Reklamı Geç
Bizim Kebap
326 Textil Çavuşoğlu
Teras Acua Otel
Komagene
Filiz Çalışkan

Filiz Çalışkan

Mail: emailyok@gmail.com

YAŞADIĞIN ŞEYLERİ ANLATMAYA ALFABE YETMİYOR .

YAŞADIĞIN ŞEYLERİ ANLATMAYA ALFABE YETMİYOR .

Küçük şeylerle mutluyduk hem de çok mutlu.Bizler her gördüğümüzü istemezdik.İstesek de sabırla beklerdik.Olmazsa anne babamızı üzmezdik asla! 
Bunu sorun etmezdik,güler geçerdik. 
Kaygısızca sokaklarda oyunlar oynardık,dizlerimiz yaralanıncaya kadar.Kanayan yaralarımızı kendimiz sarardık,kendimiz kendimize yeterdik .Annem, o kadar çok şeyle uğraşırdı ki;sadece gözlerindeki o kocaman sevgisiyle kucaklardı bizleri. O kadar güzeldi ki annem;sabahları güneşten önce uyanır, hamur yoğururdu mis gibi.Ekmeğin kokusuna uyanırdık. “Kuzularım kalkın,sofra hazır.” Toplanırdık, buz gibi suyla yıkayıp yüzümüzü. O lezzetin ve huzurun tarifi imkansız.Yani  istediğimiz bir şey olmuş,olmamış vız gelir vız giderdi.İnanın hiç bunalıma girmezdik.
Annemizin tebessümü,sevgisi,şefkati örterdi her şeyin üzerini.Çiçekli bir örtü gibi üzerimizi.O kadar soğuk olurdu ki,hava kışları. Annem kapıda karşılar,sarılıp boynumuza,ellerimizi koltuğunun altına alıp ısıtırdı .Kolların nur olsun annem.Annemi okula göndermemiş babası.’Kız çocuğu okuyup da ne olacak’ diye.Annem hep iç çekerdi o  yüzden midir bilmiyorum. Annem o kadar çabalardı ki okumamız için.Anneme karşı tek vicdan azabım ve pişmanlığım; liseyi  bırakmam.Saçlarımı özenle saatlerce tarayıp tertemiz yollardı.Dantel yakalar örerdi annem.Mekanın cennet olsun.Aşık Veysel’i ,Karacaoğlan’ı ,Pîr Sultan Abdal’ı, Mevlan’yı annem duydum ilk.Hep bir sözlerini söylerdi annem,nasihat edercesine.”Annem ne diyor?” derdim.Annem çok şey anlatmış,yeni yeni anlıyorum.Tam annemin penceresinden bakıyorum hayata.Tam o yerdeyim.Bazen o kadar benzetiyorum ki kendimi anneme,sözlerini söylüyorum çocuklarıma,aynı annem gibi etrafımda toplamak istiyorum çocuklarımı annem gibi.Annem,sessizce incitmeden yüreğini iliştirmiş meğerse yüreğime.Her sözü kulağıma bir küpe. Yüreğimde insan sevgisi, insan olmanın en büyük erdem olduğunu biliyorum.Tüm yüreğimle bunu hissettirmeye çalışıyorum.Anlamıyorlar sanırım, lakin duvara çivi çakıldığında izi kalır.”Ya şimdi ne diyor bu annem?”deseler de, bir gün illa benim penceremden bakacaklar buna inanıyorum.Anneler taht yaparmış da,baht yapamazmış ya hani belki,bir sözümüz bir günlerini güzelleştirir,bir hatalarının önüne set  olur. Sözün özeti; “SU AKAR GÖZÜNE İNSAN ÖZÜNE DÖNER.”
Her ne kadar bu devirde mutsuz insan çoğalsa da,ne kadar verirsen ver.Mutsuzluk bulaşıcı bir hastalık gibi,insanları yalnızlaştırsa da,ben yine de “Anne çok konuşuyorsun”ya da “Neden bu arkadaş yazıyor?”deseler de, ben iyiliğe,güzelliğe katkısı olacağına inandığım,kendim inandığım  bir şeyler hep ama hep  karalayacağım.BİR ÇİÇEK İLİŞTİRİP KÖŞESİNE.TÜM CANLARA İYİ GECELER ?
~FİLİZ ÇALIŞKAN ~
İnsanın yaşadığı  şeyleri anlatmaya,bazen alfabe yetmiyor.

Anasayfaya Dönmek İçin Tıklayın

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
istanbul oto gaz