Reklamı Geç
OZART Yapı Sami Altınöz
Özyurt Silah
Güneyler
Zeno Mobilya
Osman Hazır

Osman Hazır

Mail: [email protected]

NEYİ UNUTALIM?

NEYİ UNUTALIM?

 

Eskiler; “Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür” derler. Yani; “İnsan aklının eksikliği unatmaktır.” balık hafıza da denir. Bu açıdan bakıldığında unutmak çok iyi görülen bir şey değildir. Elbette, kin ve nefreti sürekli taze tutmak sağılıklı değildir. Ancak tarihin ve geçmişin olup bitenlerini unutup ibret ve geleceğe ders olmak formatından çıkarmak çok da hiç mantıklı ve rasyonel değildir.

 

Hele ki toplumsal hafızanın ve sosyal yaşantının ana dinamiğini oluşturan değerler sistemine dair yapılan adaletsiz ve haksız uygulamalar unutulursa, sonuçları çok ağır olur.

 

Peki neden böyle bir giriş yaptık?

Efendim birileri bazı şeyleri unutmamız konusunda ısrarla ve canhıraş bir çaba gösteriyorlar. Biz hatırlattıkça “ama unutun bunları, amma uzattınız. Yine mi bu konu”

demek suretiyle bizim geçmişe takılıp kaldığımızı söyleyip, toplumsal baskı oluşturmak için uğraşıp duruyorlar.

 

Kısaca bize “UNUTUN” diyorlar.

 

Bugün ben sorayım istedim;

NEYİ UNUTALIM?

 

Müslüman milletin çocuklarının dinini yaşına ve gelişimine uygun bir zaman ve formatta öğrenmesi için gönderdiği İmam Hatiplerin Orta kısımlarını 8 yıllık kesintisiz eğitim diye bir ucube ile kapattığınızı mı unutalım?

 

Hafızlık eğitimine gidebilmek için 8. sınıfı bitirmeyi ön şart olarak getirip, daha erken yaşta yatılı kursa gitmeyi yasaklayarak 1400 yıllık hafızlık geleneğinin en seçkin örneklerini yetiştiren Anadolu topraklarında hafızlığın kökünü kazıma çabasına giriştiğinizi mi?

 

İsteyenin çocuğunu baleye, yüzmeye gönderdiği yaz tatili günlerinde çocuklarına dinini öğretmek için mahalle camiine ya da devletin kuran kursuna gönderebilmek için 5. sınıfı bitirme zorbalığını dayattığınızı mı?

 

Haydi kızlar okula diye yalandan kampanalar yapıp paraları cukka yaptığınız halde binbir emekle üniversite kazanıp okumaya çalışan anadolunun başarılı genç kızlarının başörtülü olaraka okumalarını yasaklayıp zulmettiğinizi mi unutalım?

 

Neyi unutalım?

 

İmam Hatip lisesini bitiren gençlere, tıp fakültesinin, mühendisliğin, hukukun ve diğer bölümlerin yolunu kapatmak için kat sayı gibi bir zulmü dayattığınızı m?

 

Neyi unutalım;

Biri düz lise, diğeri İmam Hatip lisesi mezunu iki kardeşten birisi askeri okullara girebildiği halde diğerine yasak koyduğunuzu mu?

 

 

Milletin yarısının oyunu almış bir partiyi yukarıdan beri saydığımız ve unutturmaya çalıştığınız zulümlerinize son verdi diye kapatmak için daha şu kadar yakın zamanda, 2008 yılında başvuru yaptığınızı, Anayasa mahkemesinde sadece bir oyla kapanmaktan kurtulduğunu, yani bu zulümlere son verenlere olan bitmez bir kininizin olduğunu, bu kininizin bugün de hala devam ettiğini bildiğimizi mi unutalım?

 

Yahut:

Bakımsızlıktan adeta ölüme terkedilen, köşelerinde adeta sürünmek zorunda kalan, yaşlı ve engelliler için bağlanan aylığı ve bakımları içi sağlanan bakım aylığını mı unutalım?

 

İnsanlarımızı birbirlerine kavuşturan yolları, köprüleri mi unutalım? Uçakla seyahatin sadece zenginlerin ulaşım aracı olmaktan herkesin bindiği bir araç haline gelmesini, yüksek hızlı trenleri ve sağlıktaki dönüşümü mü unutalım.

Bunlardan başka neyi unutalım;

 

Mesela;

Devlet ve milleti birbirine düşmen etmekte kullanmak üzere kurduğunuz Jitemi ve cinayetlerini, ölümün, tenha yerlerde kaybedilmenin ve kurduğunuz korku dağlarının sembolü olan BEYAZ TOROSLARI, sistematik işkenceleri, dinlenmesini yasakladığınız kürtçe kasetleri, yakıp yıktığınız ve boşaltılmasına neden olduğunuz köyleri mi unutalım?

 

 

Başbağların, Pınarcık’ın, Susa’nın, Aktütün’ün ve daha yüzlerce katliamın sorumlusu PKK’nın yaptıklarını,kurban eti dağıtırken vahşice öldürdüğünüz çocuk yaştaki Yasin’i, bugün de bütün bu katliamların sorumulsu PKK ve yandaşları ile aynı aday için kolkola çalıştığınızı fark etmeyelim ve yaptıklarınızı mı unutalım?

 

Neyi unutalım?

 

“Mesele ağaç değil sen daha anlamadın mı?” diyerek ülkeyi kaosa sokmaya çalıştığınız Gezi olaylarını, milletin böğrüne saplamaya çalıştığınız 15 Temmuz ihanetini ve bugün 15 Temmuzu yapanlarla ülkeyi bölmek isteyenlerin birlikte olduğunu mu unutup fark etmeyelim?

 

 

Ayasofya’yı kapatanları, onu açanı ve açılmasına karşı kin ve öfke duyanları mı unutup görmeyelim?

 

Ezanı 18 yıl bu ülkede yasakladığınızı mı, ezanı aslına döndüreni astığınız mı, yoksa ezanlar ağzıma ağzıma okunuyor diye çemkirenleri milletvekili, yaptığınızı mı unutalım.

 

28 Şubatta Merhum Erbakan Hoca’yı boncuk boncuk terlettiğinizi, Anadolu sermayesini boğduğunuzu, onlarca bankanın parasını iç ettiğinizi, 1999 deprem yardımları ile memur maaşını ödeyecek kadar devleti muhtaç hale getirdiğinizi,

 

Başı örtülü diye oğlunun yemin törenine sokmadığınız, şehit olan oğlunun cenaze törenine almadığınız anayı unutalım öyle mi?

 

Şimdi bütün bunları size rağmen düzelten, yargıda, askeriyede, okulda işte inanç ve değerleri özgürleştireni görmeyelim unutalım öyle mi?

 

TRT Kürdiyi, bulunan petrolü, doğalgazı, Altay Tankını, Kızılelma’yı, Akıncı’yı, Anka’yı, Aksungur’u, İHA’yı SİHA’YI, TOGG’u,KAAN’ı, Gökbey’i ve dahasını yapanı yaptıranı, yapılası için ortamı hazırlayıp iradesini ortaya koyanı unutalım görmeyelim öyle mi?

 

Üstüne üstlük;

Yıllardır %10’luk zorba bir mezhebi grubun Suriye’de 90’a tahakküm ve zulmetmesi gibi bir hevesle mezhepsel açıklamalar yaptığınızı fark etmeyelim ve görmeyelim. Unutalım öyle mi?

 

Unutmayacağım/unutmayacağız

 

14 Mayıs günü sandığa giderken ben bütün bunları unutmayacağım. Hep hatırımda tutacağım. Gereğini ona göre yapacağım.

 

Aynı kıbleye döndüğümüz halde bugün unutulmaması gerekenleri unutmuş gibi görünüp yanlış yerde duran dostlara da sözüm olsun;

 

Dostlar bilesiniz ki;

 

Onlar yani bugün sizin yanında durup destek olduklarınız kazanırsa bizim zamanında çektiklerimizi çocuklarımız daha fazlasıyla çeker. Hem de bir ucundan size de tuttururlar. Allah korusun bu vebali ödemeniz mümkün olmaz.

 

Ama biz onları düzeltiriz. Hem bak bizim sayemizde camiye gidiyorlar, dine yaklaştılar biz onları etkileriz demeyin.

Zira;

Cenap Şahabettin’in dediği gibi;

“Herkes ve her şey yerli yerinde gerektir

Mesciddeki sefihe, Meyhanedeki fakihe güvenme”

 

İhsan Fazlıoğlu hocanın dediği gibi; “Yanlış yolun doğru adımı olmaz; olsa da yanlışı çoğaltır sahîh bir sonuca varmaz. İstikâmeti yanlış olan bir trenin içinde doğru yöne adım atmaya çalışmak bir tür kendini kandırmak; vicdanını susturmak; aklını bastırmaktır.”

 

Tekraren son söz;

14 Mayıs’a giderken de, 14 Mayıs günü sandığa giderken de ben bütün bunları unutmayacağım. Hep hatırımda tutacağım. Gereğini ona göre yapacağım. SİZ DE ÖYLE YAPIN

 

Osman HAZIR

02.05.2023

MERSİN

Diva Otel

Makale Yorumları

  • Murat ÖZKAN02-05-2023 18:52

    Unutulur gibi olan hakikatleri hatırlattığınız için müteşekkiriz..

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Diva Otel