Reklamı Geç
Özyurt Silah
Özyurt Silah
Dilan Polat
Antikya
Hüseyin Uzel

Hüseyin Uzel

Mail: [email protected]

SEZAİ KARAKOÇ’UN SOSYAL MEDYA FENOMENLERİYLE SINAVI

 

SEZAİ KARAKOÇ’UN SOSYAL MEDYA FENOMENLERİYLE SINAVI

          Birkaç sene evvel, ünlü bir şairimizle sohbet etmiş; kendisine, şiirin milletimiz tarafından hakkettiği alakayı neden görmediğini sormuştum. O ise tatlı bir tebessümün ardından “Kapitalist dünyanın her şeyi tüketen iştahına karşı, şiir soylu bir direniş gösteriyor” demişti.

          İşte tam olarak bu sebepten ötürü birilerinin hergün alfabenin başka bir harfiyle yeniden isimlendirdiği nesillerimiz, yollarına çıkan binlerce çeldiriciden sıyrılıp, gerçek sanat eseriyle buluşamıyor.

          Yıllar, uzun yıllar önceydi. Akıllı telefonların ve internet platformlarının daha dünyamızı işgal etmediği zamanlardı. Üniversitenin kapısından ders işlediğimiz sınıfa doğru yürürken bir sınıf arkadaşım elime bir şiir tutuşturdu. Yağmurlu bir ramazan akşamıydı. Hoca ders anlatırken ben o şiirin gönlümde açtığı dehlizlerde dolaşmaya başladım. Böylece tanıştım Sezai Karakoç’un imgeler dünyasıyla. Gördüm ki çağımızın içinden bir gönül ırmağı akıyor.

          Onu ve şiir nefesini öyle çok sevdim ki, öğretmenlik hayatım boyunca bulduğum her fırsatta gençleri bu büyük ustayla tanıştırmaya çalıştım. Fakat gayretlerim arzu edilen sonucun alınamadığı teşebbüsler olarak kaldı. Gençler daha çok sosyal medya fenomenlerinin etki alanına girdiler.

          Her akşam fütursuz şarkıcıların, politik cambazların, pandemi muhabbetlerinin, diplomasi trafiğinin bir uğultuya dönüşerek beynimize çıkartma yaptığı günlerden geçiyoruz. O yüzden haberleri takip etmek istemiyorum artık. Fakat biz ne kadar  kaçarsak kaçalım, ekranlar ve dijital sayfalar  bırakmıyor peşimizi.

          Son yılarda elinde kitap gördüğüm gençlerle sohbet ediyorum.  Görüyorum ki okudukları kitaplar çoğunlukla hayatının baharında olan genç kalemler tarafından yazılmış. Hem de bazıları yaklaşık yüz baskı yapmış romanlar. Evet evet yanlış duymadınız! Daha yirmili yaşlarındaki bazı genç yazarların iki elin parmakları sayısınca kitapları var, ve her kitap elli baskı, yüz baskı yapmış…

          Doğal olarak soruyorum gençlere, benim adını ilk kez duyduğum bu genç yazarları sizler hangi vesileyle tanıdınız? Cevap hiçte yabancı değil: “İnternet platformları”

         Sakın yanlış anlaşılmasın ben gençlerimizin okumalarından mutluluk duyuyorum. Fakat neyi okuduklarını sorgulamaz isek, gelecekte nelerle karşılacağımızı kestiremez, önümüzü göremeyiz.

          Takdir edersiniz ki değişimin son yirmi yıldaki hızı, birkaç yüzyılı içine alacak kadar baş döndürücüydü. Kabul etmeliyiz ki teknoloji koridorlarındaki beklenmedik sürprizlere hazırlıksız yakalandık. Hatâya  davetiye çıkaran, kışkırtan, zaafları gıdıklayan sosyal medya mecralarında çocuklarımızı yalnız bıraktık. Bu yalnız bırakılışın maliyeti birçok alanda kendini göstermeye başladı bile.

          Hiç kendimize soruyor muyuz sevgisizlikten, anlaşılamamaktan ve mutsuzluktan şikâyet eden nesillerin dünyasında neyi noksan bıraktık?

          Sınav apronlarında yarış atları gibi koşturduğumuz nesillerin eline teselli payı olarak android telefonlar verdik. Onları dağ gibi sorumluluklarının eşiğinden teknolojinin bela tünellerine uğurladık. Üstelik  bunları yaparken  ne gönüllerini imar edecek şairlerle tanıştırabildik onları, ne de bir Anadolu türküsünün hikmetli hikâyesiyle…  

          Şair, yolunu yitirmiş kelimelere kılavuzluk ederek; onlara yeni yollar, yeni menziller öğreten insandır. Bu yüzden en çok da  kendini arayanlar yol düşürür onların dünyasına. Ne mutlu hergün biraz daha renk, rayiha ve ruh kaybeden dünyada gönlünü keşfe çıkabilen bahtiyarlara…

          Bu vesileyle 16 Kasım 2021’de “SÜRGÜN” olarak gördüğü bu dünya hayatından, “EN SEVGİLİ” ye uğurladığımız Sezai KARAKOÇ’u rahmetle anıyorum. Kalın sağlıcakla…

Dilan Polat

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Alo Böcek