Reklamı Geç
Samet İnşaat
Samandağ Hastanesi
Hatay Hastanesi
Musullu Ticret
Abdulkadir Uçar

Abdulkadir Uçar

Mail: kdrucar03@hotmail.com

ŞEF SEATTLE'A GÖRE ÖLÜM

ŞEF SEATTLE'A GÖRE ÖLÜM

"Dünyanın hiçbir yerinde tamamen ıssız bir yer yoktur. Geceleri, şehir ve kasabalarınızın caddeleri boşalmış gibi görünse de, aslında, bir zamanlar oralarda yaşamış ve bu güzel toprakları gerçekten seven ruhlarla dolu olacaktır. Beyaz adam asla yalnız kalamayacaktır. Beyaz adamın, benim insanlarıma saygı göstermesini sağlamalısınız, çünkü; ölüler güçsüz değildir.    
Ölü mü dedim?... Ölüm diye bir şey yoktur ki sadece dünya değiştirir insan."
   Şef Seattle, 1854
   Evet, bu cümleler Duwarmish kabilesinin reisi Şef Seattle'ın ABD Başkanı Franklin Pierce'e yazdığı mektuptan kısa bir alıntıdır. Bu mektup çok bilgece yazılmış bir mektup olup aslı Amerika'daki Squamish müzesinde bulunmaktadır. İnsan ve doğa diyalektiğini en güzel dile getiren metinlerden biri olarak günümüzde değeri daha çok anlaşılmaktadır.Bu mektubun tamamını okumanızı öneriyorum. Ben bu kısa alıntının son cümlesine dikkat çekmek istiyorum. "Ölüm diye bir şey yoktur." derken, bence,insanın Âlem-i ervahda(ruhlar aleminde) başlayan, rahm-ı mâderden(ana rahmindeki ceninin bulunduğu yerden),sabavetten(çocukluktan),ihtiyarlık-
tan, kabirden, sırattan, cennet yada cehenneme uzanan ebedi yolculuğundan bahisle,cümle "Sadece dünya değiştirir insan."cümlesine bağlanmış. Yoksa burada ölüm dediğimiz  şeyin varlığını inkâr ve reddediş yoktur. Ama ölümle, insanın gerçekten mekânı değişir, ana rahmi mekânından dünya mekânına doğumla geldiği gibi. Biz, herkesin, lezzetleri tahrip eden ölümü, bütün nefislerin tadacağına inanır, iman ederiz. Bundan altı gün önce çok yakın arkadaşım, dostum, kardeşim Fatih Özcan'ı işte yolculuğunun kabir safhasına,kabir dünyasına, Rahmet-i Rahman'a uğurladık. Benim en sevmediğim cümle falanı,felânı,felânkeşi kaybettik cümlesidir. Ben sevdiklerimi, ölünce asla kaybettim demem,"Rahmet-i Rahman'a uğurladık." derim. Binaenaleyh kaybetmek, yitirmek terimleri Hâkim-i Ezeli'nin ebedi karar verme yerine, O'nun rahmetine yolcu edilerek uğurlamanın yerini tutmaz. Biz de Fatih kardeşimi, kabri cennet salonlarından bir salon olsun, cennet-i cinân olsun rahmete uğurladık. Kendisi de bundan 14 yıl önce genç bir evladını bir ciğersûz trafik kazasından sonra rahmet-i Rahman'a uğurlamıştı. Beni ziyarete geldiği bir gün O'na, kardeşim senin imtihanın ne şedittir ki sınavında böyle zorlu bir soru çıktı demiştim.
O günden bu güne her sohbetimizde inci gibi göz yaşı döktüğünü görünce de korkma sorular kazık ama, sınıfı sabrın sayesinde geçeceksin, kalmayacaksın deyip, moral değerlerini yükseltmeye gayret ederdim Bir gün bile şekvacı olduğunu görmedim.Hep bir kemâl-teslim gösterirdi. Cenâb-ı Hakk O'na lütfu keremiyle yeni bir erkek çocuğu verdiğinde de; "Bak kardeşim ikramlar şimdiden yapılmaya başladı,cennetteki makamını tahmin bile edemem." demiştim de gözleri ışıl ışıl parlamıştı. 
   İstanbul'da vefatını işitince behemahal derhal Antakya'ya dönüp,defnine katılıp kendi vazifelerimi icra ettim. Allah ondan razı olsun. Mekânı cennet-ül firdevs olsun. Hayırseverliği ile namı iştihar etmisti. Hayırları kabûl dairesinde yer bulup, kendisine ahiret zahiresi olsun. Amin amin amin Allahümme amin binlerle amin.
Çok saygılarımla...

Whatsapp İhbar Hattı

Makale Yorumları

  • Ayşegül22-10-2021 08:48

    Sabah sabah ne iyi geldi

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Değer