Reklamı Geç
Katık Döner
Komagene
Musullu Ticret
Tunas İnşaat
Hidayet Şişkin

Hidayet Şişkin

Mail: hidayetsiskin@hotmail.com

MİLLİYETÇİLİK

 

MİLLİYETÇİLİK

 

           Kıymetli okuyucularım bugün sizlerle milliyetçilik üzerine olan düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. Öncelikle vakit ayırarak bu satırları okuyan canları sevgi ve saygıyla selamlıyor iki cihan saadeti diliyorum.

           Milliyetçiliğin tarifini yapmadan önce  milleti meydana getiren maddi ve manevi öğeleri tanımalıyız.

Milleti en bilinen şekliyle tarif edelim.

MİLLET: “ Geçmişte, şimdiki zamanda ve gelecekte, anıları yönelişleri ve beklentileri ile birleşmiş olan toplum” şeklinde tanımlanmaktadır.

Burada dikkat etmemiz gereken hususun, geçmişte, günümüzde ve gelecekteki birliğin maddi ve manevi alanda kendini gösteriyor olmasıdır.

Milleti meydana getiren maddi öğeler, soy, vatan ve emek birlikteliğidir.  Manevi öğeler ise dil, din ve dilek birlikleridir.  Bu maddi ve manevi öğelerin bir arada bulunduğu topluma millet denmektedir.

Milletleri meydana getiren maddi öğeler:

        Soy Birliği:   İnsana ait fiziki özelliklerin tamamıdır. Buna ırk birliği de denir. Fiziki benzerlikler insanları birbirine yaklaştırır. Bir toplumun aynı soydan geliyor olması milli birlik açısından çok büyük önem taşımaktadır. Ancak bilinmelidir ki, soy birliği tek başına toplumu millet yapmaya yetmez. Aynı soydan gelen birçok milletin varlığını biliyoruz.

         Vatan Birliği:  Vatan milletin üzerinde hayatını sürdürdüğü coğrafyadır.  Uğruna kan dökülen can verilen coğrafya. Vatan mefhumu milletlerin bağımsızlığının en birinci ve en hayati öğesidir. Bizde vatan anadır yardır sevdadır. Diğer uluslar için bunu söyleyemesek de vatansız millet olunmaz.

        Emek ( Ekonomi) Birliği: Ekonomi birliği iki bakımdan önemlidir. İlki, iş bölümünün milli menfaatlere uygun olarak düzenlenmesi, ikincisinin milletin çoğunluğunun hangi üretim alanına bağlı olduğudur. Çiftçi, denizci, tüccar gibi alanları örnek verebiliriz. Milletlerin üretim tarzları onların ruh yapılarını ahlaki karakterleri etkilediğini görebiliriz. Günümüzde emek( ekonomi) birliğinin tek başına milletleri birbirinden ayırdığını söyleyemeyiz. Üretim alanları birçok millette benzerlik gösterdiği gibi aynıda olabilmektedir.

Milletleri meydana getiren manevi öğeler:

          Dil Birliği: Dil milli birlik açısından çok önemli bir unsurdur. Dil sadece yaşayanlar arasında iletişim aracı olarak kalmaz, milleti geçmişiyle ve geleceğiyle birleştirerek bütünleştirir. Milli dil neredeyse tek başına millet demektir. Dilini kaybedenlerin milliyetini de kaybettikleri tarihi bir gerçektir.

          Din Birliği: Her milletin bir dini vardır. Aynı dinde olan insanlar birbirlerini sever ve birbirlerine yakınlık duyarak  bir arada yaşamak isterler. Bu ifadeden, başka dinde olanlara düşman olurlar şeklinde bir anlam çıkartılmamalıdır. Milli özelliklerimize baktığımızda birçok özelliğimizi dinden almış olduğumuzu görürüz.

Anadolu’da Türk birliğinin korunmasında İslam dini büyük rol oynamıştır. Millet ruhunun teşekkülünde ve gelişiminde din milletten ayrılmaz ve hep beraberdir.

          Dilek Birliği: Dilek birliğine irade veya ülkü de denir.

Millet bireylerinin aynı ülküye sahip olması yani siyasi, ahlaki ve kültürel alanda görüş birliği içinde olması, milletin birliği ve bütünlüğü açısından büyük önem taşır. Maddi ve ruhi birliklerin amacı, bireyleri ülkü birliğine ulaştırmaktır.

Millet canlı bir varlıktır diyebiliriz. Bütün canlılar gibi oda sağlıklı yaşamak zorunda olduğundan içten ve dıştan gelecek tehlikelere karşı kendini korumaya çalışır, çalışmalıdır.

Dil, din ekonomi ve dilek birliğinde görülen aksaklıklar millet bünyesini rahatsız eden önemli hastalıkları doğurur.

Milliyetçilik, milleti meydana getiren maddi ve manevi değerlerden her birinin sağlığı için mücadele vermektir.

Milliyetçilik, mensubu bulunduğu milletin temel değerlerini koruma bilincidir.

Milliyetçilikte duygusallık da vardır, ancak millet sevgisi; hayalperestlik anlamında boş ve sanal bir duygu değildir. Bir insanın anasına babasına karşı duyduğu sevgi gibi gerçek bir duygudur.

Gerçek milliyetçi, toplantılarda, mitinglerde, hitabet kürsülerinde değil, günlük hayatında, şahsi ilişkilerinde, mesleki çalışmalarında ve yalnız kaldığında tek başına olduğundaki yaşantısıyla milliyetçi olandır.

              Milliyetçiliği doğru anlamak ve doğru anlatmak ciddi bir eğitim işidir. Milliyetçilik ile ırkçılığı asla karıştırılmamalıdır.

 Milli eğitimin hedefi hem kendi tarihimizi ve kültürümüzü, hem de çağın gerçeklerini bilen kimlikli ve kişilikli aydın nesiller yetiştirmektir. Eğitmediğin birey, eğitemediğin nesil senin değildir.

Türk milleti gerçek anlamda cihan hakimiyken ve tarihinin en ihtişamlı dönemlerini yaşarken bile kendisini üstün ırk iddiası gibi bir hayale kaptırmamış; diğer milletlere mensup olan vatandaşlarını korumuş ve kollamıştır.  Aynı zarafeti birçok ulusta göremeyiz. Üstün ırk iddiasında olan birçok küstahlar topluluğunun varlığı hepimizce bilinmektedir.

 

              Sevgili okuyucularım aslında sayfalarca olması gereken bir konuyu özetinde özeti şeklinde sizlere arz etmeye gayret ettim.  

Daha fazla uzatmadan “Kimin himmeti milleti ise, o tek başına bir millettir” veciz ifadesiyle satırlarımı noktalamak istiyorum.

Şahsımla irtibat kurmak isterseniz hidayetsiskib@hotmail.com adresime yazmanızı diler sevgi ve saygılarımla selamlarım.

youtube

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Hit Abone Ol