Reklamı Geç
Fima Oto Durmuş Yıkar
Ceviz Ticaret
Güler Tekstil Acil Kıyafet
Bambinoo Eda Güneşer
Murat Kondakçı

Murat Kondakçı

Mail: [email protected]

UYANIN !

UYANIN !

İnanılmaz bencil bir döneme geçiş yapmışbulunmaktayız, insanlığın öldüğü, menfaatin çiçek açtığı, ölümün kol gezdiği yeryüzünde,yitirilen hayatların seyrine daldık. Ne sanıyorsunuz kendinizi siz ya? Ölümsüz mü,yenilmez mi yoksa şah mı? Kocaman bir HİÇ’siniz. Kime mi diyorum, yanlış yaşayan insanlığa! Ha ama cevabım tatmin edici olmayabilir,bu yüzden detaylı anlatayım.

Bir öğretmen olarak eğitimden başlayayım. Kıymetli anne babalar, çocuğunuz nasıl bir süreçten geçiyor farkında mısınız? Bazılarınız maalesef değilsiniz! Ben size söyleyeyimmüsaadenizle; teknolojinin kölesi olmuş,dünyadan bir haber,bencil,sevgi ve saygıdan günden güne uzaklaşan, toplumsal değerleri günden güne yok eden bir nesil geliyor… Mutlu musunuz?! On dört yıldır belki de binlerce öğrencim oldu, her problemli öğrencimde bir durup düşündüm, neden biliyor musunuz? Yahu Murat dur bi sakin ol hocam, bu durumun bir geçmişi, yaşanmışlığı,aile yapısı gibi kriterleri es geçme! İnanın neredeyse her seferinde haklı çıktım,lakin haklı çıkmam yetmez,yetmeyecekde! Çocuklarınız topluma faydalı birer birey olma amacından çok, kısa yoldan nasıl para kazanırım, kendimi nasıl sosyal medya mecralarında kanıtlarım, beğeniliyor muyum? Gibi onlarca,yüzlercesi… Bandı geri saralım o vakit, çocukluğunuza inelim, yanlış duymadınız sevgili ebeveynler, sizin çocukluğunuza ineceğiz. Korkmayın, yüzleşin, çocuğunuza veremediğinize bir bakın ya hadi… Rol model diye bir şey vardır, bunlar öncelikle bir çocuğun annesi ya da babasıdır,veyahut ikisidir. Ancak, rol modeli yanlış anlamayın, her akşam telefonuna dalıp çocuğuna zaman ayırmayan değil,çocuğuyladizini kırıp oynayan rol model,gençevladınızla dertleşen rol modelliğiniz,herakşam karşınıza alıp sohbet ettiğiniz,onakimliğini kazanması ve geleceğini planlamasında destek olması gereken rol model, sizin para kazanma hırsınız,işstresiniz,ilgisizliğiniz değil… Okullara koşup öğretmene ahkam kesmeye çalışırsınız,benharika anneyim, ben ilgili babayım diye şov yaparsınız,YAPMAYIN! Eğri oturup doğru konulaşalım bence, iyi anne iyi bir evlat,iyibaba cesur ve özgüvenli çocuk demektir. 

Her akşam çoğumuzun evinde televizyon illaki açılır, o haberler izlenir. Televizyon haberleri şu an ikiye ayrılır, olmayan iyi bir hayatı inandırmaya çalışanlar ya da olumsuz haberlerle içimizi karartanlar. Yahu bırakın bu aptal saptal haberleri izlemeyi, arkadaşım bebeğin varsa onunla oyna,konuş, hayatı doğrusuyla öğret, genç evladın varsa yemeğini beraber ye,ona bir birey olduğunu hissettir. Anlayamadığım ne biliyor musunuz? Çocuğunuz iki aptal fenomen izleyince ona özeniyor,iki oyun oynayınca sizinle olduğundan daha çok mutlu oluyor farkında mısınız? Eeee o zaman günaydın canım derler sizlere! Uyandığınız vakit geç olursa, benim çocuğum nasıl böyle oldu diye dizinizi dövmeyin. 

Gel gelelim bize,yetişkinlere. Ne mi olmuş  bize? Gaza geliyoruz ne olacak. Bir taraftan ilahlaştırdığımız paranın kölesi olmakla beraber, toplumsal akıl yoksunluğu yaşama tehlikesiyle karşı karşıyayız. Siyasi düşücelerinçatışmasından,kardeşimize,dostumuza düşman kesiliyoruz. Sizinle bir anımı paylaşmak istiyorum. Geçmiş dönemlerin birinde mecliste bir milletvekilinin misafiriydim,meclisyemekhanesinde yemek yedikten sonra dinlenme salonunda sağolsun bana kahve ikram etti. Başımı kaldırıp etrafa baktığım vakit ne gördüm biliyor musunuz? Biraz önce birbirine ağzına geleni söyleyen, düşman kesilen vekiller, karşılıklı tavla oynuyordu,kahkaha ile sohbet ediyordu. Ağzım açık izledim. Dahası da var, birbiriyle ne fikir ne de siyasi ideolojisi asla uyuşmayan başka vekiller de sohbetlerini tamamen keyiflikonularla şenlendirip, günlerini gün ediyorlardı. Ve biliyor musunuz,bir sonraki meclis oturumunda yine birbirine demedik laf bırakmayacak vekiller de onlardı! Kıymetli Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları,biz hepimiz biriz yahu,tekiz,insanız ya… BananeMehmet’in sunni oluşundan, Ali’nin alevi,İsa’nın hristiyan,ya da Baran’ın kürtoluşundan. Eee ne oldu şimdi? Dinimiz,ırkımız farklı diye binlerce yıldır halkımız kardeşçe yaşarken,iki siyasinin söylemimi benim sunni kardeşimi üzmeme sebep olacak, kürt kökenli kardeşim ile türkkökenli kardeşim neden onlar yüzünden boş yere düşman kesilsin? Soruyorum size, NEDENNNN? Geçin bu tür naraları atmayı kardeşim ya,ben depremde düştüğüm vakit beni kaldıran,şehrime destek için koşan halkımın dinine,ırkına mı baktı da karar verdi?! Yapmayın, aman ha siyasiler yüzünden yapmayın! Lütfen kırmayın artık yeter kardeşim,siyaseti doğru yapın gözünüzü seveyim, kardeşçe yüzyıllardır süre gelen güzellikleri sakın hafife almayın. 

Çiçek kokar mezarlıklar değil mi? Anma zamanlarında hele,herkes vefat etmiş yakınını ziyaret ettiğinde mutlaka diğer mezarlara çiçek de bırakır,duasını da okur. Ne mi diyorum? Şunu diyorum ey akıllı kardeşim benim, ikiye bir mezarı sana da bana da aynı, canımızı teslim ettikten sonra eşitleneceğiz. Ne oldu ettiğimiz kavgalar,ne oldu korkularımız,endişelerimiz,para hırsımız! Hepsi bitti, çünkü en büyük gerçek bu aslında; Aynıyız hepimiz,biriz Biz,kardeşiz Biz.

Değinmeden edemeyeceğim müsaadenizle,deprem bize hayatın seksen saniyede derler ya bir film şeridi gibi geçişini,basitliğini,acizliğimizi,hiçliğimizigösterdi. Etkisi onlarca belki yüzyıllarca yıl sürecek,ders kitaplarında okutulacak,şehrimizolan Hatay’ın tarihte sekizinci yıkılışına şahitlik ettik,onbinlerce canımız vefat etti,yüzbinlerce yaralımız,uzuv kaybı yaşayanımız,miyonlarca yaralı yürek… Gel gelelim bize ne oldu sorusuna?! Ne mi oldu? Bazılarımız gerçekten öyle acılar yaşadı ki,öyle kayıpları oldu ki,son nefeslerini verene dek akıllarından çıkmayacak bu kıyamet! Bir şişe suya muhtaç kaldık,bir parça ekmeği ararken biz,evlerimizi basmaya çalışıp bizlerin o halinden faydalanmaya çalışan adi hırsızlar,ölülerimizin kolundaki bileziği çalmak pahasına kolunu kesmesi, ölülere leş muamelesi gösterip evleri talan etmeye çalışan canavar ruhlu pislikler… Gördük, yaşadık hepsini biz… AMA sonra ne oldu tahmin edin, bir kısmımız hayatta kalma mücadelesi verirken, insafsız olanlarımız,hem de depremi yaşayan insafsız bazı yüreksiz müsveddeler,varlıklı insanların acımasız olanları,kendini kurtarmak adına, deprem gecesi aynı ateşte ısındığı komşusunu tanımaz oldu,içecek suyu yokken,su veren kardeşini görmez oldu, yatacak yeri yokken, saygıdan kendisi uyumayıp,yerini ona veren yakınını yok sayar oldu…. Sahi bize ne oldu ? Ne mi oldu, söyleyeyim; Günden güne batıyoruz,yerin dibine hem de… 

Çiçek açan kardelene sormuşlar, demişler ki sen bu karda kışta nasıl başarıyorsun yeşermeyi,karların arasından çıkmayı. Kardelen şöyle cevap vermiş;’Üzerimdeki gün ışığının varlığından haberdarım, var gücümle başımı aydınlığa doğru kaldırıyorum,üstümdeki karın ağırlığının bir su kütlesinden ibaret olduğunu bildiğim için vazgeçmiyorum ve başarıyorum’  demiş. Biz kafamıza toprağa gömdük,dünyayı görmez olduk,insanlığımızdan olduk, dünyamızın bundan ibret olduğuna inandık veya inandırıldık. Değiliz,vallahi de değiliz, billahi de değiliz…Uyanın artık, ne olur uyanın! Yoksa bir gün çok geç olacak! 

Saygılarımla,

Murat KONDAKCI

 

Diva Otel

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Fima Oto Durmuş Yıkar