Reklamı Geç
Nissan Arslanoğlu’ndan son fırsat!!
Güneyler
OZART Yapı Sami Altınöz
Özyurt Silah
Osman Onbaşıgil

Osman Onbaşıgil

Mail: [email protected]

MÜ’MİN TEVÂZU SAHİBİDİR

 

MÜ’MİN TEVÂZU SAHİBİDİR

 

İnsanın, kendisini büyük görmeden, kibirlenmeden, nefsini öne çıkarmadan, başkalarını küçümsemeden söz ve davranışlarında sade ve ölçülü olmasına “Tevâzu” denir..

Tevâzu sahibi olanlara “Mütevâzi” denir. Tevâzu; imani ve ahlakî bir haslettir. İmanı ve ahlakı güzel olanlar Tevâzu sahibidirler. Tevâzu; uzağı yakın eden, düşmanı dost yapan büyük insanların meziyetidir. Tevâzu; kötüleri utandıran, iyileri yücelten ulvî bir meziyettir. Tevâzu; ulu insanların vasfıdır. Ululuk ise; büyüklük ve yukarda olmak, üstte olmak, güçlü olmak değildir, yukarda olduğu halde güçlü ve zengin olduğu halde aşağılara inip oralara fayda sağlayabilmektir. İşte tevâzu budur. Bakın güneş yukarda olduğu halde Allah’ın ona vasfettiği tevâzusu ile kainatın her tarafını aydınlatıp ısıtmaktadır.

Su yüksek dağlardan aşağılara doğru akarak dağın eteklerine ve ovalara hayat vermektedir. Bunlar; Allah’ın bize sunduğu birer tevâzu örneği nimetlerdir.

Mahlukatın en şereflisi ve en mükemmeli olarak yaratılan insan eğer gerçekten Allaha inanıyorsa, gerçekten mümin ise; tevâzu elbisesini giyip aç olanı doyurarak, susuz olanı sulayarak, çıplağı giydirerek, güçsüze güç vererek, dertliye derman olarak, borçluya yardım ederek, işsize iş vererek, insanlara bilgisiyle ve güzel sözleriyle ve güzel davranışlarıyla örnek olarak “Tevâzu” sahibi olmalıdır. Tevâzunun en büyük düşmanı ise “kibir ve “Gurur”dur. Burada yapılacak en önemli şey; Şeytanın hasleti olan Gurur ve Kibirden arınıp, İslâmın iman ve tevâzu elbisesini giymektir. Zira, günümüz insanlarına baktığımızda bu vasfı taşıyan pek az insan görebilmekteyiz. Günümüz insanının pek çoğu gururlu, kibirli ve bencildir. Kibir ve gurur nedeniyle kendilerini hep büyük görürler. Böbürlenerek yürürler. Böbürleneerek konuşurlar, İnsanları hor görürler ve küçümserler. Böylelerinin gözü vardır ama çevresine karşı kör ve duyarsızdırlar. Kulakları vardır ama çevrelerine karşı sağırdırlar. Kalbleri vardır ama çevreye karşı hissiz ve sorumsuzdurlar. Allah böylelerini şöyle uyarıyor:“İnsanları küçümseyip onlardan yüz çevirme! Yer yüzünde böbürlenerek yürüme! Allah kendini beğenip böbürleneni sevmez. Yürüyüşünde tabiî ol. Sesini alçalt. Çünkü seslerin en çirkini, şüphesiz eşeklerin sesidir!” (Lokman-18,19)

Peygamberimiz dalâlet içinde olan Tâiflileri Allah’ın dinine davet etmek, onlara islamı anlatmak ve hidayet yolunu göstermek için Tâif’e gittiğinde Tâifliler kendilerini üstün görerek peygamberimizi küçümsediler ve Ona inanmadılar, Peygaümberimizin geri dönüşünde de çocuklara peygamberimizi taşlattılar, gideceği yolun kumları arasına dikenli çalılar gömerek O mübarek peygamberin ayaklarını kan, revan içinde bıraktılar. Buna rağmen Peygamberimiz onlara kızmadı, kin beslemedi, beddua etmedi. Tevâzu ve vakarından tâviz vermedi. Onlar için Allaha şöyle dua etti: “Ey Allah’ım! Onlar hakikati bilmiyorlar. Onlara merhamet et! Onlara hakikati göster!” Yüce Allah’tan onlar için af ve hidayet diledi. Ve bir sene sonra Allah’ın hidayetiyle Tâifliler Peygamberimize gelerek topluca İslamı kabul ettiler. İşte bu, peygamberimizin Tevazusunun güzel bir neticesidir. Peygamberimiz bir gün arkadaşlarıyla oturuyordu ve sohbet ediyordu. Öteden bir yabancı geldi. Peygamberimizle görüşmek istediğini söyledi.. Peygamberimiz üzerine oturduğu sergiden kalkarak gelen misafiri oraya oturttu ve onu dinledi... İşte size sevgili peygamberimizin hayatından iki güzel tevâzu örneği!.. Mütevâzi insan; zenginleştikçe cömertleşen, makam ve mevkisi yükseldikçe insanlara kol, kanat geren, herkesi kucaklayan, bağışlayan, merhametli ve şefkatli insandır. Mütevazi insan; her zaman sevgi gönüllüdür, kibir, riya ve gösterişten uzaktır. Mütevâzi insan her türlü övgüyü ve teşekkürü yalnız Allah’tan bekler. Yaptığı her iyiliği O’nun rızası için yapar, sadece O’nun rızasını ve sevgisini kazanmak için yapar. İnsanlar teşekkür etsin veya hürmet göstersinler diye değil!.. . Şunu iyi biliniz ki; “Şeref; kibir ve gururda değil, Tevâzudadır. Üstünlük; makam ve soyda değil, Takvâdadır. Zenginlik; mal ve servet çokluğunda değil, Cömertliktedir.” Burada şunu birkez daha ifade edelim ki; Yüce Allah, Kur’anda “Allah’ın o kulları yeryüzünde tevâzu ile yürürler. Cahiller onlara sataştıkları zaman onlar sataşanlara; “Size selam olsun” derler.’ geçer giderler. (Furkan-63) buyurduğu gibi mü’min mütevâzi olurken insanlara sataşmadan ve onlarla münakaşa ve kavga etmeden haysiyetini ve vakarını mütevâzice korumalıdır.

İmanınız kavi, ahlakınız güzel, duruşunuz mütevazi ve vakarlı, ameliniz sâlih, ömrünüz feyizli ve bereketli olsun.

 

(muallimosman)

 

Diva Otel

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Diva Otel