Reklamı Geç
Zekeriya Gök Leziza
Vakıf Katılım
Vakıf Katılım
Dilan Polat
Hakan Mert Doğan

Hakan Mert Doğan

Mail: [email protected]

ÜMMET OLMA BİLİNCİ

 

ÜMMET OLMA BİLİNCİ

 

Bizleri, Resul-ü Ekrem’e ümmet olma şerefine nail kılan Rabbimize hamd olsun.

Ümmetine ‘Usvetun Hasene’, ‘en güzel örnek’ olan O Yüce Resule salât ve selam olsun. Hiç şüphesiz insanlar Hz. Âdem ve Hz. Havva’dan yaratılmış olmakla kardeş kılınmışlardır. Bununla birlikte, Hucurât suresinin 10. ayetinde; “Müminler elbette ki kardeştir.” buyurulmaktadır.

Dinimiz İslam böylelikle müminler arasındaki kardeşliği daha ileri götürmüş, farklı kavimlerden insanları din kardeşi yapmıştır. Bu kardeşliğin nasıl olduğunu Medine’ye hicret edildiğinde Ensar ve Muhacir arasında görmüştük. İşte bu kardeşlikle birlikte oluşan bütüne kısaca “ümmet” denilmektedir. Onun içindir ki, tüm insanlığa karşı bir sorumluğumuz olduğu gibi, dinde kardeş olmamız hasebiyle ümmetimize karşı da sorumluluklarımız vardır. İşte bu bilinç, ümmet bilincidir.

Bugün İslam âleminin en büyük ihtiyacı mazlumlarına sahip çıkacak, kol kanat gerecek bir topluluğun oluşması ve Müslümanları içinde bulunduğu şu karanlık süreçten çekip çıkaracak bir güce sahip olmasıdır. Allah Resulü oluşturduğu nesil ile o çağın karanlıklarını dağıtmıştır. O halde O’nun ümmeti olarak bugün bize düşen de aynı yolu takip etmek ve aynı kurtuluşa doğru ilerlemektir.

Evvela her mümin, değişimi kendisinden başlatmalıdır ki, bu değişim tüm ümmete de yansıyabilsin. Zira Allah, kişinin değişmesini, toplumun değişmesinin şartı olarak göstermektedir.

Kur’an ve Sünnet bütün Müslümanların din kardeşliği bağı ile birbirine bağlı olduğunu ilan etmektedir. Bu sebeple dünyanın her neresinde yaşıyor olursa olsun, Müslümanların tamamına ümmet-i Muhammed adı verilmektedir. Farklı coğrafyalarda yaşasalar da onlar tek bir vücut gibidir. Birinin sevinci veya acısı, diğerlerinin de sevinci veya acısı olmalıdır. Bu birliği, aynı dine mensup olma şuurundan kaynaklanan kardeşlik anlayışı oluşturmaktadır. Bu ümmet kardeşliğinde, cihanşümul bir birliktelik vardır. Yani ümmet, coğrafî sınırlar, ırk veya nesep bağları ile sınırlanmayan büyük bir toplumdur.

Ümmeti zaafa düşürecek en önemli etkenler, kavmiyetçilik, cemaatçilik ve grupçuluktur. Çünkü bunlar ümmetin sen ben kavgasına düşüp dağılmasına sebep olmaktadır. O hâlde, Müslümanlar arasında Kur’an’ın işaret ettiği kardeşliğin gereği olarak, kendini üstün görmeye dayalı çatışmalara yer yoktur. Çünkü üstünlüğün ölçüsü sadece takvadır. Farklı grup ya da cemaatler ancak hayırda yarışabilir. Kur’an’ın sunduğu en önemli prensiplerden biri olan emr-i

bi’l-maruf ve nehy-i ani’l-münker gereği, bu kardeşliğe zarar veren parçalanma ve bölünme karşısında, Müslümanların birbirlerini uyarmaları gerekmektedir.

Her ne kadar modern dönemde, kardeşlik bağları zayıflamış ve donuklaşmışsa da ümmet, hâlâ birbiriyle kaynaşan, dayanışma içinde olan ve birbirini seven bir topluluktur. Bütün olumsuzluklara rağmen din kardeşliği bağı, ümmeti canlı tutmaya devam etmektedir. Bu kardeşlik anlayışı ve bilinci, geçmişte olduğu gibi gelecekte de Müslümanların temel vasıflarından olmaya devam edecektir. Ümmet kardeşliğinin temel şartı, ümmetin dine sarılmasıdır. Müslümanlar, bu sayede birleşecek, kardeşleşecek ve kuvvetlenecektir.

Yüce Rabbim kendi rızasına uygun işleri hayatımıza aktarmayı nasip eylesin. Müslüman kardeşlerine karşı yanlış davranışlar içerisinde olanlardan değil, her daim kul hakkını gözetip, dünya ve ahiret mutluluğunu kazananlardan eylesin.

 

 

HAKAN MERT DOĞAN

YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ

İLAHİYAT FAKÜLTESİ ÖĞRENCİSİ

Marina

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
İkram Faris Çiftçi