kan damlayan fikri bozukların, habis ruhlu iblislerin, kaostan beslenen münafıkların ve insanlık düşmanı canavarların bayrak, ezan ve vatan sevgisinden mahrum yobazların bir araya gelip şerlerini birleştirerek plan ve proje ile karıştırmaya ve nihayetinde işgal etmeye çalıştıkları topraklarımızla ve bu topraklar üzerinde yaşayan bizlerin temsil ettiği misyon olan İ'la'yı Kelimetullah davasıdır.

Bu davanın banisi ve bayraktarı olan Efendimiz'den (SAV) beri, yapmadıkları entrika, yapmadıkları zulüm kalmayan haçlı zihniyeti diye adlandırılan iblisler, günümüze kadar hiç değişmeden ve durmadan, atalarından aldıkları mirasa sahip çıkarak emellerine ulaşma adına zulümlerine ve entrikalarına devam ediyorlar.

Her zaman, her devirde üstünlük iddialarına dayandırdıkları ve tahrif olmuş sahte dinlerini kalkan olarak kullanıp misyonerlik faaliyetleri ile mazlum ve mağdur milletlerin maddi zenginliklerini sömürüp fakirleştirdikleri gibi manevi adlarını da zedelemişlerdir.

Böylece işgal ettikleri topraklarda devşirdikleri ve ruhunu satın aldıkları yerli işbirlikçileri ile de hegemonyalarını da devam ettiregelmişlerdir.

Kurdukları büyük şirketler vasıtası ile yaptıkları subliminal (sosyal, ekonomik) hileler ile dünyayı meşgul etmeye ve sömürü düzenlerinin devamı için ellerinden geleni yapmaya devam ediyorlar.

Örnek olarak çıkardıkları ekonomik krizleri, sosyal krizleri ve sağlık krizlerini hatırlayalım.

Sıcağı sıcağına yaşadığımız sosyoekonomik krizlerin tesadüf olmadığını hiçbir zaman aklımızdan çıkarmayarak uyanık olalım.

Bugün kalbi İsrail, aklı İngiliz, tetikçisi Rus, hizmetçisi Çin, bedeni Amerika olan bu yapının dünyadaki temsil ettiği ekonomik güce baktığımızda çok daha ürkmemiz gereken bir tablo ile karşı karşıya olduğumuzu anlarız.

Böylesi fazla bir güçle karşı karşıya olmamıza rağmen bizim taraf ne alemde diye baktığımızda gelecek adına ümitsiz olmamızı gerektiren bir vaziyetin olduğunu görüyoruz.

"Allah nurunu tamamlayacaktır" fermanını unutmuyoruz, biliyoruz, inanıyoruz ama maalesef bu fermanın ruhuna uygun hareket etmeyen, edemeyen İslam âleminin halini de görmezden gelemiyoruz.

Bir olmaktan, diri olmaktan ve iri olmaktan uzak, parçalanmış ve müesses nizamın hizmetkârı olmuş devletlerin halleri ümidimizin içine çomak sokan ve tadımızı kaçırmaya yeten görüntümüz canımızı sıkmaya yetiyor.

İslam aleminin bölük pörçük olan mevcut yapısı ile maalesef dünyada uygulanagelen bu zulme dur diyebilmek hayalden öte gitmez.

Tüm İslam devletlerinin şapkalarını önüne koyarak inancından ve tarihi birikimlerinden gelen güçlerini birleştirme zamanlarının geldiğini anlamaları için daha ne kadar tokat yememiz lazım diye düşünmeleri lazım değil mi?

Düşmanlarımızın vicdanının, temsil ettiği dini ve ahlakı kadar olduğunu unutup silkelenip uyanamıyorsak bundan sonra da yiyeceğimiz tokatlara müstehakız demektir.

Hamurumuzun İslam, mayamızın İ'la'yı Kelimetullah olduğunu unutup düştüğümüz bataklıktan kurtulmak için daha kaç virüs mikrobu bekliyoruz?

Musibetlerden de ders çıkaramaz isek nasıl ayağa kalkabiliriz?

Birbirimizin gözlerinin içine bakarak ülkeler kendi kendilerini sorgulayıp nerede, nasıl hata yaptıklarını, kim tarafından oyuna getirildiklerini samimi olarak sorgulamalıdırlar.

Daha önemli bir sorun ve yapmamız gereken önemli özeleştiri de İslam aleminin başıboş davranmasının sebeplerinden biri halifeliğin kaldırılarak başsız bırakılmasıdır.

Biliyoruz ki; "Büyüğünü bilmeyen Allah'ını bilemez".

Halifeliği temsil eden Osmanlı'yı parçalayarak bu davanın hamisi olan ve bir anlamda İslam aleminin abisi hatta babası mesabesinde öneme sahip bu makamın boşluğu halen doldurulamadı.

Başsız kalan İslam alemi başka başka kültürlerin etkisi altına girerek merkezden uzaklaştı ve uzaklaşmaya devam ediyor.

"Allah'ın ipine sımsıkı sarılın" emrine İslam aleminin tez zamanda yeniden samimi bir şekilde bir araya gelerek tekrar huzurla buluşmasının önünde müesses nizam dediğimiz büyük güçlerin duramayacağı aşikârdır.

Ne bekliyoruz.

Haydi "Ya Allah!" deyip hemen bir araya gelmeliyiz.

Bu iş için her devletin önce ben adım atayım diyerek fedakarlığı en önce yapma gayretinde olması lazımdır.

Gün ola harman ola, Allah'ın rahmetinden ümidimizi kesmedik.

İ'la'yı Kelimetullah davamızın dünyaya tekrar bayraktar olacağı günlerin sabahlarına uyanmak aşkıyla unutmayalım ki:

"Kader gayrete aşıktır."

youtube

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Odabaşı PTT